Göztepe için Süper Lig maratonu daha ikinci haftada hiç de arzu edilmeyen duruma geldi. Avrupa kupalarına katılma hedefiyle yola çıkan Sarı-Kırmızılı ekip, önce Samsunspor deplasmanında 3-3’lük beraberlikle iki puan bıraktı, ardından Gürsel Aksel Stadı’nda Gençlerbirliği’ne 1-0 yenilerek taraftarının önünde hayal kırıklığı yaşadı.
Tabii ki sezonun başındayız. İki maç üzerinden keskin yorum yapmak doğru olmaz. Ancak skorların ötesinde ortaya konulan futbol, Göztepe adına bazı ciddi soru işaretleri bıraktı.
Gençlerbirliği karşısında özellikle ilk yarının son bölümünde dağılan, ikinci yarıda ise baskı kurmasına rağmen üretemeyen bir Göztepe izledik. Teknik Direktör Stanimir Stoilov da maç sonrasında bu tabloyu kabul etti. Bulgar teknik adam, takımın ilk yarının son bölümünde “çok kötü bir oyun” sergilediğini belirtirken, ikinci yarıda çok sayıda fırsat yarattıklarını söyledi.
Stoilov’un “Sonuçlandırmalardaki problemimiz devam ediyor” sözleri, aslında Göztepe’nin en önemli problemlerinden birini özetliyor. Pas hataları, yanlış kararlar ve kaçırılan gol fırsatları… Bunların üzerine bir de penaltının değerlendirilememesi eklenince, Gençlerbirliği karşısında puan almak iyice zorlaştı.
Göztepe’nin bir diğer önemli problemi ise savunmada yaşanan sakatlıklar.
Furkan Bayır’ın uzun süreli sakatlığı zaten savunma rotasyonunu daraltmıştı. Yeni transferlerden Sundberg’in Trabzonspor maçında sakatlanması da Stoilov’un planlarını bozdu. Gençlerbirliği karşılaşmasında ise bu kez Allan Godoi’nin sakatlanarak oyundan çıkması, savunmadaki sıkıntıyı daha da büyüttü.
Geçtiğimiz sezonun ilk 10 maçında yalnızca 4 gol yiyen Göztepe, bu sezon ilk iki karşılaşmada kalesinde 4 gol gördü. Bu istatistik herkesin aklında soru işareti bıraktı.
Stoilov’un “Çok daha organize olmalı ve fiziksel potansiyelimizi yukarı çekmek için çalışmayı sürdürmeliyiz” sözleri bu açıdan oldukça önemli.
Çünkü Göztepe’nin oyun kimliği yalnızca hücum etmekten ibaret değil. Geçtiğimiz sezon takımın en önemli özelliklerinden biri disiplinli, mücadeleci ve fiziksel açıdan güçlü görüntüsüydü. Bu özellikler kaybolduğu zaman Göztepe’nin oyunu da keyif vermiyor.
Bir başka soru işareti de orta sahada.
Anthony Dennis’in takımdan ayrılmasıyla Göztepe önemli bir oyuncusunu kaybetti. Gençlerbirliği maçında orta sahada alternatiflerin ne kadar azaldığı da görüldü.
Miroshi, Matos ve Efkan ilk 11’de görev yaparken kulübede yalnızca Rhaldney’in bulunması, rotasyonun ne kadar daraldığını gösterdi. Antunes’in kadroda yer almamasıyla iş iyice sıkıntıya girdi. Bu arada maçın yıldızı Arda’nın performansını ayakta alkışlamak gerekiyor. Tüm takıma bu mücadele örnek olmalı.
Stoilov’un orta sahaya da takviye gerekebileceğine yönelik mesajı bu nedenle önem taşıyor.
Avrupa hedefinden söz eden bir Göztepe’nin, sezon boyunca üç kulvarda veya yoğun fikstürde mücadele edebilecek genişlikte bir kadroya ihtiyacı var. Sadece ilk 11’in kaliteli olması yetmez. Kulübeden gelecek oyuncuların da oyunun seviyesini düşürmemesi gerekiyor.
Göztepe için henüz hiçbir şey bitmiş değil. İki hafta sonunda Avrupa hedefinden vazgeçilecek bir tablo yok. Fakat “Nasıl olsa düzelir” diyerek sorunları görmezden gelmek de doğru değil.
Yönetimin de transfer döneminin kalan bölümünü çok iyi değerlendirmesi şart.