Bazı oyuncular vardır; sahadaki performanslarıyla hatırlanır. Bazıları ise formasını giydiği kulüplerde bıraktığı iz, insan ilişkileri ve karakteriyle hafızalara kazınır. İsmail Köybaşı, şüphesiz ikinci gruba giren futbolculardan biri.
Yaklaşık 20 yıllık profesyonel futbol kariyerini, Göztepe ile Trabzonspor arasında oynanan jübile maçıyla noktalayan İsmail Köybaşı, sahalara sadece alkışlarla değil, Türk futboluna verdiği mesajlarla da veda etti. 37 yaşında futbolculuk kariyerine nokta koyan deneyimli oyuncunun vedasındaki tablo ise belki de maçın skorundan çok daha değerliydi.
Göztepe ile Trabzonspor taraftarlarının tribünlerde yan yana, omuz omuza İsmail Köybaşı'nı uğurlaması, futbolun sadece rekabetten ibaret olmadığını bir kez daha gösterdi. İki kulübün de formasını terleten, her iki camiada şampiyonluk yaşayan bir futbolcunun jübilesi, Türk futbolunun özlediği görüntülere sahne oldu.
İşte İsmail Köybaşı'nın karakteri de tam burada ortaya çıkıyor.
Kariyeri boyunca Gaziantepspor, Beşiktaş, Fenerbahçe, Granada, Çaykur Rizespor, Trabzonspor ve Göztepe formalarını giyen, A Milli Takım'da ülkemizi temsil eden Köybaşı; inişleriyle, çıkışlarıyla, sakatlıklarıyla, başarılarıyla uzun bir futbol yolculuğu yaşadı. Ancak bu yolculuğun sonunda geriye yalnızca maçlar, kupalar ve istatistikler kalmadı. Bir futbolcunun insan olarak nasıl iz bıraktığı da ortaya çıktı.
Kaptanın jübile sonrası yaptığı konuşma bunun en güzel örneğiydi.
“Bugün buraya kalbimi gömdüm” sözleri, sıradan bir futbolcu vedası değildi. O cümlede yılların emeği, Göztepe'ye duyduğu aidiyet ve futbola olan sevgisi vardı. Bir futbolcunun formasını çıkarırken kurabileceği en samimi cümlelerden biriydi.
Üstelik İsmail Köybaşı, kariyerinin son döneminde Göztepe ile yalnızca futbolcu-kulüp ilişkisi kurmadı. Kulübün kültürüne, taraftarına ve şehrine aidiyet geliştirdi. “Göztepe unutulmuş futbol kültürünün öncüsü olabilir” sözleri de onun bu camiaya bakışını açıkça ortaya koydu.
Jübile maçının bir başka önemli tarafı ise Göztepe'nin sahadaki görüntüsüydü.
Süper Lig maratonu öncesindeki son hazırlık sınavında Trabzonspor'u 2-1 mağlup eden Sarı-Kırmızılı ekip, sezon öncesi hazırlık dönemini yenilgisiz tamamladı. Altı galibiyet ve bir beraberlik, Göztepe'nin yeni sezon öncesinde ne kadar hazır bir görüntü verdiğini gösteren önemli bir tablo.
Elbette hazırlık maçlarının sonuçlarını sezona kıyaslamak doğru olmaz. Ancak takımın ortaya koyduğu futbol, yeni transferlerin performansı ve özellikle Gürsel Aksel Stadı'nda taraftarın önüne çıkan Göztepe'nin enerjisi umut verdi.
Armstrong başta olmak üzere Henrique ve Matos gibi yeni isimlerin performansları dikkat çekti. Takımın oyun disiplininden kopmaması ve mücadele gücü de sevindirici detaylardı.
Göztepe, sezonun ilk haftasında Samsunspor deplasmanına çıkacak. Gürsel Aksel'deki son prova, Sarı-Kırmızılıların lig maratonu öncesinde hem fiziksel hem de mental açıdan iyi olduğunu gösterdi.
Ama gecenin gerçek kazananı bence skor tabelasında yazan takım değildi.
Gerçek kazanan; dostluktu, Fair-Play'di, futbol kültürüydü.
Ve elbette yıllarca formasını giydiği takımlara saygıyla veda eden, “Bugün buraya kalbimi gömdüm” diyebilecek kadar futbola gönül vermiş İsmail Köybaşı'ydı.
Futbolcular gelir, futbolcular gider. Formalar değişir, teknik direktörler değişir, sezonlar biter, yenileri başlar.
Ama karakter kalır.