Geçtiğimiz hafta düzenlenen 15. Uluslararası Moskova Bale Yarışması’nda balerin Nilay Tahiroğlu, 18 kişinin finale kaldığı ‘Büyük Kızlar Solo’ kategorisinde özel diploma ödülüne layık görüldü ve efsanevi Bolshoi Tiyatrosu’nda Türkiye için tarih yazdı. Jüri üyeleri arasında yer alan değerli sanatçı ve bakanlık danışmanı Tan Sağtürk heyecanla süreci ve mutlu haberi sosyal medyada paylaşırken, genç yetenek de bale hocası koreograf Volkan Ersoy’a minnettarlığını ifade etti. Dünya estetik ve sanattan çok uzakta bir gündemle meşgulken, bu yarışma ve haberin zamanlaması belki bir tesadüf belki de bir hatırlatma görevindeydi.
Bale… Rönesans İtalya’sından Fransız Sarayı’na Catherine de Medici’nin taşıdığı, XIV. Louis’nin bizzat kendisinin de dans ederek kurallarını şekillendirdiği, sonrasında ise Rusya’da Bolshoi ve Mariinsky Tiyatrolarında mükemmelleşerek günümüzdeki formatını alan, sözlü ifadenin yerini hareket ve müziğe bıraktığı zarif ‘storytelling’ sanatı. Öylesine zamansız, sürükleyici ve hipnotik bir etkisi var ki, diğer sanat dallarına da konu olmasıyla popülerliğini hiç kaybetmiyor. 19. yüzyıl Empresyonist ressam Edgar Degas’nın yağlıboya tabloları ve içlerine gizli, o dönemin dansçı kadınlarının ekonomik ve sosyal mücadelesine dair ipuçları, baletlerin karşılaştıkları homofobik önyargıları konu alan 2000 yapımı ‘Billy Elliot’, Natalie Portman’a En İyi Kadın Oyuncu Oscar’ını kazandıran ve tutku, hırs, istismar ve ruhsal yıpranmayı işleyen ‘Black Swan’... Güzel sanatlar ve filmlere konu olan bale, sahnede sergilenen Kuğu Gölü, La Bayadère ya da Don Kişot gibi masalsı, aşk, neşe ve acı dolu senaryoları, Tchaikovsky ya da Prokofiev gibi dahi kompozitörlerin melodileriyle anlatılırken, perde arkasında gerçek dramlar da yaşanıyordu. Gabrielle ‘Coco’ Chanel ve Pablo Picasso gibi arkadaşlarının desteğiyle Igor Stravinsky imzalı ‘The Rite of Spring’ eserini sahneleyen direktör Sergei Diaghilev ile psikolojik çöküşle kariyeri erken yaşta son bulan balet Vaslav Nijinsky arasındaki kara sevda, Sovyet Rusya'nın baskısından kaçmasıyla politik bir polemiğe dönüşen dans efsanesi Rudolf Nureyev, tıpkı ‘Kuğu’nun Ölümü’ parçasıyla meşhur oluşu gibi dünya turnelerinin verdiği yorgunluktan trajik bir şekilde genç yaşta zatürreden vefat eden Anna Pavlova gibi insan hikayeleriyle dolu bale tarihi.
Günümüzde, sanatın içinde olmayanlar üzerinde balenin etkisi ilham ve kültürel beslenmenin ötesine geçmeye devam ediyor. Önce askerlerin sonra bale dansçılarının fizik tedavi için tercih etmesiyle bugüne ulaşan pilatesin yüz binlere iyi gelmesi bir yana, Rosalia yeni albümünün turnesinde tütü ve point patiklerle sahne alıyor, babet ayakkabılar bu sezon Tom Ford markasında Haider Ackermann yorumuyla erkeklere uyarlanıyor, ayrıca bu hafta Birkenstock terliklere bale dokunuşu getiren Repetto işbirliği konuşuluyor ve Fransız müzisyen Serge Gainsbourg’un sahnelerden sokaklara taşıdığı Repetto’nun Zizi model dans ayakkabıları bu yıl Celine kreatif direktörü Michael Rider yorumuyla yeni birer sneaker hitine dönüşüyor. Bale ilham vermeye devam ediyor.
İnsan vücudunun ve zarafetin sınırlarını zorlayan, bolca özveri ve disiplin gerektiren klasik dans ekolünün izlerini takip ederek kültürü ve güzelliğiyle beslenebilir, hatta böylesi tasarımlarla onu hayatınıza dahil edebilir ya da 31 Temmuz - 13 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşecek 23. Uluslararası Bodrum Bale Festivali için şimdiden biletlerinizi ayırtabilirsiniz. Hem izleyicisi hem de çocukluğunda balenin insan ruhu üzerindeki iyileştirici etkisiyle tanışmış biri olarak, her türlü gündeme rağmen bize güzel olanı hatırlatan tüm sanatçılara teşekkürlerimle.