Geçtiğimiz hafta komşularımızdaki savaş durumu ile ülkemizdeki siyasi gelişmelere yönelik kafamızdaki soru işaretlerini sizlere aktarmıştım. Fakat bu soru işaretlerine bu hafta yenileri eklendi. Özellikle son günlerde Türkiye Cumhuriyeti’nde gerçekleşen atama kararları kafamızı tamamen zorlamaya başladı. Mesela ülkemizdeki son iki atama kararı, kafalarımızı iyice karıştırdı. Bunlardan birisi, Milli Savunma Bakanlığı’na yapılan atama, diğeri ise Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Başkanı’nın görevden alınarak burada başka bir ismin görevlendirilmesi oldu.

Şimdi gelelim TÜİK Başkanı niçin görevden alındı sorusuna? Resmi atamadan önce kimi medya kuruluşlarında Türkiye İstatistik Kurumu Başkanı Erhan Çetinkaya hakkında “görevden alındı” haberleri çıktı. Bunun birkaç gün sonrası da olay gerçekleşti. Ancak resmi açıklamaya göre durum biraz farklı. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın açıklamasında, Çetinkaya’nın görev süresinin aslında Ocak 2026’da sona erdiği, yeni atama yapılana kadar görevi vekâleten sürdürdüğü belirtildi. Bakanlık, “görev süresi dolmadan görevden alındı” yorumlarının yanlış ve dezenformasyon olduğunu savundu. 9 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete kararıyla yerine Mehmet Arabacı atandı. Sosyal medyada ve bazı yorumlarda son açıklanan nisan ayı enflasyon verilerinin çok yüksek olduğu ve bunun hükümeti kızdırdığı iddiaları olsa da buna dair resmi bir gerekçe açıklanmadı. Bu nedenle “yüksek enflasyon açıkladığı için görevden alındı” iddiası yorum düzeyinde kaldı. Kendisi şimdiye kadar bu görevi tam anlamı ile götürüyordu ama Nisan ayı enflasyonunu biraz yüksek açıklayınca olay patladı. Emekli ve iççiye yapılacak zam yüksek olacak korkusu hükümeti sardı mı acaba? Yeni gelen TÜİK Başkanı Mehmet Arabacı, mayıs ayı enflasyon rakamlarını düşük açıklarsa işin aslı belli olacak. Şunu hemen belirtmek isterim, bazı marketlerde sofra tuzu mayıs ayı başında kilosu 7 liradan satılıyordu ama bir hafta içinde fiyatı 12 lira oldu, yani anlayacağınız gibi zam yüzde 70 civarında, bu da enflasyonu etkiler mi, ayrı bir merak konusu.

İkinci olay ise daha ilginç! Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Tedarik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne atanan Kaymakam Zikrullah Erdoğan için bu karar aslında bir atama değil; devlet ciddiyetinin nasıl ayak altına alındığını gösteren bir karar! 30 yaşında bir kaymakamın bu yere atanması, akıllarda soru işaretleri yaratıyor. Ataması yapılan makam gereği bu kişinin tümgeneral rütbesinde olması gerekiyor. Atamayla birlikte kaymakam da bir anda tümgeneral oluyor. Ana muhalefetten ise bu konuda ses yok. CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve milletvekilleri suskun. Ama İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Şenol Sunat veryansın ediyor: “Evet, bu karar sadece bir atama değil, devlet ciddiyetinin nasıl yok edildiğinin ilanıdır” diyor. Bu duruma 22. dönem Manisa Adalet ve Kalkınma Partisi Milletvekili Bülent Arınç’ın da karşı çıkması ilginç. Bu atama olayını dünya basını da şaşkınlıkla izliyor ama bu karar Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’na ait. Tabii ki, bu kararlar da kafalarınızda yeni soru işaretleri yaratıyor.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, “Anayasa değişmeli” diyor ve “Kanuni –Esasi’yi takip eden 4 anayasaya rağmen Türk Milleti’nin yeni bir anayasa özlemi var” diyor. Evet, Türk Milleti yeni bir anayasa istiyor mu yoksa birileri için mi isteniyor?

