Herkesin bedeninde ateş elementi yani içsel ateş vardır. Vücutta içsel savaş başlayınca vücut ısısı yükselmeye başlar. Savaşlarda ateş yok etmek için kullanılsa da, yapıcı olarak da kullanılabilir, örneğin yemek pişirmek için.
Aynı bu örmekteki gibi vücuttaki içsel ateş de arınmak, barışı sağlamak için kullanılabilir. Değişim teknikleriyle birey, içsel ateşi yakarak iç dünyasındaki bütün negatiflikleri yakıp içsel savaşı barışa dönüştürebilir. Böylece farkındalık yükselir, bireyin iç dünyası yenilenir. Birey beden ile bilinç arasındaki farkı kavrar. O, bedenin yeryüzüne, bilincin ise gökyüzüne ait olduğunu anlar.
İnsanlar görünürde savaş istemeseler de kendilerini yaptıkları kavgalarla özdeşleştirince barışı bulamazlar. Kendini savaşla özdeşleştirmeyerek insan savaşsız olabilir ancak. Bunun için bireyin aydınlanarak beden olmadığını idrak etmesi ve kendini bedenle özdeşleştirmekten vazgeçmesi gerekir. O zaman birey savaştan barışa kuantum sıçrama yapabilir. Çünkü savaş bedenle ilgilidir, ruh ile değil. Birey beden olmadığını kavradığında savaşmak için bir nedeni olmaz.
Küresel toplumda herkes beden olmadığını idrak ederse savaşlar olmaz. Çünkü birey kendini bedenle özdeşleştirmediği zaman ailesel ilişkileri savaştan barışa doğru yol alır. Birey aile bireylerini ölümlü beden değil ölümsüz ruh varlığı olarak görür ve ruh ebediyen barış içinde olmak demektir.
Beden olduğuna inanan kişi bedene köklenir ve bedenden beslenir. Ama beden ölümlü olduğu için birey ölümden korkar ve ölüm korkusuyla savaşır. Hiç kimse ölmek istemez ama sonunda bu savaşı kaybeder çünkü beden ölümlüdür ve ölür.
Oysa beden olmadığını bilen kişi mutlak olana köklenir ve ebedi olduğunu bilir. O zaman ölümün bedenle ilgili bir unsur olduğunu anlar ve ölümden korkmaz. O zaman birey hem beden hem de ölüm olgusuyla barış içinde yaşar.
İnsandaki bilinç beden ile savaştığı zaman barışa erişemiyor, bedenler de birbiriyle savaşıyor ve barış olasılığı gittikçe azalıyor. Maddi beden ruhi varlığın oyun aracıdır. Ruhi varlık bilinç vasıtasıyla bedeni hayatta tutarak oyunlar oynar. İki tür oyun vardır; barış oyunları, savaş oyunları. Ruhi varlık hangi oyunları seçerse hayatı ona göre şekillenir. Barış oyunlarını seçen yapıcı olur, savaş oyunlarını seçen yıkıcı olur. İnsanların çoğu savaş oyunlarını seçmeye devam ederse 3. Dünya Savaşı kaçınılmaz olacak.
Değişim teknikleriyle insan farkındalığını yükselterek fani bedende yaşayan ebedi varlık olduğunu algılar ve deneyimler. Bu deneyimler sayesinde içsel savaş da biter, madde ile ruh barışır ve barış içinde olmaya başlar.
Dünya Değişim Akademisi’nde değişim uzmanı ile “Barış Sanatı Değişim Programı” uygulayarak bunu başarabiliriz. Değişim bireylerle başlar ve topluma yayılır. İçsel barışı sağlayarak dünya barışına katkıda bulunabiliriz.
“Kendini değiştir dünyan değişsin, dünyanı değiştir dünya değişsin!”