Göztepe yeni bir sezona daha büyük bir umutla hazırlanıyor. Geçen sezon ortaya konulan mücadele, alınan sonuçlar ve ligi bitirdiği yer küçümsenecek gibi değildi. Uzun yılların ardından Göztepe yeniden üst sıraları konuşan bir takım haline geldi. Ancak sezon sonunda geriye dönüp bakıldığında insanın içinde yine aynı duygu kaldı: Biraz daha dikkatli olunsa Avrupa kupalarına gidilebilirdi.

Göztepe artık lige yeni yükselmiş ve tek amacı burada kalmak olan bir takım değil. Bu dönem geride kaldı. Kulübün hedefleri değişti. Taraftarın beklentisi de yükseldi. Bu nedenle yeni sezonda geçen yılın tekrarını yaşamak yeterli olmayacak. Göztepe’nin artık bir adım daha atması gerekiyor.

Son haftalarda çıkan haberlere baktığımızda kulübün yeni sezon için erken harekete geçtiğini görüyoruz. Dört yeni oyuncu kadroya katıldı. Başka oyuncularla da görüşmeler devam ediyor. Hazırlıklar Slovenya’da sürüyor. Teknik direktör Stanimir Stoilov, birkaç transferin daha kampa yetişmesini bekliyor.

Bunlar olumlu gelişmeler. Çünkü transferlerin sezon başlamadan tamamlanması çok önemli. Geçen sezon bazı eksiklerin zamanında kapatılamaması Göztepe’ye pahalıya mal oldu. Takımın güçlü olduğu dönemlerde bile bazı bölgelerde yeterli seçenek yoktu. Bir oyuncu sakatlandığında ya da formdan düştüğünde onun yerini doldurmak kolay olmadı.

KULÜBE ARTIK DAHA ÖNEMLİ

Yeni sezonda aynı sorun yaşanmamalı. Göztepe’nin sadece sahaya çıkacak ilk oyunculara değil, kulübeden gelip katkı verecek isimlere de ihtiyacı var. Uzun bir sezon boyunca aynı oyuncuların her maç aynı gücü göstermesi mümkün değil. Bu nedenle kadronun yalnızca sayı olarak değil, güven bakımından da güçlü olması gerekiyor.

Kulübün genç ve gelişime açık oyunculara yönelmesi anlaşılır bir tercih. Göztepe son yıllarda bu konuda önemli işler yaptı. Az tanınan bazı oyuncular burada değer kazandı. Daha sonra Avrupa kulüplerine yüksek bedellerle transfer oldular. Bu durum hem kulübün adını duyurdu hem de önemli gelirler sağladı.

Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir nokta var. Her transferin gelişmesi için uzun süre beklenemez. Göztepe bir yandan geleceğini düşünürken diğer yandan bugünü de unutmamalı. Avrupa kupalarına gitmek isteyen bir takımın doğrudan katkı verecek oyunculara da ihtiyacı vardır.

HEDEF: DAHA GÜÇLÜ TAKIM

Takıma gelen her oyuncunun yeni bir yıldız olmasını beklemek gerçekçi değil. Romulo gibi bir oyuncu bulmak önemli bir başarıydı. Fakat her sezon aynı başarıyı tekrarlamak kolay değil. Bu nedenle bütün plan yeni bir Romulo bulmak üzerine kurulmamalı. Asıl hedef, tek bir oyuncuya bağlı kalmadan güçlü bir takım oluşturmak olmalı.

Göztepe’nin geçen sezon yaşadığı en önemli sorunlardan biri gol yollarındaydı. Takım birçok maçta mücadele etti, rakibine baskı kurdu ancak bunu sonuca çeviremedi. Bazen bir gol bulmak için çok fazla çaba harcandı. Rakipler ise daha az fırsatla sonuca ulaştı.

Yeni sezonda bu görüntünün değişmesi gerekiyor. Göztepe öne geçtiği maçları daha rahat bitirmeli. Rakibin yeniden oyuna dönmesine izin vermemeli. Özellikle kendi sahasında daha kararlı bir takım görüntüsü vermeli.

Gürsel Aksel Stadı her maç doluyor. Taraftar üzerine düşeni fazlasıyla yapıyor. Bu destek Göztepe’nin en büyük gücü. Ancak taraftar yalnızca mücadele görmek istemiyor. Artık o mücadelenin karşılığını da görmek istiyor.

