Lig ikincisi Karşıyaka ile lider Kütahyaspor…

Yer İzmir.

Aradaki puan farkı maç öncesi sadece 4’tü ama anlamı çok büyüktü.

Karşıyaka için bu maçın tek bir karşılığı vardı: Kazanmak.

Kütahyaspor içinse hesap daha basitti: Yenilmemek.

Çünkü bu ligde 4 puanlık fark, özellikle de bu iki takım seviyesinde, kolay kapanmıyor. Onlara çelme takabilecek takım sayısı da yok denecek kadar az.

Ama sahadaki tablo, kağıt üzerindeki bu büyük randevunun çok gerisinde kaldı.

Hava da futbol da soğuk

İzmir son haftalarda garip bir hava döngüsünün içinde. Bir hafta 10 derecenin üstü, ertesi hafta sıfıra yakın… İlçeden ilçeye bile değişiyor. Karşıyaka nispeten ılıman olsa da, maç saatinde Alsancak adeta kar soğuğu gibiydi. Körfezden esen rüzgar, tribünleri de sahayı da dondurdu.

Taraftar üşüdü.

Basın mensupları üşüdü.

Futbolcular da bundan payını aldı.

Evet, Kütahyasporlu oyuncular normalde daha sert soğuklara alışık olabilir ama bu rüzgarlı İzmir soğuğu, kar soğuğundan bile daha acımasızdı.

Bu şartlar altında iki takım da kötü bir futbol ortaya koydu.

Bana Galatasaray–Fenerbahçe derbilerini hatırlattı. Kağıt üzerinde kalite tavan, sahada ise stres yüzünden oynanamayan bir oyun… Burada da benzer bir tablo vardı. Gerilim yüksekti, hata yapma korkusu futbolun önüne geçti.

Ama hakkını teslim edelim; saha içinde centilmenlik üst düzeydeydi. Düşeni kaldıran, hata sonrası özür dileyen oyuncular gördük. Keşke futbol da bu centilmenlik kadar akıcı olsaydı.

Karşıyaka oyunda üstündü

Maça daha iyi başlayan taraf Karşıyaka’ydı. Topa daha çok sahip oldular, oyunu rakip sahaya yıktılar. Ama iş ceza alanına geldiğinde… Koca bir boşluk.

Yaklaş, yaklaş, sonra basit bir pas hatası ve top kaybı.

90 dakika boyunca izlediğimiz tablo buydu.

Kanatlar neredeyse hiç devreye girmedi. İleride çoğalamadılar. “Bal yapmayan arı” demek isterim ama o kadar bile organize değildi. Aslında Karşıyaka’nın üstünlüğü sadece topa sahip olmaktan ibaretti.

Savunma tarafında ise oldukça rahattılar. Kütahyaspor’a sadece iki ciddi fırsat verdiler, biri gol oldu. Defans hattı çevik, zamanında pres yapan ve tehlikeyi büyümeden bitiren bir görüntü çizdi.

Takımda net bir maestro eksikliği var. Oyunu yönlendirecek, savunma ile hücum arasında köprü kuracak bir oyuncu yokluğu çok hissediliyor.

Bu maçta gözler doğal olarak Adem Yeşilyurt üzerindeydi.

Bir Fenerbahçe söylentisi, bir Trabzonspor iddiası, en son Maribor… Transfer piyasasının gözde ismi.

Ama sahadaki performansı, bu beklentilerin oldukça gerisindeydi. Kendini göstermek istedi, olmadı. Kötü bir gün geçirdi.

Kütahyaspor kötünün kötüsüydü

Açık konuşalım: Kütahyasporlu oyuncular lider gibi oynamadılar.

Hatta hücum anlamında son derece silik bir görüntü verdiler. Ceza sahasını bırakın, çevresine bile topla gelmekte zorlandılar. Hücum hattı neredeyse yok gibiydi.

Ama onların bir avantajı vardı: Beraberlik de işlerine yarıyordu.

Hiç panik yapmadılar. Rahat, sakin ve kendine güvenli bir oyun oynadılar. Kaleciden pasla çıkmayı denediler, Karşıyaka’nın yetersiz presi sayesinde bunu çoğu zaman başardılar. Pres geldiğinde ise çözüm basitti: Topu ileriye vur.

Kütahyaspor bu ligi iyi tanıyor.

Yıllarca Play-Off oynayıp çıkamayan bir takımın bu sezon şampiyonluğu ne kadar istediğini, yaptığı transferlerden anlamak zor değil. Deneyimli, üst lig görmüş oyuncularla dolu bir kadro kurdular. Yetmedi, lider olmalarına rağmen transfer yapmaya devam ettiler.

Evet, para her zaman başarıyı garanti etmez…

Ama çoğu zaman sağlar.

Biri dinamik diğeri teknik

İki takım arasındaki farkı tek cümleyle özetlersek:

Karşıyaka: Daha dinamik, daha çok koşan, daha çok savaşan

Kütahyaspor: Daha deneyimli, daha teknik, daha soğukkanlı

Hesaplar değişti

Bu mağlubiyetle Karşıyaka, liderin 7 puan gerisine düştü. Bu farkı kapatmak artık mucizelere bağlı. Gerçekçi hedef, Play-Off gibi görünüyor.

Kütahyaspor ise uzak ara lider. Görünüşte rahatlar ama onları bekleyen iki önemli tehlike var:

Birincisi rehavet.

İkincisi ise bu kadar üst düzey oyuncunun bir arada olmasının yaratabileceği takım içi gerilim.

Disiplin bozulur, denge şaşarsa işler bir anda karışabilir.

Şimdilik kazanan Kütahya.

Ama hikâye, son düdük çalmadan bitmez.