Sezon başındaki Göztepe ile ortasındaki ve sonundaki Göztepe her zaman farklı oluyor.

Harika başlangıçlar yapan Sarı-Kırmızılı takım devre arası sonrasında iyice düşüşe geçiyor.

Ara transferde gelen takviyeler uyum sağladı-sağlamadı derken yeniden bir diriliş başlıyor.

Şimdi yaşanılan durum da bundan ibaret.

Zorlu bir dönemde taraftarın tepkisine neden olan bir futbol sergileyen Göz Göz sonlara doğru müthiş bir form yakaladı.

Oynadığı son 8 karşılaşmada sadece Galatasaray’a mağlup olan İzmir ekibi Avrupa umudunu son maça taşıdı.

Kalan kritik iki maçın ilkinde evinde Gaziantepspor’u konuk eden Göztepe gerçekten atak anlamında en verimli karşılaşmalarından birini oynadı.

Janderson’un yokluğunda Jeferson’a gerçekten önemli bir görev düşüyordu. Fakat Brezilyalı futbolcu aldığı şansı yine iyi değerlendirdi. Attığı golün yanında rakip savunmayı her taraftan yıpratan bir görüntü sergiledi. Gelecek sezon da devam edecek olursa kamp görerek temposunu daha da artırabilir diye düşünüyorum.

Ne zaman nerede ne yapacağı belli olmayan Juan yine kurşun gibi bir sağdan, bir soldan geldi. Ele avuca sığmayan bu oyuncuyu tutmak rakip için oldukça zor oldu. Fakat Göztepe için de yıldız futbolcuyu kadroda tutmak zor olacak gibi görünüyor.

Uzun zamandır eleştirilen Dennis, Gaziantep karşısında etkili oyunu ile eski günlerini hatırlattı. Savunma hattı ise yine son derece formdaydı.

Hatta birkaç maçtır kritik kurtarışlara imza atan Lis kalesinde güven vermeye devam ediyor. Taraftarın günah keçisi olan Cherni ise Gaziantep önünde etkili bir başka oyuncuydu. Al da at dercesine iki güzel orta kesti. Ancak Göztepe bu pozisyonlarda oldukça şanssızdı.

Fakat benim dikkatimi, her zaman Gürsel Aksel Stadı’na gelen hakemlerin ki buna VAR da dahil tuhaf davranışları çekiyor.

Göz Göz’e karşı 40 kere düşündükleri kararları rakibe gözlerini kırpmadan veriyorlar Maçın sokuruna etki etmiş ya da etmemiş bu önemli değil. Yine de bu durum fazlasıyla ön plana çıkıyor.

Galibiyetin 3 puandan fazlası olduğu maçta Gaziantep engeli geride bırakıldı.

Şimdi geriye sadece iki şey kaldı:

Bir Samsunspor galibiyeti…

Bir de Trabzonspor’un kupayı kazanması…

İşte o zaman sezon başında hayal gibi görünen Avrupa hedefi gerçeğe dönüşebilir.

Kolay mı?

Elbette değil.

Ama artık çok uzak da değil. Yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik.