Türk futbolunda uzun yıllardır altyapıya yatırım denildiğinde hep Altınordu akla gelirdi. Son zamanlarda ise Trabzonspor’un altyapısı ülkede ve Avrupa’da önemli başarılar elde etti. Fakat Göztepe’de yönetimin değişmesi ile birlikte atılan adımlar meyvelerini verdi. Sarı kırmızılıların A Takımı, Avrupa hayalini kurup kıl payı kaçırdı, fakat gençler o hedefi ıskalamadı.
İşte tam da böyle bir dönemde Bursa’dan gelen bir final haberi, yalnızca bir kupanın değil, bir futbol aklının da kazanabileceğini gösterdi.
UEFA U-19 Gelişim Ligi Türkiye finalinde Göztepe, güçlü rakibi Trabzonspor’u 3-1 mağlup ederek şampiyonluğa ulaştı.
Fakat bu zaferin önemi yalnızca skor tabelasında yazan rakamlardan ibaret değil. Bu maç, genç oyuncuların yeteneğinin, doğru planlamanın ve saha içindeki mücadelenin öne çıktığı bir futbol hikâyesiydi.
Bursa Minareli Çavuş Spor Tesisleri’nde oynanan karşılaşmaya Göztepe adeta fırtına gibi başladı. Yusuf Ali’nin penaltıdan attığı gol, Sarı-Kırmızılı ekibin maça ne kadar istekli çıktığını gösteriyordu. Trabzonspor ise kolay teslim olmadı. Taha Emre İnci’nin golüyle gelen beraberlik, finalin heyecanını ortaya koydu. İlk yarı sonunda skor eşitti ama oyun bize ikinci devrede daha büyük bir mücadele izleyeceğimizin sinyallerini veriyordu.
Ve öyle de oldu.
İkinci yarıda sahada oyunu daha fazla isteyen, daha cesur oynayan bir Göztepe vardı. Özellikle Franck Pah Gouhon’un performansı finalin kaderini belirledi. Attığı iki gol yalnızca skoru değiştirmedi; takım arkadaşlarına özgüven, rakibe ise baskı yükledi. Bu futbolcunun transferi sonrasında basında yer alan haberleri hatırlatmak isterim. Fildişili futbolcunun internet aramalarında bilgileri çıkmayınca birçok saçma yorumlar yapılmıştı. İşte “Ne olduğu belirsiz futbolcuları alıyorlar” gibi bir sürü zırva. Oysa ki o ülkede genç oyuncuların data bilgileri tutulmuyordu.
Bugün Türk futbolunun en büyük ihtiyacı yalnızca yıldız transferleri değil; kendi yıldızlarını yetiştirebilen kulüp kültürleri oluşturabilmek. Göztepe’nin bu şampiyonluğu, altyapının bir “yan proje” değil, kulübün geleceği olduğunu yeniden hatırlattı. Trabzonspor cephesinde de kaybedilmiş bir finalden çok, kazanılmış tecrübeler olduğunu görmek gerekiyor. Çünkü bu yaş grubunda asıl mesele yalnızca kupa kaldırmak değil, yarının profesyonellerini hazırlayabilmek.
Belki yıllar sonra bu finalde sahaya çıkan bazı gençleri Süper Lig’de, Avrupa’da ya da A Milli Takım formasıyla izleyeceğiz. O gün geldiğinde Bursa’daki bu final, sadece bir gençlik maçı olarak değil; bir başlangıç hikâyesi olarak hatırlanacak.
Bir küçük eleştiri de organizasyon için yapabilirim. Şampiyonluk kupasının sahanın ortasında kurulan bir plastik masa üzerinde verilmesi üzücüydü. Bir başka yakışmayan olay ise karşılaşmanın sonuna doğru çıkan saha içi kavga. İki takımın oyuncuları da önemli camiaları temsil ettiğini unutmaması gerekiyor.
Sonuç olarak ağabeylerinin kaçırdığı hedefi gerçekleştiren bu gençleri ayakta alkışlıyorum. Kısaca: Göztepe Avrupa’da!