Buca, tarihinde görülmemiş belediyecilik hizmeti alıyor. Tarihte görülmemiş diyemeyeceğim, belki vardır ama Buca'nın tarihinde böylesine iyi belediyecilik kimseye nasip olmaz. Mesela Özmen Caddesi... Buca'nın kalbi, beşiği, Mustafa Kemal Atatürk'ün heykeli bakıyor yola, daha ne olsun... Evet, ben de onu soruyorum, daha ne olsun? Mesela 3 yılda en az 4 kez asfaltı yenilensin. Günlerce, haftalarca kapalı kalsın. Zaten Buca, yol kapasitesi ve nüfus varlığı oranıyla ülkemizin yaşaması en zor ilçelerinden biri. Bir de aynı yolu defalarca yıkıp yeniden yapan bir belediyecilik anlayışı varsa bunun altındaki pis kokuyu herkes alabiliyor demektir.
Kısacası burada apaçık bir şekilde kamu zararı yaratılıyor. Günden güne artan maliyetleri de üstüne koyduğunuzda sadece 3 yıl önce yapılan asfalt ile bugün yapılan aasfalt arasında da ciddi fiyat farkı var. E o zaman demezler mi, hani silkeleniyordunuz, hani çok işçi vardı, hani SGK borcunu bile ödeyemiyordunuz... Kabul ediyoruz, özellikle İzmir'deki belediyelere karşı ciddi bir sindirme politikası uygulanıyor, başkanlar, müdürler hapis korkusuyla yaşıyor, buna rağmen belediyecilik yapmak zor... Ancak temel belediyecilik hizmeti ve bir yolu kısa sürede defalarca yapmak arasında manalı bir korelasyon yok. Basit bir pazar günü Üçkuyular Meydanı'ndan Dokuzçeşmeler'e çıkan yoldaki hiçbir çöp konteyneri boşaltılmamış, tarihi Buca tren yoluna yapılan çevre düzenlemesi, yapıldığı günden beri bir kez olsun tadil edilmemiş. Parklara konulan Engelli Aracı Şarj İstasyonları kendi kaderine terk edilmiş. Ne olduysa Buca'nın sokakları defalarca asfalt serim merkezi olmuş.
Buca'da bir siyaset çekişmesi olduğu herkesin malumu. Seçilen belediye başkanı partisini memnun edip üst yönetimi oluşturmaktan başını kaldıramıyor. Görkem Duman başkanlığını sürdürdüğü süreçte maalesef hiçbir şey yapamadı. Sadece Görkem Duman değil, önceki 2 belediye başkanı için de maalesef aynı şey geçerli. Bir önceki başkana selam veren hemen gitsin diyen, yapılmış işleri ignore edip iyileştirme yapmaktan kaçınanlar ancak başkan değil süs olur.
Üstüne üstlük Görkem Duman'ın tutukluluğu sonrası binbir toplantı sonrası aday gösterilen Hüseyin Benzer'in ve parti meclisi üyelerinin CHP'de kalmaya devam etmesi büyük fiyasko. Partide son yıllarda bu ve benzeri fiyaskoların hesabını kimse vermediği için yukarıda anlattığım gibi açık açık, göz göre göre kamu zararı oluşturulmasının da hesabını kimse vermeyecek.