Günlük düzen arayışı ve dijital mecra manipülasyonları içinde özenme temelli başarı ve tatminlik avındaki modern insan, bazen “rutin” konsepti karşısında kaybolabiliyor. Sabah rutini, akşam rutini, ve benzeri kendini daha iyi ve verimli kılma arzuları bu tip önerilerin sunulduğu gümüş tepsilerin çekiciliği nedeniyle çok düşük oranda gerçekten uygulamaya geçirilebilen fikirler olarak genellikle hangisinin daha mantıklı olduğunu sorgulama sarmalında aslında bir zaman harcama rutinine dönüşüyor. Modern ve popüler rutin arayışları bazen kişinin sabah yatağını toplaması veya odasını toparlaması gibi kulağa bir o kadar bariz, bir o kadarda yaşam alanının optimizasyonu konseptinin gelmiş olduğu durumu sorgulatır adımları listeliyor. Kaosun şekillendirilmesi ya da kişinin kaosa ayak uyduracak yolu inşa ederken kendini yolsuz da idame edebilecek hale yontması serüveni, bu temanın topluluk yaşamına uyarlanışı ve iş bölümünün ortaya çıkışına derinden ışık tutabilir. Bu modern arayışın geçmişteki karşılıklarını, tekrar eden ihtiyaçlar ve bunları karşılayan davranışlar üzerinden de düşünebilir. Mağaradaki ateşi beslemek, kullanılan alanı temizlemek ve sonraki kullanıma hazırlamak gibi işler, gündelik düzenin nasıl oluştuğunu ve bunun değerini anlamak için somut bir başlangıç noktası sunuyor diyebiliriz ve bu minvalde yakın zamanda en etkileyici olmuş “Dünyayı değiştirmek istiyorsan, önce yatağını toplayarak başla” sözünün de sade derinliğine ve doğanın özü değişmeyen döngüsüne ufak bir değinimde bulunabiliriz.

Bu bağlamda, Antropoloji konusunda incelediğimiz birçok araştırmaya daha önceleri de kaynak sağlamış İberya’da, yaklaşık 60 bin yıl önce, bugünkü İspanya’nın kuzeydoğusunda yaşamış olan bazı Neandertallerin gündelik hayatına ve alışkanlıklarına dair yeni ipuçlarının ortaya çıkarılmasından bahsedelim. Barselona’nın yaklaşık 45 kilometre kuzeybatısındaki Capellades alanında bulunan Abric Romani kaya sığınağı, ateşin çevresinde sürdürülen yaşamın nasıl düzenlendiğini ve yürütüldüğünü kavrayabilmek için bir süredir çokça delil sağlayan bir yer olmasının yanı sıra, yeni çıkarımların da kapısını açmış oldu.

Journal of Paleolithic Archaeology’de yayımlanan yeni çalışma, Abric Romani’nin “Ra” tabakasından 2019–2022 yıllarında toplanan kömürleşmiş odun parçalarına odaklanıyor. Araştırmacılar, mikroskobik incelemeleri parçaların alanın içindeki konumlarını gösteren bilgisayar haritaları ve istatistiksel analizlerle birleştirerek gözlemlenen dağılımın insan faaliyetleriyle mi, yoksa gömülme sonrasındaki doğal süreçlerle mi açıklanabileceğini araştırdı. Çalışmanın öne çıkan yeniliği ise, sığınaktaki odun kömürlerinin dağılımının ve uğradıkları değişimlerin ilk kez birlikte değerlendirmesi oldu.

Bilinen diğer Neandertal faaliyetlerine nazaran en çarpıcı bulgular, bu sığınağın kuzeyiyle güneyi arasındaki farklarda görüldü. Kuzeydeki geniş kömür öbeği yoğunlaşmaları ateş yakılan yerlerle örtüşürken, güney kısımda ise daha küçük ve birbirinden ayrılmış birikimler bulunmaktaydı. Çoğu ocaklarla veya kullanışlı ateş kaynaklarıyla örtüşmeyen bu küçük kömür birikimleri, Neandertallerin ateş yaktıkları alanları temizleyerek yanmış odun kalıntılarını kenara düzenlice çekmiş olabileceğini düşündürüyor. Kulağa basit gelebilecek olan bu konsept, geçen haftalarda bahsetmiş olduğumuz, Amerika’da karşılaşılan kırık ve eskiyen silah uçlarının tamiri örnekleri gibi, bir kullanım döngüsüne, birikime ve yeniden kullanım anlayışına işaret ediyor, ki bu silah geri dönüşümü konusu günümüzden 13 bin yıl öncesine dayanırken bahsi geçen Neandertal faaliyetleri ise 60 bin yıl öncesine uzanıyor.

Bu ayrım, arkeologların yalnızca ateşin yakıldığı yeri değil, ateşin kullanımından sonraki olay ve davranışları da araştırmasını sağlıyor. Ocakların temizlenmesi veya yeniden kullanılması, aynı mekânda sürdürülen faaliyetleri ve kampın bakımını anlamaya yardımcı olabilir, ve belki de kömürün sadece temizlik için değil, başka nedenler ile ayrıca saklandığına bile ışık tutabilir. Gözenekli yapısı ve nötralliğiyle pek çok alanda işe yarar olan kömürün sağlık, hijyen ve günlük yaşamdaki kadim kullanımlarını tamamen bilmediğimizi varsayabiliriz.

Bu araştırma haricinde Neandertallerin yaşadıkları kamp alanları içinde farklı faaliyetlere has yerler ayırabildiği daha önceleri de öne sürülmüştü. Bir araştırma Abric Romani’nin başka bir tabakasında olası uyku ve dinlenme alanları tanımlanmış, İtalya’daki Oscurusciuto sığınağında ise alet üretimi, hayvan işleme ve dinlenmeyle ilişkilendirilen spesifik bölgeler belirlenmişti. Dolayısıyla yeni araştırma, Neandertallerin mekânlarını düzenlediğini gösteren ilk çalışma sayılmayabilir.

Elbette bu kalıntılar, Neandertallerin gününü nasıl planladığını veya olası temizlik faaliyetlerinin ne sıklıkla tekrarlandığını göstermiyor. Yine de ocak çevresinin temizlenmiş olabileceği düşüncesi, gündelik düzeni kullanılan mekânı yaşanabilir tutan küçük işler üzerinden değerlendirmemizi sağlıyor. Neandertallere dair her geçen gün artan sanatsal ve teknik bulgular, insanlık tarihinin sanıldığı kadar lineer olmadığını bizlere hatırlatıyor. Rutin kavramıyla kurabileceğimiz bağ ise, tekrar eden ihtiyaçların nasıl karşılandığında yatıyor. Bugün daha iyi bir rutin bulmak için sürekli yeni önerilere dönüyor fakat bunları uygulamıyorsak, hayatımıza yerleşen alışkanlığın yeni öneri videoları izlemek olduğunu da fark etmemiz gerekiyor.