Ağaç yaşken eğilir… Bu söz halk arasında genç yaşta verilen eğitim için kullanılır. Fakat geçtiğimiz günlerde iki genç kızımızın yaptığı hareketler sosyal medyada gündem oldu. Gecenin bir vakti bu iki genç arkadaş yol kenarına dikilen çam ağacını tekmeliyorlar. Bununla yetinmeyip üzerine basıp kırmaya çalışıyorlar. Ve bu görüntüler ne yazık ki İzmir’den…
Peki amaç ne? 
Neyin hırsı bu? 
Anlamak mümkün değil.
Betonlaşan kentlerin içerisinde minicik bir yeşilliğe ihtiyacımız olduğu dönemde neyin kafasıdır? Artık ‘Bizim zamanımızda böyleydi’ gibi gençlik karşıtı söylemlere girmeyeceğim. Bu işler aile terbiyesi ve eğitimden geçiyor. Yani ‘Ağaç yaş iken eğilir.’ Bu sinir bozucu görüntülerin aksine İzmir’de güzel şeyler de oluyor.
Karşıyaka Belediyesi’nin, şehrin içindeki ağaç ve yeşil alan varlıklarının artırılması için yaptığı çalışmalarla ilgili bir haber okudum. Çok hoşuma gitti. 
Küresel iklim krizinin etkilerine karşı başlatılan proje çerçevesinde 5 yıl dolmadan 100 bin ağaç hedefi aşıldı. TEMA’nın destekleriyle Cumhuriyet’in 100. yılı anısına da 100 gönüllü tarafından 100 fidan toprakla buluşturuldu. 
Burada kimsenin reklamını yapmıyorum. Ama doğaya ve yeşile katkı yapan herkesi başımızın üzerinde taşırız. Karşıyaka’da sayısı 394’e ulaştırılan park ve 13 ağaçlandırma alanında yurttaşların katılımıyla bölgenin iklimine uygun fidanlar dikildi. 231 bin 905 metrekare alana kurulan Karşıyaka Kent Ormanı’nda da sağlıklılaştırma çalışmalarına aralıksız devam ediliyor. TEMA’nın gerçekleştirdiği proje kapsamında da 50 fıstık çamı ve 50 meşe fidanı Mustafa Kemal Mahallesi 1. kısım ağaçlandırma alanına dikildi.
Karşıyaka Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Hepimizin ortak hedefi sürdürülebilir bir hayata kavuşmak. Özellikle kent merkezlerinde, yapılaşmanın yoğun olduğu bölgelerde en büyük ihtiyacımız sağlıklı ağaç varlığını barındıran yeşil alanlar” diyor. Bence çok da haklı. Sonuç itibariyle şehrin içinde doğa çok önemli. En azından bunu artıramıyorsak bile korumamız gerekiyor. Böylesi de önemli bir katkı. 
Bu anlamda dikkati çekeceğim iki nokta var. Bir tanesi İzmir’in tam göbeğindeki Kültürpark… Oradaki köklü ağaçları bugün dikseniz yıllarca bu hale gelemez. 
Diğer nokta ise; Kent Ormanı… Deniz ve yeşilin merkezde buluştuğu böylesine büyük bir alan kolay kolay oluşmaz. Bundan sonra belediyelerin başına hangi partiden hangi başkan gelirse gelsin tek umudum bu değerleri korusun. Binayı kısa sürede dikersiniz ama diktiğiniz bir fidanı kısa sürede ağaç yapamazsınız.