Ultra işlenmiş gıdalar, endüstriyel maddelerle laboratuvar ortamında yeniden inşa edilmiş gıda ürünlerdir. Cipsler, hazır çorbalar, hazır pudingler, kahvaltılık gevrekler, dondurulmuş pizzalar, renkli içecekler, enerji içecekleri, hazır kekler, paket bisküviler, barlar, gofretler, şekerlemeler, aromalı yoğurtlar, hızlı noodle, hazır soslar, sosis, salam, nugget gibi ürünler bu grubun en popüler üyeleridir. Bu gıdalar görünüşlerini çekici hale getirmek, lezzetlerini artırmak ve raf ömrünü uzatmak için karmaşık fabrikasyon işlemlerden geçerler.

Zararları: Ultra işlenmiş gıdaların vücudumuzda yarattığı tahribat yıllar içinde birikerek ortaya çıkar ve tek bir organla sınırlı kalmayıp sistemik bir etki gösterir:

Bağımlılık ve Obezite: Ultra işlenmiş gıdalar; içlerindeki tuz-şeker-yağ ve aroma birleşimleri ile tıpkı sigara ve alkol gibi beynin ödül sistemini uyararak bağımlılık yapar. İştahı artırır, doyma hissini baskılar ve tekrar yeme isteği doğurur. Vücut zamanla doğal gıdaları tatsız olarak görmeye başlar ve gerçek gıdalar yerine ultra işlenmiş gıdaları tercih eder. Örneğin, bütün bir patatesi yemeyecek olan bir kişi, bir paket patates cipsini rahatlıkla bitirebilir ve devamını da isteyebilir. Bu şekilde obeziteye zemin hazırlanır.

Kalp ve Damar Hastalıkları: Yapılan geniş çaplı araştırmalar, ultra işlenmiş gıdaların içerdikleri yüksek sodyum ve kimyasal maddeler nedeni ile damar yapısını bozarak yüksek tansiyon ve koroner kalp hastalıklarına neden olduğunu, kalp krizi riskini arttırdığını göstermiştir.

Bağırsak ortamına etkileri: Vücudumuzun "ikinci beyni" olan bağırsaklar, bu yapay maddeleri tanımakta zorlanır; “zararlı madde” olarak algılayıp reaksiyon geliştirir; bağırsak bariyeri zayıflar; vücutta kronik bir enflamasyona (sessiz iltihaplanma) neden olur. Bu durum bağışıklık sistemi hastalıklarından kansere dek pek çok hastalığı tetikleyebilir.

Bilişsel etkiler: Şeker ve katkı maddelerinin beyindeki ödül merkezini sürekli uyarması, bir tür "bağımlılık" döngüsü yaratır. Yüksek oranda ultra işlenmiş gıda tüketen bireylerde depresyon ve kaygı bozuklukları daha sık görülmektedr.

Nasıl tanıyabiliriz: Bir ürünün içerik listesinde mutfakta kullanmadığınız şekerler (glikoz şurubu, mısır şurubu, endüstriyel fruktoz vs..), tanımadığınız yağlar (palm yağı, tam hidrojenize yağlar, trans yağlar vs..), modifiye nişastalar, renklendiriciler, tatlandırıcılar, aromalar, kıvam artırıcılar gibi maddelerden ne kadar fazla varsa, o ürünün "ultra işlenmiş gıda" olma olasılığı o kadar fazladır.

Ultra işlenmiş gıdalar genellikle kendilerini sağlıklı göstermeye çalışır. Paketin üzerinde yazan "Vitamin ilaveli", "Fit" , “Light” veya "Kalsiyum kaynağı" gibi ibareler genellikle ürünün doğal eksikliklerini kapatmak için kullanılan pazarlama taktikleridir.

Bir unlu mamul veya paketli ürün aylarca bozulmadan kalabiliyorsa, içinde bolca koruyucu ve stabilizatör var demektir.

Eğer bir gıda ağzınızda aşırı yoğun bir lezzet bırakıyor ve "yedikçe yedirtiyorsa" (monosodyum glutamat gibi lezzet artırıcılar sayesinde), o ürün endüstriyel olarak tasarlanmıştır.

Doğal gıdaların renkleri genellikle mat ve değişkendir. Ancak ultra işlenmiş gıdalar; parlak pembe sosisler, kusursuz sarı renkte cipsler veya neon renkli içecekler gibi doğada bulunmayan, mükemmel renklere ve yapay bir görünüme sahiptir.

Nasıl korunabiliriz: Günümüz koşullarında ultra işlenmiş gıdalardan tamamen kaçınabilmek oldukça zordur. Bu tür gıdaları tanımak onlardan kaçınabilmek için ilk adımdır. Eğer bir ürünün içerik listesinde 5’ten fazla tanımadığınız madde varsa ve bunların çoğu kimyasal isimlerden oluşuyorsa, o ürünü rafa geri bırakmak iyi bir tercihtir. Yediklerimizde mümkün olduğunca %80 doğal, %20 işlenmiş gıda dengesini gözetmek iyi bir yoldur. Taze et, tavuk, balık, yumurta, katkısız yoğurt, taze sebze ve meyveler, baklagiller, tam tahıllar, çiğ kuruyemişler, zeytinyağı gibi doğal gıdalara yönelmek sağlık için çok önemlidir. Evde yapılmış yemekler, soslar ve atıştırmalıklar her zaman daha sağlıklıdır. Bedenimizi laboratuvarda hazırlanmış endüstriyel maddelerle değil doğanın sunduğu basit ve gerçek lezzetlerle besleyelim. Sağlıklı günler diliyorum.