Karadeniz Mutfağının Sebze ve Ot Kültürü

Karadeniz mutfağı, dışarıdan bakıldığında genellikle mısır ekmeği, hamsi ve mıhlama gibi ağır ve hamurlu/yağlı lezzetleriyle bilinse de, aslında dünyanın en zengin ve özgün ot ve sebze mutfaklarından birine sahiptir.
Sarp ve dağlık coğrafyada tarım alanı az olduğu, hayvancılık ise ön planda olduğu için Karadenizli kadınlar doğada kendiliğinden biten yabani otları ve tarlada en çok ürün veren yeşillikleri ustalıkla birleştirmiştir. Karadeniz mutfağının sebze boyutu bilinenin aksine oldukça zengindir:
1. Karalahana (Pancar): Karadeniz sebze kültürünün merkezinde karalahana (yöredeki adıyla pancar) yer alır. Çorbasından sarmasına, kavurmasından diblesine kadar her öğünde karşınıza çıkar.
2. Yabani Otlar (Yeşil Eczane): İlkbahar ve yaz aylarında yaylalar ve orman kenarları adeta birer yeşil eczanedir. Diken ucu (mancar), melocan (sığırdili), kırçan ve ısırgan otu gibi pek çok yabani ot toplanır. Bu otlar genellikle haşlandıktan sonra bol soğan ve mısır unuyla tavada kavrularak (bazı yörelerde yumurtalı veya yoğurtlu) tüketilir.
3. Turşu Kavurmaları: Kışın taze sebze bulmak zor olduğu için turşulama kültürü inanılmaz gelişmiştir. Fasulye turşusu, galdirik turşusu veya lahana turşusu doğrudan soğanla kavrularak ana yemek niyetine yenir.

Pişirme Usulü ve Lezzet Sırrı

Karadeniz sebze yemeklerinde aşırı baharat veya salça kullanımı pek görülmez. Lezzet tamamen malzemenin kendi özünden, taze tereyağından (veya kuyruk yağından) ve mısır ununun verdiği tatlımsı aromadan gelir. Yemekler genellikle 'az suyla kendi buharında pişme' mantığıyla hazırlanır.

Metrelerce Uzayan Peynirin Hikayesi: Mıhlama

Gelin ile kaynana aynı evde yaşamaktadır. Kaynana gelenekçi olup kendi yaptığı yemeklerin gelinden daha güzel olduğunu her fırsatta ev halkına ve misafirlere kanıtlama çabasına girer. Gelin ise yenilikçidir; yaptığı yemeklere hep kendinden bir şeyler katar ve bu yüzden gelin ile kaynana sürekli bir rekabet halindedir.
Bir gün eve misafirler gelir ve kaynana ile gelin inatlaşıp aynı anda birer tava mıhlama pişirirler. Sofra kurulduğunda kimin mıhlamasının daha iyi olduğu büyük bir tartışma konusu olur.
Kaynana, kendi mıhlamasının lezzetine ve mısır ununun kıvamına güvenmektedir.
Gelin ise kaşığı daldırdığında tavandan tabana kadar metrelerce uzayan peyniriyle misafirleri büyüler.

Nefis Balık Mücveri Tarifi

Bugünkü yazımızı çok farklı bir lezzetle taçlandıralım. Özellikle balık yemekte zorlanan çocukların bayıla bayıla yedikleri pratik bir balık tarifi!

Malzemeler
• 1 kg hamsi veya sardalya (temizlenmiş, kılçıklarından ayrılmış ve ince kıyılmış)
• 1/2 demet maydanoz, nane ve dereotu (ince kıyılmış)
• 6-7 dal taze soğan (minik doğranmış)
• 1 şişe soda
• 1/2 paket kabartma tozu
• Yarım su bardağı mısır unu
• 1 su bardağı un
• 2 adet yumurta
• Tuz, karabiber, pul biber
• Kızartmak için sıvı yağ

Yapılışı
1. Bütün malzemeleri geniş bir karıştırma kabına alın ve homojen, pürüzsüz bir kıvam alana kadar iyice çırpın.
2. Tavaya sıvı yağı ekleyip kızdırın.
3. Hazırladığınız harçtan kaşık kaşık alarak kızgın yağa dökün.
4. Arkalı önlü altın sarısı olana kadar güzelce kızartın.
5. Sıcak olarak servis yapın. Afiyet olsun!

Not:
Eğer mücver harcı fazla sulu olursa kıvamı ayarlamak için azar azar un ekleyebilirsiniz.