Geçen sezon iç sahada kaybedilen puanlar, Avrupa yarışında belirleyici oldu. Göztepe’nin evinde oynadığı bazı maçlarda rakipler beklenenden daha rahat puan aldı. Yeni sezonda bu durumun değişmesi şart. Göztepe’nin kendi sahası yeniden rakiplerin gelmek istemediği bir yer haline gelmeli.

İSTİKRAR SAĞLANIYOR

Stanimir Stoilov’un takımın başında kalması önemli. Göztepe’yi tanıyor, oyuncuları biliyor ve kulübün hedeflerini yakından takip ediyor. Sürekli teknik direktör değiştirmek çoğu zaman çözüm getirmiyor. Bu nedenle devam kararı doğru görünüyor.

Ancak Stoilov açısından da yeni sezon daha zor geçecek. Geçen yıllarda yapılanlar değerliydi. Takım Süper Lig’e çıktı ve ardından üst sıraları zorladı. Fakat artık beklenti daha yüksek. Aynı hataların tekrar edilmesi halinde geçmiş başarılar eleştirilerin önüne geçemez.

Geçen sezon son dakikalarda kaybedilen puanlar vardı. Öne geçildikten sonra kazanılamayan maçlar vardı. Takımın zaman zaman çok kolay dağıldığı anlar oldu. Bunlar yalnızca oyuncuların yaptığı bireysel hatalarla açıklanamaz. Teknik ekibin de bu konularda yeni çözümler üretmesi gerekiyor.

Göztepe’nin her maç aynı şekilde oynaması şart değil. Bazen iyi futbol kadar doğru sonucu almak da önemlidir. Takımın maç içinde biraz daha sakin kalması gerekiyor. Gol bulamadığında telaşa kapılmamalı. Öne geçtiğinde de gereksiz risklere girmemeli.

ÖNCE GÖZTEPE'Yİ TANIMALARI LAZIM

Yeni transferlerin takıma nasıl uyum sağlayacağı da belirleyici olacak. Gelen oyuncuların yetenekli olması tek başına yeterli değil. Göztepe formasının ağırlığını anlamaları, taraftarın beklentisini bilmeleri ve takımın bir parçası olmaları gerekiyor.

Bunun yanında takımdan ayrılabilecek oyuncuların durumu da dikkatle yönetilmeli. Başarılı oyunculara teklif gelmesi normal. Göztepe artık oyuncularını Avrupa’ya gönderen bir kulüp haline geldi. Fakat bir oyuncu ayrılacaksa onun yeri önceden hazırlanmalı.

Geçmişte yaşanan bazı sıkıntıların nedeni buydu. Değerli bir oyuncu ayrıldı ancak yerine gelecek isim zamanında bulunamadı. Sezon içinde yapılan arayışlar da beklenen sonucu vermedi. Yönetimin bu kez daha hazırlıklı olması gerekiyor.

Kulübün mali açıdan güçlü olması büyük bir avantaj. Türk futbolunda birçok takım borçlarla, ödenmeyen ücretlerle ve transfer yasaklarıyla uğraşıyor. Göztepe’nin daha düzenli bir yapıya sahip olması küçümsenmemeli. Başarının temeli de zaten buradan geliyor.

Fakat mali düzen tek başına taraftarı mutlu etmeye yetmez. Taraftar doğal olarak sahadaki sonuca bakar. Kulübün geleceğini korumak önemli ama bugünkü hedeflerden de vazgeçilemez. Yönetimin bu iki taraf arasında doğru dengeyi kurması gerekiyor.

TEK HEDEF: AVRUPA

Geçen sezon altıncı olmak başarıydı. Ama yeni sezonda yine altıncı olmak aynı ölçüde başarı sayılmayabilir. Çünkü beklenti büyüdü. Kulüp büyüdü. Takımın önündeki hedef de değişti.

Göztepe’nin artık “Avrupa’yı son anda kaçıran takım” olmaktan çıkması gerekiyor. Bu kez sezon bittiğinde yine kaçan puanlar, geç kalan transferler ve yarım kalan umutlar konuşulmamalı.

Taraftarın beklediği çok karmaşık değil. Sahada sonuna kadar mücadele eden, hatalarından ders çıkaran ve başladığı işi bitiren bir Göztepe görmek istiyor.

Bu takım Avrupa’ya gidebilir. Bunun için bir mucizeye ihtiyaç yok. Doğru zamanda doğru kararların verilmesi yeterli.

Yeni sezonda Göztepe’nin önündeki asıl sınav da bu olacak: Güzel başlayan hikâyeyi bu kez tamamlayabilmek.