İlk iki gün yabancı sınırının ekonomik tarafını ve Avrupa’daki üretim modelini konuşmuştuk.
Bu serinin son yazısında ise sorunun en kritik yerine geliyoruz:
Türkiye neden oyuncu üretemiyor?
Ama daha doğru soruyla başlayalım.
Türkiye’de oyuncu yok mu?
Var.
Binlerce var.
Süper Lig’in altında 1. Lig, onun altında 2. Lig, 3. Lig ve amatör seviyeye kadar uzanan geniş bir profesyonel futbol havuzu var.
Her hafta binlerce Türk futbolcu sahaya çıkıyor.
O halde eksik olan şey sayı değil.
Eksik olan şey kalite.
***
Yabancı sınırını savunan yaklaşım genelde şunu varsayar:
“Daha fazla Türk oyuncu oynarsa daha fazla oyuncu gelişir.”
Ama bu her zaman doğru değil.
Çünkü futbolcu olmak ile futbolcu geliştirmek aynı şey değildir.
Sahaya çıkmak başlangıçtır.
Ama asıl mesele o sahada ne kadar büyüyebildiğindir.
***
Bugün alt liglerde çok sayıda oyuncu düzenli forma giyiyor.
Ama bu oyuncuların yalnızca küçük bir kısmı Süper Lig seviyesine çıkabiliyor.
Daha da azı Avrupa seviyesine ulaşabiliyor.
Bu da bize şunu söylüyor:
Sorun fırsat değil, gelişim zinciri.
***
Asıl kırılma noktası alt liglerle üst ligler arasındaki geçişte yaşanıyor.
Türkiye’de her sezon alt liglerde dikkat çeken oyuncular çıkıyor.
Ama bu oyuncuların büyük bölümü bir üst seviyeye kalıcı şekilde taşınamıyor.
Oysa gelişmiş futbol ülkelerinde alt ligler sadece rekabet alanı değil, aynı zamanda üretim hattı olarak çalışıyor.
Bir oyuncunun Üçüncü Lig’den çıkıp Milli Takım’a kadar yükselmesi istisna değil, sistemin doğal sonucu.
Türkiye’de ise bu geçiş hâlâ kopuk.
***
Burada çözüm aslında soyut değil.
Somut bir sistem meselesi.
Örneğin Süper Lig kulüplerine yönelik bir yapı düşünelim:
* Kadroda belirli sayıda “kendi altyapısından yetişmiş oyuncu” zorunluluğu
* Alt liglerden genç oyuncu kiralamaya teşvik sistemi
* Genç oyuncu oynatma üzerinden finansal ödüllendirme modeli
Bunlar sadece sayıyı değil, oyuncu gelişimini de zorlar.
***
Çünkü mesele sadece kaç Türk oyuncunun oynadığı değil.
Kaç Türk oyuncunun gelişebildiği.
***
Avrupa’nın yaptığı şey de bu.
Hırvatistan, Belçika ya da Hollanda örneklerinde görülen şey “daha fazla yerli oynatma” değil.
Daha iyi oyuncu yetiştirme sistemidir.
***
Belki de artık tartışmayı burada bitirmeliyiz.
Süper Lig’de kaç Türk oyuncu var?
Bu soru önemli değil.
Asıl soru şu:
Türkiye her yıl kaç Avrupa seviyesinde oyuncu üretebiliyor?
***
Çünkü Türkiye’nin sorunu oyuncu sayısı değil.
Hatta potansiyel bile değil.
Sorun, o potansiyeli sahada büyütecek sistemin eksikliği.
Yabancı kuralları değişebilir.
Kontenjanlar artabilir ya da azalabilir.
Ama üretim modeli değişmedikçe sonuç değişmez.
Çünkü futbolun sonunda kazananlar daha çok oyuncu bulanlar değil.
Daha iyi oyuncu yetiştirenlerdir.
Ve mesele tam olarak budur:
Sahaya çıkmak değil…
Sahada büyüyebilmektir.