Paris başta olmak üzere Avrupa başkentlerindeki protestolar, eğitim şartlarını eleştirme amacından saparak yağmalamalara dönüştüler ve yıkıp dökülen mağazaların, sokaklara taşan paramparça torba ve kutuların görüntüleri, kalabalık sınıflarda ısınamayan, eksik öğretmen kadrosundan şikayetçi öğrencilerin sloganları ve barışçıl gösterilerinin önüne geçti. Kimi radikal görüşlüler, adeta yağmacıların zihniyetini haklı çıkarmak istercesine, adeta hasetle, “Oh olsun size lüks markalar, o kadar pahalıya satarsanız, işte olacağı budur!” gibi kıskanç duygulara yenik düşmüş tepkiler verdiler, kıs kıs güldüler. Kompleks geliştirmiş ve hırsızlığı dahi hoş görebilen bünyeleri anlamaya ve hatta eğitmeye vakit harcamanın faydası pek olmayacaktır; ancak bu pahalı ürünlerin ardında tüm ekonomi çarklarını döndüren bir iş gücü ve insan emeğini bir kültürel değere çevirmeyi başarabilmiş zihinlerin emeği ve yatırımları olduğunu unutmamalı. Kapitalizme karşı olmanın sakıncası olmadığı gibi, sadece ihtiyaçları karşılayan ve uygun fiyatlı ürünlere erişebilmeyi de yine bu sistemin sağladığını hatırlamalı. Lüks sektörünün masumiyetini kanıtlama çabasının ise hem duraklama devri hem de bu yağmalamalar ile denk geldiği bir gerçek.
Bitmek bilmeyen savaşlar ve daralan Asya pazarı karşısında sektör büyük bir sınav vermeye devam ediyor. En son Gucci ve Saint Laurent gibi markaları çatısı altında barındıran Kering, hisselerinde %12’lik düşüş gördü, Hermès dahi pandemi dönemi performansına düşerek, beklenenden %1 daha düşük bir satış hızı kaydettiğini açıkladı. Tüm bu veriler ışığında işlerin tıkırında olduğu bir alan varsa, o da ikinci el satış platformları. İkinci el lüks ve moda ürünlerinin indirimli fiyatlara internet üzerinden satıldığı, TheRealReal, Vestiaire Collective ve Vinted gibi web siteleri, sektörün artık en önemli oyuncuları. Hatta öylesine nüfuz kazandılar ki Fortune haberine göre ‘sıfır kilometre’ ürünlerin satış kanallarına kıyasla 2025 yılında dört kat daha büyüdüler ve 2025 son çeyreği ile 2026 ilk çeyreği arasındaki satışlarında beş kat artış yaşadılar. Ve işte, yağma olaylarını takiben bir haber ve beraberinde bir de uyarı internette dönmeye başladı; bu web sitelerinde çalıntı ürünlere rastlandığı, satış yapanların yasadışı aktiviteye ortak oldukları ve dolayısıyla cezalandırılacakları, kullanıcıların dikkatli olması gerektiği emniyet güçleri tarafından açıklanmaktaydı.
Kaçak imalathanelerde, kayıtsız işçiler tarafından üretilen lüks markaların çantaları, yeni nesil politik doğruculuk kurallarına uymayan reklam kampanyaları, tacizle suçlanan tasarımcılar… Lüks endüstrisi mükemmel olmaktan çok uzak, ama duyarlı müşteri ve takipçiler karşısında ciddi adımlar atmakta. Örneğin, artık satılmayan ölü stok malların imha edilmesinin önüne geçen yeni Avrupa Birliği kurallarına uyma zorunluluğundalar. İmha etmek demişken; Tanner Leatherstein takma ismiyle TikTok ve Instagram’da lüks deri çantaları paramparça ederek mercek altına alan Volkan Yılmaz’ı takip edebilir, hangi markaya ait ürünlerin o yüksek fiyatları hak ettiğine dair şeffaflık içeren yorumlarını incelemek isteyebilirsiniz!