Bir süredir İzmir’de Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın CHP’den istifası konuşuluyor. Hemen, hemen her ortamda uzun ya da kısa değinilen konuda bazı İzmirliler, “AK Parti’ye mi geçecek acaba” sorusunu sorarken bazı İzmirliler de “Doğru olanı yaptı, partiden ihraç edeceklerdi” tepkisi veriyor. Bunun üzerine hem yerel hem ulusal medyada ve sosyal medyada “Ak Parti’ye geçti, geçecek”, “Şartlar koydu, kabul edildi”, “Cumhurbaşkanı Erdoğan transferi onayladı, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, aracılık ediyor” gibi başlıklar gördük. Hatta meslek fabrikası ve bazı konularda karşı karşıya geldiği AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan’ın Başkan Tugay’ın transferine karşı olduğu, özür dilemesi durumunda ikna olacağı gibi iddialar ortaya atıldı.

Ancak bunlara rağmen Tugay, AK Parti’ye transfer olmayacağını açık bir dille ifade etti. Hem de defalarca…

Şimdi konuya farklı bir pencereden bakalım. Cemil Tugay’ın mesleği doktorluk. Doktorların en önemli özelliklerinden biri de erken teşhis ve zamanında müdahaledir. Tugay, CHP’ye mutlak butlan kararı ve eski Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve destekçilerinin atanmasının ardından süreci izledi; desteğiyle göreve gelen CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün görevden alınmasının ardından düğmeye bastı. Bazen doktorlar hastalığı bulur ve vücudu kurtarmak için hasarlı bölgeyi kesip atar ya.. İşte aynısı oldu. Çünkü Kılıçdaroğlu ve ekibinin İzmir’deki bir sonraki hedefi Cemil Tugay’dı. Bunu yaparak bağımsız hale geldi. Erken teşhis kendi siyasi hayatı anlamında hayat kurtardı. Diğer taraftan Cemil Tugay’ın bu hızlı hamlesi, bazı kesimler tarafından “acele etti” yorumlarına sebep olurken bazı kesimler tarafından da takdirle karşılandı. Ayrıca İl Başkanlığı’nda partililer arasında yaşanan kötü görüntülerin, Büyükşehir Belediyesi’nde yaşanması muhtemel devamının da önü, böylelikle kesilmiş oldu.

Tugay istifa ettikten sonra yaptığı açıklamada CHP Genel Merkezi’nin hedefinde olması nedeniyle bu kararı aldığını, Özgür Özel ve kurmaylarının kuracağı yeni partiye katılacağını açıkladı. Bu arada Tugay, butlan kararı sonrasında CHP İl Başkanlığı önünde gerçekleşen mitingde, “Siyaseti kendi çıkarı için yapan, sahip olduğu imtiyazın derdine düşen, dilinde demokrasi, sözünde siyaset ama damarında ahlaksızlık olan bazı insanlar bunlarla iş tuttular. Biz o insanların sözüne inanmıştık. Onların uyuduğu saatlerde gecelere kadar çalıştık. Onlar için oy istedik, onları yoldaş sanmıştık. Koca birer yalanmışsınız, koca birer utançmışsınız” ifadelerini kullanmıştı. Genel merkezin hedefinde olmasında bu sözlerin de önemli rolünün olduğu düşünülüyor.

Öte yandan Özel ve ekibinin, CHP’den kopan seçmenin yarattığı dip dalganın yüksek ateşinin sönümlenmesini beklemeden, doktorun erken teşhis hamlesine kulak vererek yeni partiyi kurması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü Kılıçdaroğlu ve ekibinin “öç alma” hırsı ile Özgür Özel ve ekibine fayda sağlayacak bir adım atmasını beklemek, bir erkeğin doğum yapmasını beklemekle eşdeğer. Anketler ortada, sokağın öfkesi ortada.. Özel’in sosyal medyada dolaşan kötü logolar ve saçma söylentileri bir kenara koyup bir an önce yeni partiyi açıklaması ve kendisini destekleyenleri konsolide etmesi gerekiyor…

Bir diğer taraftan Özel ve ekibinin başarılı olabilmesi için kendilerinden geçmesi, her türlü olasılığa karşı süreci devam ettirecek, liderlik edecek kişilerin rol alacağı bir sistem kurması gerekiyor. Çünkü Kılıçdaroğlu ve ekibinin “arınma” ifadeleriyle körüklediği muhtemel dokunulmazlığı kaldırma ve yargılama hamleleri, önümüzdeki sürecin daha hareketli ve hararetli geçeceğini gösteriyor. Tabi bu arada Özel’in gerçekten arınma gerektiren yol arkadaşları varsa da bunları geride bırakarak yola devam etmesi gerekiyor.