Sağlık turizmi verilerine göre geçtiğimiz yıl, tedavi veya turizm amaçlı olarak İzmir’e gelip sağlık hizmeti alan kişi sayısı 110 bine ulaşmış ve bu yolla İzmir ekonomisine sağlanan katkı 400 milyon doları bulmuş durumda.

İzmir Sağlık Turizmi Derneği verilerini inceliyorum. İzmir, sağlık turizmi pastasından ülke genelinde önemli paylardan birisine sahip. Başta obezite cerrahisi olmak üzere, plastik cerrahi operasyonları alanında da hastalar tarafından en çok tercih edilen kentlerden birisi kentimiz. Bu alanları diş hekimliği hizmetleri ve göz hastalıkları takip ediyor. Veriler, İzmir’e en çok hastanın İngiltere’den geldiğini, bu ülkeyi Almanya’nın, Almanya’yı da İran ve İzlanda’nın izlediğini gösteriyor.

İzmir Sağlık Turizmi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Bülent Cinel, İzmir’e medikal turizmden gelen gelirin yaklaşık 220 milyon dolar olduğunu, yaşlı ve engelli turizmi, termal turizm, dünya genelinde günden güne popüler hale gelen “Wellnes turizmi”- (Sağlıklı yaşam, dinlenme, yoga, SPA ve doğal güzelliklerle çevrili destinasyonlar) gibi alanlar ve diğer tüm sağlık turizmi getirileri ile birlikte yaklaşık 400 milyon doları bulan bir geliri İzmir ekonomisine katkı olarak sunduğunu düşünüyorum” diyor ve;

“2023’ten bu yana ülke genelinde medikal turizmde yatay giden ya da hafif şekilde gelişen bir artış var. Bunun yanında sağlık turizminin diğer unsurlarının da gelişmesiyle gelirimiz her yıl artmakta. Ülkemizde 2025 yılında sağlık turizmi geliri 12 milyar doları aşmış, son yıllarda sağlık turizmi çeşitliliği konusunda da çalışmalar genişletilmiş durumda. Daha önce sağlık turizmini medikal turizm, termal turizm, yaş ve engelli turizmi diye üçe ayırıyorduk daha sonra “Welnes turizmi” eklendi. Son zamanlarda sağlık turizmi gayrimenkulleri, mental sağlık turizmi, kişisel bakım ve güzellik, tamamlayıcı ve geleneksel tıp gibi birçok segment eklenmeye başlandı. Bu da sağlık turizmi gelirlerinin, öteki alanlardaki turizm gelirleriyle rekabet etmeye başlamasını sağladı ve pasta o kadar büyüdü ki, şu anda en önemli sektör haline geldi. İzmir de, bu paralelde yeni eğilimlere erken reaksiyon verebilirse bu yarışta önemli bir zaman ve gelir kazanılmış olacaktır” şeklinde görüşlerini özetliyor.

İzmir, tarih boyunca sağlık ve şifanın merkezi olmuş, bagajında böyle büyük bir mirasın sahibi olmak gibi bir miras var. Antik dönemden bugüne kadar uzanan bu miras, İzmir’in bu alanda bir adım öne çıkmasını sağlayan en önemli faktör ve en önemli özelliklerden birisi. O nedenledir ki kentimiz İzmir, sağlık tesisleri, uzman sağlık kadrosu ve sahip olduğu doğal güzelliklerle gelişiyor, ilerliyor. Devam eden süreçte önceliğimiz, sağlık turizmi için çok daha uygun bir destinasyon olma yolunda hızla ilerleyen İzmir’i, taşıdığı bu olumlu potansiyeli daha da öteye götürecek proje ve yatırımlarla sadece sağlık sektörü için değil, aynı zamanda ekonominin farklı alanları için de büyük fırsatlar sunan, otellerden restoranlara, ulaşımdan perakende sektörüne kadar yarattığı sinerji ile yerel ekonomiyi canlandıran, istihdam olanaklarını artıran, sağlık hizmetlerinde geliştirdiği bu rekabet ve yükselttiği kalite sonucu hem yerel, hem de uluslararası hastalar için daha iyi hizmet sunulmasını sağlayacak olan sağlık turizminin parlayan yıldızı, dünya sağlık turizminin başkenti yapmak olmalıdır.

Ve son tahlilde; İzmir’i sağlık turizminde daha üst sıralara çıkarabilmek için çok daha fazla kişiyi ağırlamaktan öte, daha seçici, daha yüksek gelir getirici, nitelikli, katma değeri yüksek hizmet sunmak, bu yolda ilerleyebilmek için de hedef ülkeleri doğru tespit etmek, sadece iklimi ve jeotermaliyle tanınırlık ve bilinirliği, “Sadece iklim ve jeotermali olmayan”, insanı ve coğrafyasıyla, her şeyiyle sağlık turizmine gelen bütün insanları mutlu edecek ortama sahip olan kentimiz İzmir’i bu alanda çok daha hızlı yol alır hale getirmek, yalnızca sağlık turizminde değil, aynı zamanda 12 aya yayılan turizm hareketliliğine de sağlık turizminin ivme katması, kentimizdeki turizm şehri potansiyelinin ortaya çıkarılması mümkündür diyorum.