17. ve 18. yüzyıl Avrupa’sında ilginç bir trend baş göstermiş; bir zamanlar korkulan ve ‘barbar’ olarak hor görülen Türkler, toprak fethine son vermeleri üzerine diplomatik ilişkiler ilerlemiş ve daha yakından tanınmışlar. Giyimleri, yedikleri, mimarileri ve ev dekorasyonlarıyla bir çeşit hayranlık unsuruna dönüşmüşler ve Turquerie adlı akıma yol açmışlar. Avrupalı aristokrat ve entelektüeller, evlerinin bir odasını sedirler ve el halılarıyla kaplamış, yeri gelmiş Osmanlı kıyafetleri giyerek ressamlara poz vermişler, misafirlerine lokum ikram eder olmuşlar.
Dünyada şimdilerde yeniden bir Türk rüzgarı esiyor.
New York’taki Metropolitan Museum of Art, yeni sergisi ‘Orientalism: Between Fact and Fantasy’de Müslüman çoğunluk topraklardan Batı’ya sanatın nasıl eriştiğini konu alıyor ve Osman Hamdi Bey’in eserleri başrolü oynuyor. Aynı zamanda Osmanlı’nın ilk Güzel Sanatlar Akademisi ve İstanbul Arkeoloji Müzesi’nin kurucusu olan ressam, Batı’da fetişe dönüşen imajının aksine, yerel bir yetenek olarak eserlerinde kendi topraklarını kendi gözünden anlatmış, eşi benzeri olmayan bir isim. Sergide diğer keşfedilebilecek olanlar arasında cam, seramik ve halı gibi türlü tarihi Anadolu eseri de yer alıyor.
New York’ta 24 Eylül’de Fashion Institute of Technology’ye ait galeride açılacak başka bir sergi ise, Türkiye’den kadın çiftçilerin, kooperatiflerin ve tanınmış isimlerin, tarım atıkları ve yerel tekstil malzemeleri yeniden değerlendirdikleri, yaratıcı ve sürdürülebilir işleri gözler önüne seriyor. ‘Soil to Surface’, toprakla arasındaki ilişki çağlar boyu zenginleşen Anadolu kadınının, tarımsal üretimi sanatsal pratikle bütünleştirmesini ve geleneksel hiyerarşilere meydan okumasını konu alıyor. MassArt Boston ise 30 Eylül 2026 - 28 Şubat 2027 tarihleri arasında hafızayı konu alan konseptüel işleriyle tanıdığımız sanatçı Banu Cennetoğlu’na ait ilk solo sergiye ev sahipliği yapıyor.
Okyanusun diğer ucunda, Londra’daki Victoria & Albert South Kensington Müzesi, 7 Kasım’da ‘Constantinople to Istanbul: One City, Two Empires’ adlı serginin kapılarını açmaya hazırlanıyor. 1600 yıllık olağanüstü sanat ve tasarım mirasını inceleyen bu sergi, sanatsal mükemmellikle tanımlanan şehre dair çarpıcı bir bakış açısı sunuyor. Sadberk Hanım Müzesi’nden 19.yüzyıla ait bir üçetek entari, 11.yüzyıldan altın bir Bizans ikonası ya da 1750 yapımı el yapımı ahşap tamburun yan yana geldiği bu etkileyici sergi, Koç’un sponsorluğunda düzenleniyor. Londra’daki An-Bar Gallery ise yaşayan efsane Gülsün Karamustafa’nın işlerini izleyiciyle 8 Ekim’de buluşturacağını duyuruyor.
Avrupa’nın diğer köşelerinde de bu etkinin izleri ayrıca sürülebiliyor; Huma Kabakçı’nın Çekya’daki Lidice Art Collection’a bağışladığı ve aralarında Ferruh Başağa’dan İpek Duben’e uzanan isimlere ait eserlerin yer aldığı sergi 7 Mart 2027’ye kadar ziyarete açık. Kara mizah ve varoluşçuluk arasında gidip gelen siyah-beyaz animasyon ve yerleştirme işlerin ardındaki isim Özgür Kar ise Basel’deki Kunsthalle Müzesi’nin 30 Ekim 2026 - 24 Ocak 2027 tarihleri arasındaki konuğu.
Bu yıl Berlinale’de Altın Ayı’yı kazanan İlker Çatak imzalı ‘Sarı Zarflar’ ve Gümüş Ayı Büyük Jüri Ödülü’nü kazanan Emin Alper’in yönettiği Kurtuluş gibi yapımlardan sonra, sinemaseverleri Nuri Bilge Ceylan’dan ‘Yorgun Güneş’ adlı yeni yapımı bekliyor. Fransa’da şimdilerde vizyona giren, Hüseyin Aydın Gürsoy’un yönettiği ‘Une Affaire Turque’ adlı yapım ise Türk kökenlerinden uzaklaşarak büyük bir Fransız hukuk firmasında ortak olma yolundan ilerleyen Mathieu Mustafa’nın sorunlu bir hemşerisinin hayatına girmesiyle kendini bir yolsuzluk skandalının içinde bulmasını konu alıyor ve ırkçılık, aidiyet ve etnik köken gibi başlıkları inceliyor.
Edebiyat alanında Elif Şafak’ın ‘One Brief Moment All Eternity’ adlı yeni kitabı Ekim ayında önce İngilizce okurlarıyla buluşmaya hazırlanırken, ‘The Renovation’ın yazarı Kenan Orhan şu sıralar Booker Ödülü’ne aday gösterilmesiyle konuşuluyor. Müzikte ise genç piyanist Carmen Dilara Bağış Hırvatistan’da düzenlenen Jurica Murai Uluslararası Piyano Yarışması’nda 15-17 yaş kategorisinde geçtiğimiz aylarda birinciliğe layık görülürken, Türk asıllı rap şarkıcısı İnci ‘INJI’ Gürün’ün Amerika’daki konser görüntüleri sosyal medyada viral oluyor. 15 yaşındaki Gaziantepli satranç oyuncusu Beren Kalyoncu ise bu yaz Avrupa Satranç Şampiyonu olduktan sonra şimdilerde Eylül ayında düzenlenecek Dünya Şampiyonası’na hazırlanıyor.
Türkler türlü kulvarda, zeka ve yaratıcılıklarıyla dünya gündemini korku salmadan işgal ediyor, bize de alkışlamak düşüyor.