İnsan içsel özün, gerçek doğasının sesini dinlediği zaman samimi olabilir. İnsanın gerçek doğası onun hayatının gerçek planını içerir ve gerçek rehberlik sunar. Bu da insanın özüne sadık olması ile mümkündür.
Fakat dışarıdan gelen sesler insanın iç doğasının sesini duymasına engel oluyor. Çevredekiler bencil istekleri için insanı kontrol etmeye, yönlendirmeye, değiştirmeye çalışıyor. Birey toplum baskısı ile istemediği şeyleri yapmak zorunda kalıyor ve mutlu olamıyor.
Örneğin, birey daha fazla para kazanmak uğruna başkalarının dayattığı mesleği seçtiğinde başarılı bile olsa ki olamaz, tatmin ve mutlu olmayacaktır. Oysa sevdiği işi yapmakla belki fazla para kazanamayabilir ama mutlu ve tatmin olacaktır. Aslında başarının ölçüsü mutluluktur. Ayrıca insan sevdiği işi yaparken samimi olabilecektir ve asıl değerli olan şey samimiyettir.
Samimi ve gerçek olmak için insanın özüne ulaşması ve ona bağlı kalması gerekir. Bunun için çevrenin dayatmasına boyun eğmemek, tüm maskeleri kullanmayı bırakmak ve şimdide kalmak gerekir. Bu prensiplere uymak insanı gerçeklik ve samimiyet düzeyinde tutar.
İnsanın maske kullanması onu samimiyetsiz yapar ve sağlığına da zarar verir. Örneğin öfke bir zehirdir ve onu bastırıp maske ardına saklamaya çalışınca bu zehir tüm vücuda yayılır ve tahrip eder. O yüzden üzgünse, öfkeliyse, kızgınsa insan, böyle değilmiş gibi yapmamalı, bunu ifade etmelidir.
Negatif duyguları maskelemek, bastırmak pozitif duyguların da ortaya çıkmasını engeller. Bu durumda insan bünyesindeki duygu mekanizması bozulur ve bir süre sonra kişi duygularını engelsiz ifade edemez. Gülmek bile suni bir gülüş olur, mutlu etmeyen ve çevreyi ışıkla doldurmayan bir gülüş.
Bireyin bünyesindeki duygusal mekanizma iyi bir şekilde çalıştığında kişi baktığı zaman sıcaklık ve sevgiyle bakar, konuşması şarkı, yürümesi dans, dokunuşu enerji aktarımı, kokusu mis gibi olur.
Samimiyetin gelişmesi için geçmiş ve geleceğe takılmadan şimdide kalmak, anda kalmak ve anı yaşamak gerekir. Çünkü elde olan tek gerçek şey şimdiki andır. Çünkü geçmiş ve gelecek gerçek değildir ve birey geçmiş veya geleceğe dalarsa gerçeklikten uzaklaşarak sahteleşir. Şimdinin sonsuzluğuna dalmış insan ise samimiyete ulaşır ve her fikir, söz ve eylem samimi olur.
Bunun için Dünya Değişim Akademisi’nde harika bir değişim programı veriliyor: “Samimi Olma Sanatı Değişim Programı!”
Değişim programıyla ilgili kısa bir bilgi de verelim: Bir ay süren program haftada iki gün olmak üzere 8 çalışmadan oluşur. Her bir çalışma 45 dakika sürer. Değişim çalışması iki bölümden oluşur; her çalışmanın temasını oluşturan kısa teorik bölüm ve çalışmanın asıl pratik bölümü. Pratik bölüm; nefes, beden hareketleri, derin gevşeme bölümlerinden oluşmaktadır. Pratik çalışmanın ilk aşamasında yapılan nefes tekniği ile vücut gevşetilerek stres atılır, zihin sakinleştirilir ve böylece beden pratik çalışmaya hazır hale getirilir. Programın konusuna uygun olarak uzmanlar tarafından seçilen değişim hareketleri dinamik şekilde uygulanır. Çalışmanın sonunda yapılan kısa bir gevşeme çalışması ile vücut yapılan çalışmayı sindirir, bu arada verilen olumlama cümlesi zihinsel olarak tekrarlanır.