İnsan ne kadar çok zamana sahipse o kadar çok zamana ihtiyaç duyar. İnsandaki bu sürekli daha fazla zamana ihtiyaç duyma eğilimi bir zaman yanılsamasıdır.

Bu zaman yanılsamasının asıl nedeni ise doymak bilmeyen bencil isteklerdir. Kişi bütün zamanını bencil isteklerinin gerçekleşmesi için harcadığı zaman asla tatmin olamaz. Çünkü bencil isteklerin doğası tatmin olmamaktır. Bu yüzden aslında insanların daha fazla zamana değil, tekâmül ve farkındalığa ihtiyacı vardır.

Tekâmül eden insan zamanını hiç boşa harcamaz, zamanla iş birliği yapar, her anının değerini bilir. Oysa ki tekâmül etmeyen insan isteklerini tatmin ettiğini düşünür ama sadece onları besler ve çoğalmasına sebep olur. Aslında bencil isteklerin gerçekleşmesine harcanan zaman, insanı daha çok istekli, şehvetli, açgözlü ve beklentili hale getirir. Çünkü bencil istekler beslendikçe artar.

Sürekli arzularını besleyen insan tatmin olamaz ve açlık hisseder. Bu tatminsizlik de daha fazla zamana ihtiyaç duyulmasına neden olur. Ama bu zaman açlığı hissi gerçek değildir, bir ilüzyondur.

Bu zaman açlığını gidermenin tek yolu tekâmül etmektir. Tekâmül eden insan, bencil isteklerin insanı tatmin edemeyeceğini anlar ve şimdiki anda kalarak zamanın ötesine geçer. O zaman gelecek diye bir şey kalmaz ve gelecek zaman olmadığında dünyevi ve sıradan bencil istekler kaybolur.

Bencil isteklerin kaynağı, insanın olmadığı şey olmaya çalışmasıdır. Ama bu bir yere vardırmayan bir çabadır. Sonuç olarak kişi değişmez ama mutasyona uğrar, yani kim olduğunu unutur, amaçsız bir yaratığa dönüşür.

Olmadığı şey olmaya çalışarak kişi hep yaşadığı şekilde yaşamaya devam ederek, değişimi erteler. Çünkü erteleme, zihnin değişime izin vermemek için oluşturduğu kurnazca bir oyundur. Ama hayatı erteleyen zamanı erteleyemez. Çünkü zaman ertelenemez.

Erteleme gerçek değişimin yolu değildir. İnsan bunu kavrarsa bir uyanış olur ve o zaman değişim başlar. Bu, dışarıda bir şeyleri değiştirmekle ilgili değil, içsel bir değişimdir. Ama bu, içsel özün değişimi anlamına da gelmez. Çünkü herkes özünde kusursuz ve tamdır. Sadece kişinin uyanması ve gerçeği görmesi gerekir. Gerçeğin görülmesi bireyi değiştirir.

Gerçeği gören birey geçmiş ve geleceğin ötesine geçer ve sonsuz şimdide kalır. Kişi geçmişi bıraktığında gelecek de kaybolur. Çünkü gelecek yalnızca geçmişin bir yansımasından ibarettir.

Dünya Değişim Akademisi “An’da Kalma Sanatı” Değişim programını insanlığa sunuyor. Bu değişim programını uygulayarak anda kalmayı ve tarafsız tanık olmayı deneyimleyebileceksiniz.

“An‘da Kalma Sanatı” programı 8 çalışmadan oluşmakta ve bir ayda tamamlanmaktadır. Çalışma tamamlandığında anda kalma sanatçısı olacaksınız.

Kendini değiştir dünyan değişsin, dünyanı değiştir dünya değişsin!