Sezgi, çoğu insanın hiç bilmediği bir unsurdur. Bu nedenle sezgi, bilinmeyene açılan bir kapıdır. O, özden gelen metafizik ve hassas bir olgudur.

Aslında sezgi herkeste doğal olarak bulunan üstün bir yetenektir. Fakat sezgi kullanıldıkça gelişir, kullanılmayınca körelir.

Sezgi, “Mantığın ötesine yapılan bir sıçrama, anlık bir bilme anıdır” denilebilir. Örneğin birey bir şey çözmeye çalışıyor, sonra birdenbire bir sıçrama oluyor, şimşek çakması gibi bir şey sonucunda çözümü biliyor ve bildiği şey doğru çıkıyor. Orada mantık ve düşünce yok. Kişi o an biliyor ama nasıl ve nereden bildiğini bilmiyor. Bilim bunu açıklayamıyor. Çünkü sezgi; ne zihin ne de zekâ ile ilgilidir, o ruhun bir yansımasıdır ve ruhi özden gelir. Sezgi ruhun var olduğunun bir kanıtıdır. Öz düzeyde ebedi ruhi varlık olarak o bilgiye sahiptir insan. Bu deneyimi birçok kişi yaşamıştır. Ama bunun mantıksal bir açıklaması yoktur.

Sezgi yetisini aktifleştirerek büyük bir zaman tasarrufu sağlayabiliriz. Sezgilerimiz gelişince artık bütün cevapları sezgisel olarak biliyoruz ve kafa yormuyoruz. Örneğin ; “Oraya gideyim mi?” Yok gerekmiyor, gitmiyorsun. “Yapayım mı? Yapmayım mı?” Artık biliyorsun, çünkü sezgi cevaplıyor. Sezgi kestirme yol ile bilme, zaman kaybetmeme aracıdır.

Dünya Değişim Akademisi’nde uygulanan “Sezgili Olma Sanatı Değişim Programına” herkes katılabilir. Bu değişim programıyla sezgilerimizi fark edecek, keşfedecek ve hayatımızda etkili bir şekilde kullanmaya başlayabileceğiz. Sezgiler yaşamımıza neşe, canlılık, heyecan, eğlence, yaratıcılık ve gizem katacak.

Sezgili Olma Sanatı Değişim Programı sekiz çalışmadan oluşuyor ve bir ayda tamamlanıyor. Her çalışmada sezgi hakkında yeni bir görüş açısı ortaya koyan teorik bilgilendirmenin ardından pratik uygulama yapılıyor.

Kendini değiştir dünyan değişsin, dünyanı değiştir dünya değişsin!