Herkese merhaba. Bugün sizlere Karadeniz mutfağından bahsedeceğim. Karadeniz her ne kadar balık, pide ve kavurmasıyla bilinse de Karadeniz'de ot kavurmaları ve sebzeyle çok çabuk yapılan yemekler de vardır.
Karadeniz mutfağında bilinmeyen çok fazla ot çeşidi var: Kaldirik, melocan, kırçan, nivik, kazayağı, ısırgan, acı marul... Bunlar genelde kavrularak yenen bitkiler; bazıları da mısır unuyla yapılan çorba ve omlet çeşitleridir.
Fasulyeden yapılan turşular efsane bir lezzete sahiptir; turşu kavurması fasulyeyle yapılan ve sıkça tüketilen bir yemektir. "Patlıcan balığı" dedikleri gerçekten son derece güzel bir tadı olan lezzetleri de var.

Gelin-kaynana hikayesiyle "kaygana"
Karadeniz mutfağı denince akan sular durur, ancak bu yörede öyle bir yemek vardır ki ismi doğrudan bir "gelin-kaynana" atışmasından ve Karadeniz kadınının pratik zekasından doğmuştur: Trabzon ve Rize yöresine ait "Kaygana". Karadeniz'de neredeyse her kahvaltının, her bağ-bahçe dönüşü kurulan sofranın baş tacı olan bu yemeğin ardında hem gülümseten hem de Karadeniz coğrafyasını özetleyen bir hikaye yatar. Yemeğin ismi "kaygan" olmasından (tavada rahatça dönmesinden) gelse de, anlatılan halk hikayesi çok daha renklidir: Eski dönemlerde, Karadeniz’in dik yamaçlarındaki çay ve fındık bahçelerinde sabahtan akşama kadar çalışan bir gelin, eve yorgun argın döner. Akşama ne yemek yapacağını düşünürken, kayınvalidesinin eve aniden misafir çağıracağını öğrenir. Titiz ve tez canlı olan kayınvalide, geline baskı yaparak "Kızım çabuk ol, misafirler gelmek üzere, sofraya hemen koyacak neyin var, ne kaynatacaksın?" diye söylenmeye başlar. Evde ne et vardır ne de uzun uzadıya pişecek bir sebze. Karadeniz kadınının pratik zekası devreye girer; gelin bahçeden hemen kopardığı taze pazı yapraklarını, taze soğanları ve bol maydanozu incecik kıyar. Evdeki birkaç yumurta, biraz un ve sütle pürüzsüz bir sıvı harç hazırlar. Karışımı kızgın yağlı tavaya döker ve altı üstü nar gibi kızarana kadar çevirerek dakikalar içinde dev bir krep/omlet gibi pişirir. Kayınvalide yemeğin bu kadar hızlı çıkmasına şaşırır. Gelin, yemeği dilimleyip masaya koyarken kayınvalidesine hafifçe atıfta bulunarak "Bak anne, senin lafların gibi tavada hiç durmuyor, kayıp gidiyor" der. Misafirler yemeğe bayılır ve o günden sonra bu pratik, bol yeşillikli lezzete "Kaygana" denir.
Trabzon & Rize usulü kaygana tarifi
Malzemeler
• 2 adet yumurta
• 2 bardak süt
• 2 adet incecik kıyılmış pazı yaprağı
• 2 adet ince kıyılmış taze soğan
• Birer tutam maydanoz ve dereotu
• Un (krep hamuru kıvamına gelecek kadar)
• Tuz
Yapılışı
1. Süt ve yumurtayı pürüzsüz olana kadar iyice çırpın.
2. Unu kontrollü bir şekilde ekleyerek krep hamuru kıvamında bir hamur elde edin.
3. Hamurun içine doğradığınız tüm yeşillikleri ekleyip iyice karıştırın.
4. Krep tavasını hafifçe yağlayın, harçtan 1.5 kepçe döküp tavayı sallayarak yayın.
5. Alt tarafı kızarınca bir tabak yardımı ile ters çevirip diğer tarafını da kızartın.
6. Hamur bitene kadar bu şekilde hazırlayın.
7. Yanında taze peynir, domates ve sıcak çay ile servis yapın.
Afiyet olsun!