Süper Lig bu akşam İstanbul’da tanıdık bir açılışla başlıyor. Ne var ki bu sezonun en çok konuşulacak takımlarından birisi sahaya pazartesi akşamı, hem de Karadeniz’de çıkıyor. Ben bugünden söyleyeyim; pazartesi gecesi bu cümleyi hatırlarsınız.

Kordon’da hava hâlâ 34 derece. Ama bu hafta konuşacağımız şey sıcak değil. Bu akşam Galatasaray-Çorumspor maçıyla ilk düdük çalacak, alışıldık şovlar yapılacak ve hep bir ağızdan “İşte lig başladı” denecek.

Siz o gürültüyü bir kenara bırakın. Çünkü bence bu sezon ligin en huzursuz edici takımı sahneye pazartesi gecesi çıkıyor: Göztepe. İzmir temsilcisi, ilk haftasını çetin Samsun deplasmanında kapatırken yeni sezona dair ilk sert mesajını da Karadeniz’den vermeye hazırlanıyor.

Yaz kampı değil, laboratuvar

Yaz kampı çoğu takım için “şiş göbekleri eritme” seansından ibarettir; itiraf edelim. Ancak Stanimir Stoilov yönetimindeki Göztepe için bu yaz adeta bir taktik laboratuvarına dönüştü.

Hazırlık maçları yanıltıcıdır, ben de onlara fazla güvenmem. Ancak yedi maçlık namağlup seri bir yana, özellikle Trabzonspor karşısında rakibin oyun kurma sinir ucunu kesen o ilk 15 dakikalık bölüm, bu takımın ne anlatmak istediğini açıkça gösterdi. Ben o bölümü izlerken not defterime şunu yazmıştım: “Trabzon topu stoperine vermek istedi, buna da pişman oldu.”

3-4-1-2 ile 3-5-2 arasında değişen esnek yapı, orta sahadaki dirilik ve rakip stoperlerin ilk pas açısını kapatan pres kurgusu aynı anda çalışıyor. İkinci bölgede top kazanıldığı anda gözler hemen kaleye dönüyor. İlk beş saniyede dikine oynama isteği, Stoilov’un bu takıma kazandırdığı en belirgin kimlik.

Excel odası ile Kordon’un evliliği

Sport Republic’in veri odasıyla İzmir’in Kordon ruhunu aynı yapıda buluşturan bu kurumsal akıl, transferde büyük isim peşinde koşmak yerine sisteme oturan atletik profilleri tercih etti. Doğrusu, uzun zamandır bir Türk kulübünde bu kadar tutarlı bir çizgi görmemiştik.

Pazartesi akşamı oynanacak Samsun maçı, işte bu hibrit yapının ilk gerçek muayenesi olacak.

Poyraza karşı yeleksiz

Rakip Samsunspor; iç sahada fiziksel temaslı oynayan, uzun toplarla ikinci bölgeyi çabuk geçen ve rakibi yıpratmayı seven klasik bir Karadeniz temsilcisi. Ancak Samsun’un stoper hattındaki ağır kalma sorunu, Göztepe’nin hızlı geçişleri için biçilmiş kaftan bir fırsat olabilir.

Karadeniz’in havası serttir. Ama bu Göztepe bana poyraza karşı yelek giymeden sahaya çıkacak cinsten bir takım gibi görünüyor.

Rüzgâr Ege’den esiyor

Bugün ilk düdük çalacak, maraton başlayacak. Fakat pazartesi gecesi Samsun’da düdük çaldığında, ligin zirve hesabı ilk haftadan bir isim daha kazanacak.

Net konuşayım: Bu Göztepe, sezon sonunda kimsenin fikstürde “kolay maç” diye işaretlemeyeceği bir takım olacak. Pazartesi günü Samsun’dan puansız dönmesi de bana göre sürpriz olur.

Hazırlıklar tamam, planlar yapıldı. Perde bugün açılıyor; rüzgâr ise pazartesi Ege’den Karadeniz’e esmeye hazırlanıyor.

Not edin: Yanılırsam bu köşede özür yazarım.