Yangınlarda diri diri yakarlar bizi.

Yananlar vazgeçmez özünden, tutuşur beden de sönmez fikrin ateşi.

Kızılbaşım döner semahını turna gibi,

Yak diye çığıranların soğumaz içi,

Gül'e yel değer, Hasret'im tutuşur, sözü göğe erişir.

***

Bir insan ömrünü, neye vermeli biliriz.

Sazından sesi yankılanır yüreklerde deriz.

Dostu yarelerir, her yanı parelenir, ağrır içimiz,

Akarsu'dan savrulur külümüz,

Muhsin yanar da gönülden mihmana benzer turna gibi.

***

Gökyüzünde pervane gibi dönen turnalar,

Alevlerin arasından yankılanır türküler,

Abdal Pir Sultan'dan hü diyenler,

Sazını, sözünü Allah, eyvallah diye çekenler,

Nesimi tutuşur alevlerde, bir olur 33 can.

***

33 can, 33 yürek, 33 insan diri diri yakıldı. Metin Altınok'un sözleri hiç unutulmadı: kalanlar ölenler için şiir yazar...

Yanmadık, yaşadık, kaldık, ölenler için şiirler yazdık, türküler söyledik, semahlar döndük. Kızılbaşlar Pir Sultan Abdal'dır, dik durur Hızır Paşa'ya, bir ölür, bin dirilirler.

Açılın kapılar, şaha gidelim

Siyaset günleri gelip yetti çoktan, geçti aradan 33 yıl. Şimdi her can, bir yıl. Yobazların ateşi yaktı kül etti yürekleri 33 yıl önce, 33 can yandı, yitti, gitti. Şimdi yine aynı terane. Sözleriyle, düşünceleriyle yakıyorlar kızılbaşları, ellerinden gelse, yine diri diri yakacaklar, yine durduran olmayacak, yine göğe ulaşacak alevler, geride acısı kalacak.

Açılın kapılar, şaha gidelim

Hızır paşa bizi berdar etmek istiyor, canı istediği alevi, canı istediği kızılbaş, canı istediği rafizi oluyor, yakılan yıkılan biziz.

Kapılan koltuklar Hızır paşa için

Madımak'tan 33 yıl sonra, Maraş'tan 48, Çorum'dan 46, Yavuz'dan 512 yıl sonra kızılbaşlar yine hedefte. Aleviyim diyenler bugünün Hızır paşasına arka çıkıyor, maşası oluyor. Koltuk için butlancılık oynayanlar, özüne gölge düşürüyor.

***

Sözünden dönmez yiğit olan,

Önce Hakk, Muhammed, Ali diyen,

Yüz süren Pir Sultan ceminden,

Gel vazgeçme doğru yolundan.

Gün gelir anlarsın yanıldın,

Bizden olan bize kırdırdın,

Kul ettin kendini Hızır'ın,

Gel vazgeçme doğru yolundan.

Sözümüz ezelden ebede,

Muhammed Ali'den gelene,

Madımak'ta yanan canlara,

Gel vazgeçme doğru yolundan.

Canım tutuşur yanar sazım,

Haydar özüm kızılbaş adım,

Varırım şaha kül olurum,

Gel vazgeçme doğru yolundan.