Bir önceki yazımızda Müslüman’ın dokunulmaz hakları ile ilgili yazımızın devamı olan Müslümanın dokunulmaz haklarına devam edeceğiz.
Müslümanlar arasında İslam ile pekiştirilen manevi bir kardeşlik vardır. Bu kardeşliğin kuvvetlendirilebilmesi için yapmamız gerekenler olduğu gibi yapmamamız gerekenler de vardır. İşte sosyal hayatta yapmamamız gerekenler dokunulmazlık haklarını oluşturmaktadır. İbadetlerimizi yerine getirmekle Rabbimize yapacağımız yolculuğumuzda bu haklara riayet ettikçe kamil bir Müslüman olma özelliğini elde ederiz. Bu sebeple hak ihlallerine dikkat edelim, bizlere karşı yapılmasını istemediğimiz davranışları kardeşlerimize yapmayalım.
Bizler Müslüman olarak kendimize ne yapılmasını arzu ediyorsak Müslüman kardeşimiz için de istemeliyiz. Kendimiz için yapılmasını istemediğimiz bir şeyi başkasına yapılmasını istememeliyiz.
-Müslüman Müslüman’ın kardeşidir. Bir kimse Müslüman kardeşine dargın duramaz, ilişkisini kesemez ve ona asla sırt çeviremez. Bir hadisi şerifte;
“Birbirinize karşı kin tutmayınız, hased etmeyiniz, Müslüman kardeşinize sırt çevirmeyiniz ve asla ilgi ve alakanızı kesmeyiniz. Ey Allah’ın kulları, kardeş olunuz. Bir Müslümanın, din kardeşini üç günden fazla terk etmesi asla helal değildir.” Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurmaktadır. “Amellerin en üstünü Allah için sevmek, Allah için buğzetmek, kin tutmaktır” buyurmuştur.
-Haset: Başkasının sahip olduğu maddi manevi bir değerin onun elinden çıkmasını istemek demek olan haset, dilimizde kıskançlık kelimesiyle karşılanmaktadır.
Bu manada müminlerin birbirlerini haset etmeleri, her birinin malında, mülkünde, mevki ve makamında gözü olması, önce kardeşlik hukukuna sığmaz, sonra da toplumda emniyet ve güven bırakmaz.
-Müslüman Müslüman’ın kardeşidir. O zaman Müslüman Müslümana haset etmez, kin beslemez, buğz etmez.
Hadisi şerifte; “Haset etmekten sakının. Zira, ateşin odunu (veya otları) yakıp kül ettiği, bitirdiği gibi haset de iyilikleri yer ve bitirir. Haset insanları yapmamaları gereken şeyleri yaptıran, yapmaları gereken şeyleri ise yaptırmayan bir davranış bozukluğudur. Bu öyle bir davranış bozukluğudur ki; Kur’an-ı Kerim’de; De ki: “İnsanlardan ve cinlerden ve insanların gönüllerine vesvese veren o sinsi şeytanın şerrinden, insanların İlahı, insanların Hükümranı ve insanların Rabbi olan Allah’a sığınırım.” de.
-Müslüman Müslüman’ın kardeşidir. O zaman Müslüman Müslümanın felaketine sevinmez. İnsanların başına gelen sıkıntılara sevinmek insani bir vasıf değildir. Hele hele bir Müslüman kardeşinin başına gelen felakete sevinmesi ise asla düşünülemez. Efendimiz (sav) de; “Kardeşinin uğradığı felaketi sevinçle karşılama! Allah onu rahmetiyle o felaketten kurtarır ama seni de derde uğratır (felakete sürükler)” buyurmuştur. Atasözü olarak kullandığımız anlamlı bir söz vardır.
“Gülme komşuna gelir başına”:
-Müslüman Müslüman’ın kardeşidir. O zaman Müslüman Müslümanı aldatmaz.
Aldatmak aldanmanın en büyük işaretidir. Çünkü aldatanlar kazançlı çıktıklarını zannederek bunu yapmaktadırlar ki, bu da kaybetmenin başladığı noktadır.
Bu sebeple aldatma insanın kendi eliyle kendisini tehlikeye atması demektir.
Efendimiz (sav) şöyle buyurmaktadır:
“Bize silah çeken bizden değildir. Bize hile yapıp, bizi aldatan da bizden değildir.”
Efendimizin hayatından bir örnek verelim; Resûlullah (sav) pazarda bir buğday sergisine uğradı. Elini buğday yığınının içine daldırdı, parmakları ıslandı. Bunun üzerine satıcıya:
“Ey zahireci; Bu ıslaklık nedir?” buyurdu. Adam: Ey Allah’ın Resûlü; yağmur ıslattı dedi. Resûl-i Ekrem: “İnsanların görüp aldanmaması için o ıslak kısmı ekinin üstüne çıkarsaydın ya, kim bizi aldatırsa, o bizden değildir” buyurdu.
İyi bir mümin olmanın yolu sadece ibadetlerimizi yapmaktan geçmiyor.
İmanımızı kemale erdirip, salih bir amelle beraber güzel bir ahlakla donanmalı ve kul hakkından sakınılmalıdır. Efendimiz (sav) şöyle ışık tutmaktadır:
“İyi bir Müslüman, elinden ve dilinden diğer Müslümanların emin olduğu kimsedir. (Asıl) muhacir de Allah’ın yasakladıklarını terk edendir.” Sevgili Peygamberimiz (sav) zandan sakınınız. Çünkü kötü zan (itham), sözlerin en yalan olanıdır. Başkalarının konuştuklarını dinlemeyin, ayıplarını araştırmayın, birbirinize karşı öğünüp böbürlenmeyin, birbirinize haset edip kıskanmayın, kin tutmayın, birbirinize yüz çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları kardeş olunuz.
Mümin müminin kardeşidir: Ona haksızlık etmez, onu yardımsız bırakmaz, onu küçük görmez. (Göğsüne işaret ederek) işte takva buradadır, takva buradadır!” buyurdu. "Kişiye, mümin kardeşini hor görmesi kötülük olarak ona yeter. Müslümanın kanı, namusu ve malı Müslümana haramdır.”
“Şüphesiz ki Allah, sizin bedenlerinize, görünüşünüze, mevkinize ve mallarınıza değil, sizin kalplerinize kıymet verir.”
Atasözü olarak kullandığımız anlamlı bir söz vardır: “Gülme komşuna gelir başına”…