Anadolu’da tek tük yanan çoban ateşlerini yangına çevirmek, Anadolu ihtilalini yaratmak adına bir grup silah arkadaşıyla, boyunlarında padişahın idam fermanı, Türk Ulusu’nun bağımsızlığa, esareti kabul etmeyeceğine inanmışlığının yarattığı özgüvenle 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basarak ana yurdun kurtuluşunu başlatan Gazi Mustafa Kemal ve onun arkasındaki Türk Ulusu tarafından yazılan Kurtuluş Savaşı Destanı’nın 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin kazanılmasıyla yazılışının 103. yıldönümü bugün.

Çağının en güçlü silahlarıyla donatılmış donanma ve ordularıyla hem denizden hem karadan Türk’ün son kalesi Anadolu’yu işgal eden dönemin emperyalistleri ve onların uşaklarının Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının, arkasında saf tutan 15’lik 16’lık delikanlılarıyla, gelinlik kızıyla-kadınıyla, uzun yıllar süren savaşlarda erkek nüfusunu kaybetmiş, öyle bir yere gelmiş ki, genç tıbbiyelileri cepheye subay olarak sürmek zorunda kalmış ordusuyla yarattıkları Başkomutanlık Meydan Muharebesi Zaferi’nin 103. yıldönümüdür bugün.

20. Yüzyıl’ın ilk çeyreğinde bin yıllık Türk yurdunu işgal ederek bizleri prangaya vurmak, Türk Ulusu’nu köleleştirmek amacıyla dünyanın en haksız, en hukuksuz, en vahşi işgalini yaparak Anadolu’da bir vahşete imza atanları yurdumuzdan kovan, yarattığınız haklı direnişle, haklı isyanla, işgalcilere karşı tam bağımsızlık savaşını zafere ulaştırabilmek adına akıttığınız kanlarınız, uğruna kefensiz toprağa girerek verdiğiniz canlarınızla, bugün vatan diyerek üzerine ayak basabildiğimiz bu toprakları bize miras bırakan kahraman ecdad; “Sizlere sözümüz odur ki, bu vatan topraklarını düşman çizmelerinin kirletmesine bedeli ne olursa olsun asla izin vermeyeceğiz”

“Nemiz varsa, eğer bağımsız bir devlet kurmuşsak, hür vatandaşlar olmuşsak, şerefli insanlar gibi dolaşıyorsak, yurdumuzu batının, vicdanımızı ve kafamızı doğunun pençesinden kurtarmışsak, belki nefes alıyorsak, hepsini her şeyi 30 Ağustos zaferine borçluyuz” diyor Falih Rıfkı Atay.

26 Ağustos 1071’de Malazgirt zaferiyle Türklere yurt yaptığı, Yirminci Yüzyıl’ın ilk çeyreğinde emperyalistlerce işgal edilmiş Anadolu’yu, 26 Ağustos 1922’de başlayan Büyük Taarruz ve 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile düşmanı teslim alarak Alpaslan’ın emanetine sahip çıkan Büyük Komutan Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşları olmasaydı, geleceğimiz noktada Malazgirt’e ancak vizeyle gidebileceğimiz gerçeğini göz ardı etmeden, “Türk’ün ateşle imtihanının sonucu yaratılan Başkomutanlık Meydan Savaşı Zaferinin” 103. yılı kutlu olsun.