İzmir’in bilinen ilk valisi Kara Subaşı İbrahim Ağa’dır. Batı Anadolu seferinde (1390), Osmanlı hakimiyetine giren İzmir’de İbrahim Ağa’nın İzmir Subaşılığı tam 12 yıl sürdü. 1402 yılında Ankara Meydan Muharebesi’nin kaybedilmesi sonucu padişah ve şehzadeler arasında saltanat çekişmesinden istifade eden Ankara Beyleri, Timur’un da desteğiyle bağımsızlığını ilan ettiler. Timur, İzmir’i ele geçirdi.

İzmir’de o yıldan bu yana yüzlerce subaşı ve vali görev yaptı.

İçlerinde ilginç olanlar da vardı. 1861’de göreve getirilen Serasker Hasan Paşa, huzuruna gelenlere ayaklarını öptürürdü. 1875’de vali olan Ahmet Paşa okuma yazma bilmezdi. 1919’da valiliğe getirilen Kambur İzzet Paşa, vatan haini olarak bilinirdi. İşgal yıllarında valilik yaptı ve ne kadar İttihat ve Terakki’ci varsa hepsini jurnalleyip sürgüne gönderdi.

11 Ocak 1875’te göreve getirilen Ahmet Rasim Paşa, saraya kırgındı. Huzura davetlere katılmaz, İzmir’e gelen yüksek erkanı da ne karşılar ne konuşurdu.

16 Ekim 1910’da göreve gelen Hüseyin Nazım Paşa’nın 5 tane tiyatro eseri vardı.

Şimdi gelelim; İzmir’de hangi eserin hangi valiye ait olduğuna:

.İzmir-Aydın demiryolu inşaatı 1 Ekim 1857’de göreve gelen Alyanak lakaplı Mustafa Paşa tarafından başlatıldı.

.Alsancak Tren İstasyonu’nun yapımına o başladı. Kızılçullu (Şimdiki Şirinyer) ile Buca arasındaki ilk banliyö hattının levantenler tarafından kurulması onun döneminde gerçekleşti. Bu hatta “Paradiso” adı verildi.

.Yanan Adliye binası (Şimdi Milli Eğitim Müdürlüğü binasının olduğu yer) ve İzmir Havagazı Fabrikası 1861-1862 yılları arasında görevde kalan Serasker Hasan Rıza Paşa tarafından yapıldı.

.İzmir Rıhtımı’nın yapımına: 1 Eylül 1865- 1 Mayıs 1867 tarihleri arasında görevde kalan Mehmet Raşid Paşa zamanında başlandı.

.İzmir Rıhtımı’nın yapımı 1 Eylül 1865- 1 Mayıs 1867 yılları arasında görevde kalan Mehmet Sabri Paşa zamanında hızlandırıldı. Paşa, aynı zamanda İzmir Hükümet Konağı inşaatını da hızlandırdı. Birinci Kordon’un yapımı onun yıllarına rastlar.

.Hisar Camii yanında bulunan ve Parlamenterler Binası olarak kullanılan tarihi Belediye binası 13 Eylül 1871’de göreve getirilen Ahmet Hamdi Paşa zamanında yapıldı.

.Kestelli Caddesi ile İkiçeşmelik arasında kalan bölümün ıslahı, Sarıkışla ile Göztepe arasında deniz kenarında bir yol yapmayı başarmak da sonraları Abdülhamid’in boğdurduğu Mithat Paşa’ya nasip oldu.

.Karantina’daki askeri hastane ile adliye binasının tamamlanması da 8 Temmuz 1884’te göreve gelen Halil Rifat Paşa tarafından gerçekleştirildi.

.Konak-Güzelyalı Yolu’nu 13 Temmuz 1891’de göreve gelen Nazif Paşa yaptırdı.

.İzmir Saat Kulesi’nin temeli, 9 Ekim 1891’de göreve gelen Abdurrahman Nurettin Paşa tarafından atıldı.

.Eşrefpaşa Hastanesi’ni İzmir’e, 17 Kasım 1895’te göreve gelen Kıbrıslı Mehmet Kamil Paşa kazandırdı.

.Eşrefpaşa Caddesi’nin tamamlanması, Milli Kütüphane, İl Sağlık Müdürlüğü binası, Elhamra Sineması, Kız Lisesi ve Bahribaba Parkı “Koç Bilek” olarak anılan Rahmi Bey (Evrenos) Aslan’a nasip oldu.

.Atatürk Heykeli’ni 27 Mart 1926’da göreve gelen Kazım Dirik Paşa yaptırdı.

.Buca’daki Türkiye’nin en büyük sanatoryumunu (Verem Hastanesi) 30 Temmuz 1942’de göreve gelen Fazlı Güleç yaptırdı.

.Balçova Kaplıca Tesisleri, 25 Ocak 1981’de valiliğe getirilen Hüseyin Öğütçen tarafından kuruldu.

Bir bunlar eksikti

Cezaevi bulunan pek çok ilçede görevli savcılar, o kentte faaliyet gösteren kırtasiyecilerden “Endonezce Konuşma Kitabı” temin etmelerini istediler.

Bu kitabı gördüm. Endonezce öğrenmek ya da konuşmayı öğrenmekle uzaktan yakından ilgisi yok.

Anlaşılan cezaevlerimizde çeşit giderek artıyor. Afganlılar, Suriyeliler, Iraklılar derken şimdi de Türkiye’ye en uzak ikinci veya üçüncü olan Endonezya’dan bile misafirlerimiz var. Bu kitap, cezaevlerinde bulundurulacak ve Endonezya’dan gelip de cezaevine düşenlerle iletişim kurulmasına yardım edecek.

Ne mümkün…