“İnsanların sağlıklı ilişki kuramamalarının nedeni, oldukları şey olmamalarıdır” deniliyor değişim uzmanları tarafından. Bu bağlamda, sağlıklı ilişki kurmak için önce insan, olduğu şey olmalıdır. Çünkü birçok insan kendisini beden olarak görüyor ve beden olduğuna inanıyor. Bir bedenin diğer bir bedenle ilişki kurmaya çalışması sırasında sorunlar bitmek bilmiyor.

İnsan gerçekten kim olduğunu yani ebedi, bilinçli varlık olduğunu bilmediği için kendisini beden olarak görür, beden olduğuna inanır. Bu durumda insan olduğu şey olamaz ve içsel boşluk hissi oluşur, bu da onun acı çekmesine neden olur.

Birey bilinçdışı dinamikler sonucu farkında olmadan, insanlarla ilişki kurarken arada mesafe bırakır, çünkü mesafe bırakmak güvenli gelir ona. Bu mesafe içsel boşluğu örtebildiği için insan olduğu şey olmuş gibi yapabilir.

İçsel boşluk hissinin neden olduğu acı sadece birey tekâmül etmeye başladığı zaman kaybolmaya başlar. Tekâmül eden insan gerçek kendini fark etmeye, kendini gerçekleştirmeye başlar ve gerçekten olduğu şey olmanın hazzını yaşar. Böylece sağlıklı ilişki kurması mümkün olabilir.

İnsan tekâmül ederek önce kendi öz merkezini bulur ve kendisiyle ilişki kurar. İnsan başkalarıyla sağlıklı ilişki kurması için önce kendisiyle sağlıklı ilişki kurmalıdır. Aslında tekâmül eden insan canlı ve cansız her şeyle her an varoluşsal ilişki kurar. Birey bir kişi ile değil insanlık ile ilişki kurmaya başlar. O zaman ilişki bir şarkı, dans, nehir gibi bir akış olur, kendi özüyle ilişki kuran kişi Mutlak Öz ile ilişki kurar.

Dünya Değişim Akademisi “Kendin Olma Sanatı” değişim programlarını sunuyor bizlere: “Bedeni Aşma”, “Kendini Bilme”, “Barış Sanatı”, “Var Olmak Sanatı” vb. gibi değişim programları kendimizi bulmak, bilmek ve kendi özümüzle sağlıklı bir ilişki kurmak için çok etkili teknikler veriyor.

Sağlıklı bireylerden oluşan toplum da sağlıklı olur, bu yüzden şöyle diyoruz: Kendini Değiştir Dünyan Değişsin, Dünyanı Değiştir Dünya Değişsin!