Günümüzün hızlı temposunda ayaküstü yenen yemekler, hızlı atıştırmalıklar ve bitmek bilmeyen stres, vücudumuzda sessizce bir hastalığı tetikliyor. Basit bir "mide yanması" olarak düşündüğümüz Gastroözofageal Reflü Hastalığı (GÖRH), artık her dört yetişkinden birisinin kapısını çalıyor.

Reflü mekanizması

Normal şartlarda, yemek borusu ile mide arasında tek yönlü bir kapı bulunur. Bu kapı, gıdaların yemek borusundan mideye inmesine izin verirken, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasını engeller. Ancak bu kapı görevini tam yapamadığında, asitli mide içeriği yemek borusuna kaçar. Aside karşı korunması olmayan yemek borusu, mide asidiyle tahriş olur ve reflü şikayetleri ortaya çıkar.

Reflü bulguları

Reflü denildiğinde akla ilk gelen şikayetler göğüs kemiğinin arkasında mideden boğaza yükselen yanma hissi, midede ekşime, şişkinlik ve ağıza ekşi su gelmesidir. Şikayetler genellikle yemeklerden sonra artar. Ancak hastalık her zaman böyle net bulgular vermeyebilir. Aşağıdaki belirtiler de reflünün birer göstergesi olabilir:

Geçmeyen kuru öksürük ve gece uykudan uyandıran öksürük atakları: Uykuda mide asidinin boğaza ve oradan da soluk borusuna kaçması sonucu oluşur.

Boğazda düğümlenme ve takılma hissi, sık yutkunma ve boğaz temizleme ihtiyacı.

Özellikle sabahları belirginleşen ses kısıklığı ve ses yorgunluğu, ağız kokusu ve nedensiz diş çürükleri.

Reflü nedenleri ve tetikleyici faktörler

Modern yaşamın getirdiği yaşam biçimi ve alışkanlıklar reflünün en önemli nedenleridir.

Hatalı beslenme: Özellikle ultra işlenmiş gıdalar, aşırı yağlı ürünler ve yüksek şekerli içecekler gibi sindirim sistemini zorlayan gıdalar midenin boşalmasını geciktirerek reflüyü kolaylaştırır

Fiziksel Baskı: Mide doluyken yatmak, mide içeriğinin yukarıya çıkmasına neden olur. Mide doluyken öne eğilmek, karın bölgesini sıkan kemer ve dar giysiler giymek, göbekte yağlanma, gebelik, şişmanlık gibi nedenler de karna baskı yaparak mide içeriğini yukarı iter.

Yaşam biçimi: Kronik stres, alkol, sigara ve aşırı kafein (çay/kahve) tüketimi mide asit dengesini bozar.

Tıbbi sebepler: Mide fıtığı, mide çıkışında daralma, yemek borusunun hareket bozukluğu, mide kapısının yetersizliği, bağ dokusu hastalıkları ve bazı ilaçlar da reflüye zemin hazırlayabilmektedir.

Reflüyle mücadelede altın kurallar

Yaşam tarzınızda yapacağınız küçük dokunuşlar, en büyük ilacınız olabilir:

Yeme Kontrolü: Yemeğinizi hızlı yemeyin, lokmalarınızı iyice çiğneyin. Midenizi tam doldurmadan sofradan kalkın. Yemekle birlikte fazla içecek almak mide hacmini ve yükünü arttırır. Beslenmenizden asitli içecekleri, kızartmaları, aşırı baharatlı sosları çıkarın. Alkol, sigara, aşırı çay ve kahveden kaçının.

Hareket: Hareketsiz yaşam mide boşalmasını yavaşlatır. Yemeklerden bir müddet sonra yapılacak hafif tempolu bir yürüyüş, sindirimi hızlandırır ve mideyi rahatlatır. Ancak yemek sonrası ağır egzersizlerden kaçınmak gerekir.

Yerçekiminden faydalanın: Dik pozisyondayken yer çekimi etkisiyle midenin alt kısmında toplanan mide içeriği, yatay pozisyona geçildiğinde yukarı kayarak yemek borusuna geçebilir. Yemekten hemen sonra uzanmak, mide asidi için "yukarı çıkabilirsin" davetiyesidir. Akşam yemeği ile uyku arasında en az 2-3 saat olmalıdır. Uyurken baş bölgenizi gövdeden 15-20 cm yüksekte tutmak gece reflüsünü önler. Bunu yastıkla değil, yatağın baş kısmını alttan destekleyerek yapın.

Gardırobunuzu gözden geçirin: Karın bölgesine baskı yapan dar giysiler yerine rahat kesimleri tercih edin.

Ne zaman doktora gitmeli?

Eğer haftada ikiden fazla reflü şikayetleri yaşıyorsanız, mutlaka bir doktora danışın. İhmal edilen reflü, uzun vadede yemek borusunda daralmalara ve Barrett Özofagusu denilen ciddi hücre değişimlerine yol açabilmektedir.

Mide sağlığımızı korumak için alacağımız tüm önlemler, genel vücut sağlığımızı ve yaşam konforumuzu da olumlu yönde etkileyecektir.

Sağlıklı günler dilerim.