İzmir’in parlayan yıldızı diye anılan, ulaşmak için 6 şeritli otoban yapılan Çeşme’nin son yıllardaki gelişimi dikkat çekerken her yerde olduğu gibi plansızlık dikkat çekiyor. Diğer turistik ilçelere nazaran daha derli toplu görünse de boş alanların sürekli ikinci konutlarla doldurulması, otel ruhsatı ile inşa edip rezidans adı altında konutlara dönüşen binalar da gözden kaçmıyor. Ürkütücü büyüme, ilçe sakinlerini ve ikinci konutu bulunan İzmirlileri korkutmuyor da değil. 15 sene öncesinde dahi Alaçatı ile Süzer Otel arasında kalan alanda boş araziler varken, şimdi yapılan lüks konutlarla resmen hareketli bir bölgeye dönüşmüş durumda. Çeşme durdurulamaz şekilde büyüyor ve kalabalıklaşıyor.
Elbette arz-talep meselesi de etkili. Ancak Kuşadası’nda olduğu gibi plansız bir büyüme olursa yıllar içinde pişmanlığı da beraberinde getiriyor. 70’li yılların sonunda turizmin başladığı Kuşadası’nın o halini, yabancı turistler bile özlüyor. 80’li yıllarda pek çoğumuzun çocukluğunun yaz aylarına ev sahipliği yapan Kuşadası’nda binlerce yabancı turist, adanın turistik sokaklarında günün her saati güvenli şekilde dolaşır, tekrar tekrar gelmeye gayret ederlerdi. Ancak bizdeki inşaat ve beton sevgisi, Kuşadası’nın dağını, taşını binalarla doldurdu. Hatta “Uydukent” adında, yıllarca atıl kalan, inşaatı adeta yılan hikayesine dönen toplu konut inşaatı bile yapıldı. İşte tüm bunlardan ders çıkarılması gerekiyor.
Yabancı ülkelerden döndükten sonra “Adamlar ne güzel korumuş” diyen bizler, tarihi yapılarımız yıkılsın diye dua ediyor, bulduğumuz boş alana inşaat yapmak için birbirimizle yarışıyoruz.
Gelelim Çeşme’ye.. Bir süredir ilçede Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanan turizm projesi konuşuluyor. Çeşme’yi, yapılaşması ile Urla sınırına dayayacak projenin ayrıntılarını ise ilçede bilenlerin sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. İlçenin dinamikleri ve çevreciler ise kaygılı. .
Projenin kendilerine anlatılmasını istiyorlar. Net bir karşı duruş yok. Ancak fısıltı gazetesi ile yayılan söylentiler, ciddi bir defans ve önyargıya sebep oluyor. İlçe dinamiklerinin aktardığına göre projede bir mahalle kurulması, golf sahaları yapılması, turizm personeli için lojmanlar yapılması, 23 bin 500 yatak kapasiteli otellerin inşa edilmesi öngörülüyor. Mevcut alt yapısı ve suyu yetersiz olan Çeşme’nin bu artışla nasıl baş edeceği akla ilk gelen sorulardan biri durumunda. Bakanlık golf sahalarını deniz suyunu arıtarak sulayacağını, arıtma kapasitesini artıracağını belirtirken pek çok büyükşehirde istim arkadan gelsin durumunu yaşayan vatandaş, kaygı duyuyor. Ez cümle Çeşmeliler bilgi sahibi olmak istiyor. Ciddiye alınmak istiyor. İlçelerine yapılmak istenen projeden haberdar olmak istiyor. İnşallah sesleri duyulur ve bu tartışmalar son bulur. Ve inşallah Çeşme beton yığını değil, parlayan yıldız olmaya devam eder.
Çeşme Kuşadası gibi olmasın!
İlker Çoban
Yorumlar