Michael Jackson hakkında konuşmak hiçbir zaman kolay olmadı.
Küçüklüğünden beri o müziği dinleyen biri olarak söylüyorum bunu. Bir şarkısı çalıyor, içiniz bir yere gidiyor. Sonra aklınızın bir köşesinde bir şeyler kımıldıyor: iddialar, söylentiler, hatta hâlâ yaşadığına dair rivayetler. Duraksıyorsunuz. Ama müzik çalmaya devam ediyor.
Nisan ayında vizyona giren Michael, Antoine Fuqua’nın yönettiği ve Jackson’ın Jackson 5 günlerinden Bad turnesine uzanan yolculuğunu anlatan biyografik bir film. Gişede biyografik film rekorlarını alt üst etti. Eleştirmenler ise başka bir şey söyledi; “sterilize edilmiş”, “sadece greatest hits”, “gölgeler yok.” Rotten Tomatoes’ta yüzde otuz sekizde kaldı. Ama seyirci salonu doldurdu. Bu tesadüf değil.
Film bilinçli bir seçim yapıyor: Sahneyi anlatıyor, karanlığı değil. İddialar yok, sorular yok. Sadece o moonwalk var, o ses var, o ışık var. Ve seyirci bu seçimi kabul ediyor. Çünkü müzik çaldığında bir şeyler hissediyorsunuz. O his gerçek.
Fransız düşünür Roland Barthes buna bir açıklama getiriyor: Eser ortaya çıktığı andan itibaren yaratıcısından kopar. Thriller’ı duyduğunuzda hissettiğiniz şey size aittir. O his Michael Jackson’ın hayatından, iddialarından, gölgelerinden bağımsız yaşar. En azından teoride.
All About Us ilk çaldığında içinizde oluşan his, şimdi de aynı mı? Yoksa bildiğiniz her şey o hisse karışıyor mu?
Filmin en tuhaf katmanı ise başka bir yerde. Michael Jackson’ı canlandıran kişi yeğeni Jaafar Jackson. Aynı kan, aynı hareket dili, aynı ses tonu. Jaafar sahneye çıktığında bir şey eriyor içinizde; sanatçı ile eser arasındaki o ince çizgi. Jackson kanı Jackson’ı canlandırıyor. Ama o Jackson artık yok. Sanat, sanatçıyı kendi içinde yeniden üretiyor sanki.
Michael filmi bu soruyu sormak için mükemmel bir vesile. Bir ikonu nasıl anlatırsınız? Tüm yüzleriyle mi, yoksa sevmek istediğiniz yüzüyle mi? Film ikinci yolu seçti. Ve milyonlarca insan o yolu takip etti. Belki bazı sesler her şeyin önüne geçer. Belki müzik gerçekten ondan bağımsız yaşıyor. Ya da belki biz öyle yaşamasını istiyoruz.