Adalet ve Kalkınma Partisi seçimle alamadığı belediyeleri yolsuzluk yaptıkları iddiasıyla operasyon düzenleyerek çökertiyor ama bazı belediyeler kendiliğinden Adalet ve Kalkınma Partisi’ne katılıyor. İşte son olarak Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, “Bizim savunduğumuz CHP’den eser kalmadı. Bu CHP bizim CHP’miz değil” dedi. Acaba CHP yönetimi değişince eski CHP’den eser kalmadı mı demek istedi?

Şimdi ise gelelim daha önce yazdığım gibi Rusya Devlet Başkanı Putin, Rusya-Ukrayna savaşında barıştan yana ‘evet’ dedi. Neredeyse 7 seneyi aşkın bir süredir iki ülke savaş halinde. Bu savaşta Rusya hiçbir şey elde edemedi. Ukrayna ise Rusya’ya karşı oldukça iyi dayandı ve Avrupa’nın yardımı ile başa baş bir mücadele çıkardı. Ama iki taraf için zor günler geçti. Birçok Ukraynalı ve Rus genci ülkelerini terk ederek başka ülkelere gitti. Rus lider Putin’den önce Ukrayna ile barışın olmasını Rus Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zakharova, 9 Mayıs Zafer Bayramı’ndan önce açıklamıştı. Zafer Bayramı’ndan sonra ise Rus lider Putin, “Artık barış lazım” dedi. Rusya bu savaşta yoruldu ve hiçbir ilerleme kaydedemedi. Yaralılar dahil bir milyonun üstünde asker kaybı var. Artık Rus halkı da bu savaştan bıktı.

Putin, Rusya’da halk tarafından iyi bir lider olma vasfını da artık kaybetti. Korkuyor, çünkü kendisine yapılacak suikastlar olabileceğini düşünüyor; ona karşı önlemlerini artırarak hazırlıklı davranıyor. Son olarak Zafer Bayramı için büyük önlemler aldı. Putin, yaşı itibari ile yorgun ve yüzünde şişlikler görüldü bayram günü. Aynı zamanda Başkomutan olan Putin gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Küresel haber ajansları onun "Mesela (Ukrayna krizi) sona eriyor" demesini son dakika olarak acil koduyla yayınladı. Evet, görüşmeler ve barış anlaşmaları için Amerika Birleşik Devletleri’nde de çalışmaların başladığı öğrenildi.

Bazı Amerikalı analistlere göre, ABD Başkanı’nın Çin ziyaretini, iki süper güç arasındaki ilişkilerin yeniden kurulmasında (diplomatik ilişkiler değil, yedi yıl sonra resmileştirildiler, ancak siyasi ilişkiler) tarihi bir an olan Şubat 1972'deki Nixon gezisiyle karşılaştırıyorlar. Başkan Trump'un Pekin'e ikinci ziyareti (birincisi sekiz buçuk yıl önce, ilk döneminde gerçekleşmişti) gerçekten bu kadar olağanüstü bir öneme sahip mi göreceğiz?

Nixon’ın Çin'i, Amerika Birleşik Devletleri'ne ticari anlamda açması Çin’e sahip olmasını gerektirmiyor. Nixon’ın yaptığı bu ticari açılışı acaba şimdi de Trump mı kapatacak? Ya da tam tersine, sürekli yoğunlaşan rekabet yerine karşılıklı bağımlı anlaşma ve iş birliğinin, yönetilen rekabetin yeni bir çağını mı başlatacak? Evet, bunlar birer soru işareti. Amerikan Başkanı’nın Çin ziyareti Cuma günü (Yarın) bitecek. Bu da İran-Amerika Birleşik Devletleri savaşının son noktası olabilir mi, ya da savaş devam eder mi hep birlikte göreceğiz. Umarım haftaya yeni soru işaretlerimiz olmaz ve bu sorularımız da yanıt bulur.