Bir önceki yazımızda çocuklarımızı severek ve eğiterek büyütelim yazımıza devam ediyoruz.

Peygamberimizin çocukları ne kadar sevdiğini ve onlara ne kadar ilgi duyduğunu görmekteyiz. Hatta Peygamberimiz, ibadet esnasında bile çocuklarla ilgilenmekten geri durmazdı. Çocukların eğitim ve terbiyesine özen göstermek çok önemlidir. Ebu Selman (ra.) diyor ki: Peygamberimize: “Ey Allah’ın Resulü! Bizim çocuklar üzerindeki hakkımız olduğu gibi onların da bizim üzerimizde hakkı var mı?” diye sordular.

Peygamberimiz; “Evet, çocuğun anne babası üzerindeki hakkı, onlara yazmayı, yüzmeyi, ok atmayı öğretmeleri, sağlıklı ve helal yiyecekler temin etmeleridir.” buyurdu. Yukarıdaki hadis-i şerifte de işaret edildiği gibi, çocuğun anne babası üzerindeki hakkı ona iyi bir eğitim vermesidir. Hiç şüphe yok ki eğitimin bir parçası da din eğitimidir. Çünkü din duygusu ve Allah fikri insanlarda fıtri bir duygudur. Bu duygunun yönlendirilmesi birinci derecede anne ve babaya aittir. Nitekim Peygamberimiz: “Her doğan çocuk, muhakkak İslam fıtratı üzerine doğar, sonra annesi ile babası onu Yahudi, Hristiyan yahut Mecusi yaparlar.” buyurmuştur. Peygamberimiz, çocuğun inanç konusunda birinci derecede aileden etkilendiğine dikkatimizi çekiyor. Müslüman olarak dünyaya gelen çocuğa İslami eğitim öğretmek anne babanın görevidir.

Meşhur bir söz vardır: “Vadi boş bırakılırsa çakal orada vali olur.” Bizim bu ihmalimiz yüzünden zaman zaman medyaya ve basına yansıyan olaylar, sadece anne ve babayı değil, insanlığı üzmektedir. Bu ilgisizliğimiz yüzündendir ki bazı genç yavrularımız satanistlerin (şeytana tapanların) kucağına düşmekte ve büyük tehlikelerle karşılaşmaktadırlar. Yine çocuklarımıza karşı yükümlü olduğumuz görevleri yerine getirmediğimiz için pek çok yavrumuz, insanlık için büyük bir felaket olan uyuşturucu alışkanlığı edinmekte ve hayatları kararmaktadır. Öncelikle anne ve babalar çocuklarının dini terbiye ve eğitimlerine özen göstermeli ve onların kötü alışkanlıklardan ve sapık inançlardan korunmaları için hiçbir fedakârlığı esirgememelidirler.

Kur’an, gıdanın helal ve temiz olmasına dikkat edilmesini öğütlüyor ve şöyle buyuruluyor: “Eğer siz yalnız Allah’a kulluk ediyorsanız O’na şükredin.” Biz hem kendimiz hem de çocuklarımız için gıdanın helal ve temiz olmasına dikkat etmeli, haram ve sağlık için zararlı olan gıdalardan uzak durmalıyız. Bu konuda da Peygamberimizi örnek almalıyız. Bir defa Peygamberimizin torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin, yoksullara dağıtılmak üzere sadaka olarak toplanmış hurmaların yanında oturuyorlardı. Bir ara Hz. Hasan bir hurma alıp ağzına koydu. Peygamberimiz çocuğa dikkatlice bakınca zeki çocuk anladı ve hemen hurmayı ağzından çıkarıverdi. Peygamberimiz buyuruyor: “Çocuklar ilk terbiyeyi aile ocağından alırlar. Ailede öğrendikleri kendilerine ilerisi için ışık tutar. Hiçbir anne ve baba çocuğuna güzel terbiyeden daha üstün bir bağışta bulunmuş olamaz.”

Anne ve babalar olarak Peygamberimizin şu müjdesine kulak vermeliyiz: “Kim ki üç tane kız çocuğu yetiştirir, güzel terbiye eder, everir ve onlara iyilikte bulunursa onun için cennet vardır.” Evet, çocuklarımız bize Allah’ın hediye ve emanetidir. Onlara sevgi ve şefkat göstermeli, aralarında ayrım yapmamalı, dini terbiye ve eğitimlerine, temiz ve helal gıda ile büyütülmelerine özen göstermeli ve öldükten sonra bizi hayır dua ile anmalarına yardımcı olmalıyız.

Bir ayet-i kerimede; “Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden koruyun. O ateşin başında gayet katı, çetin ve sert yapılı, Allah’ın kendilerine verdiği emirlere karşı gelmeyen ve kendilerine emredilen şeyi yapan melekler vardır.” buyurulmaktadır.

Çocuklara eşit davranmak

Çocuklar arasında dikkat edilmesi gereken hususlardan birisi de çocuklara eşit davranmaktır. Numan b. Beşir (ra.) şöyle anlatıyor: “Babam malının bir kısmını bana verdi. Annem Amra binti Revaha babama: ‘Oğluna bu malı vermenle ilgili Peygamberimizi şahit göstermedikçe ben razı olmam.’ dedi. Babam da bana verdiğine şahit yapmak için beni Peygamberimize götürdü ve durumu anlattı. Peygamberimiz ona:

‘Bunu bütün çocuklarına yaptın mı? Yani buna verdiğinin mislini öbür çocuklarına da verdin mi?’ diye sordu. Babam: ‘Hayır, diğer çocuklarıma vermedim.’ dedi. Bunun üzerine Peygamberimiz ona: ‘Allah’tan korkun, çocuklarınız arasında adalet gösterin.’ (Diğer bir rivayette: ‘O halde beni şahit tutma, çünkü ben haksızlığa şahit olmam.’) dedi. Babam döndü ve bana verdiğini geri aldı.

Çocuklar arasında ayrım yapmak, farklı bağışta bulunmak, diğerlerinin anne ve babalarına olan sevgi ve saygılarını azaltır, kırgınlıklara ve olumsuzluklara yol açar. Bunun için anne ve baba bu gibi davranışlardan sakınmalıdır. Peygamberimiz buyuruyor: “Çocuğunun kendisine iyi davranmasında ona yardımcı olan anne ve babaya Allah çok çok rahmet etsin.”

Anne ve babanın çocuklar arasındaki farklı davranışı, bir kısmına bağış yaparken bir kısmına yapmaması, kardeşler arasında bulunması gereken sevgi, saygı ve bağlılığı da zedeler. Kardeşler arasında çekememezliğin ve düşmanlığın gelişmesine sebep olur. Böylece ailede düzensizlik ve huzursuzluk başlar. Bunun için anne ve baba bu hususu daima göz önünde bulundurmalı ve çocuklarına eşit davranmaya özen göstermelidir.