Sıla-i rahim; kan bağı veya evlilik yoluyla bağlı olunan akrabaları, eşi ve dostu ziyaret etmek, onlarla ilişkiyi sürdürmek, haklarını gözetmek ve ihtiyaç duyduklarında iyilik ve yardımda bulunmak anlamlarına gelen İslami ve ahlaki bir kavramdır. Başta anne-baba olmak üzere kardeşler, akrabalar ve yakın dostları kapsar. Sıla-i rahim; sadece fiziksel olarak yapılan ziyaret değil, mektup, telefonla arama, hediyeleşme, hastaları ziyaret etme, maddi ve manevi yardımlaşmayla da gerçekleşebilir. Akrabalık bağlarını koparmak haram kabul edilmiş olup, sıla-i rahmi sürdürmek Dinimiz İslam’da büyük önem taşır. Dinimiz İslam’a göre sıla-i rahim ömrü bereketlendirir, rızkı artırır ve aile bağlarını güçlendirir. Akrabalar kendisiyle ilgiyi kesse bile onlarla ilişkiyi devam ettirmek, gerçek sıla-i rahim olarak kabul edilir.

“Sıla-i rahim, Rahman olan Allah’tan bir bağdır. Kim onunla irtibatını sürdürürse Allah da onunla irtibatını sürdürür; kim de onu (sıla-i rahim’i keserse) koparırsa Allah da o kimseyle ilişkisini koparır.” Hadis-i şerifte şöyle buyruluyor: “Rızkının bol, ömrünün bereketli olmasını istiyorsan, akrabalık bağını devam ettirsin.” İnananlar olarak gözetmemiz gereken önemli değerlerden biri de sıla-i rahimdir. Sıla-i rahim; ailemizle, akrabalarımızla, komşularımızla güzel ilişkiler kurmaktır. Onlarla bağlarımızı koparmamaktır. Sevinçlerini ve hüzünlerini paylaşmaktır. İhtiyaç duydukları anda yardımlarına koşmaktır. Düştükleri vakit ellerinden tutup kaldırmaktır. Birbirimize şefkat, merhamet ve muhabbetle destek olmaktır.

Sıla-i rahim; sadece bizimle ilişkilerini devam ettiren akrabalarımızla ilgilenmek, onların ziyaretinde bulunmak değildir. Sıla-i rahim; aramayanı aramak, gelmeyene gitmek, hâl hatır sormayanın hâlini ve hatırını sormaktır. Sahabeden biri Peygamberimiz (s.a.s)’e gelerek, “Ey Allah’ın Resulü! Ben akrabalarımla ilişkilerimi sıcak tutmaya, irtibatımı devam ettirmeye çalışıyorum, onlarsa beni arayıp sormuyorlar. Ben onlara iyilik ediyorum, onlar bana kötülük ediyorlar. Ben onlara yumuşak davranıyorum, onlar bana kaba davranıyorlar.” demişti. Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Sen böyle davranmaya devam ettiğin sürece Allah’ın yardımı seninledir.”

Günümüzde gözbebeği evlatlarının yolunu gözleyen, yalnızlığa terk edilmiş nice ana-babalar var. Hâlinin hatırının sorulmasını bekleyen nice akrabalarımız var. Bir nebze olsun dertlerinin paylaşılmasını, gönüllerinin alınmasını dileyen nice yakınlarımız var. Bir selama, içten bir tebessüme, samimiyet ve muhabbete muhtaç nice komşularımız var. Rahmet vesilesi olan sıla-i rahim’i ihmal etmeyelim. Sıla-i rahim’in bereketinden kendimizi mahrum bırakmayalım. Anne-babamızın gönlünü hoş tutalım. Akrabalarımızdan samimiyet ve muhabbeti, selamı ve içten bir tebessümü esirgemeyelim. Bayramlarda, düğün ve cenazelerinde onları yalnız bırakmayalım. Sıla-i rahimde bulunmak, doğrudan imanla alakalı bir hadisedir.

Bir hadis-i şerifte; “Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse misafirine ikram etsin. Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse akrabalık bağlarını gözetsin. Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse ya hayır söylesin ya da sussun.” Peygamberimiz şu ikazlarda bulunmuştur: “Akrabasının yaptığı iyiliğe aynıyla karşılık veren, onları koruyup gözetmiş sayılmaz. Akrabayı koruyup gözeten kişi, kendisiyle alakayı kestikleri zaman bile onlara iyilik etmeye devam edendir.” “Her pazartesi ve cuma gecesi insanoğlunun amelleri Allah’a arz olunur. Fakat akrabasıyla ilgisini kesen kimsenin amelleri kabul edilmez.” “Akrabasıyla ilgisini kesen kimse cennete giremez.”

Fakat akraba ile alakadar olmada dikkat edilmesi gereken en mühim husus; onların manevi durumlarıyla da ilgilenmek, ebedî kurtuluşları için de yardımcı olmaktır. Zira en büyük iyilik, kişinin ebedî saadet ve selameti için yapılan iyiliktir. Bunun için de onları Kur’an ve sünnet istikametine yönlendirmek, hayırlara ve salih amellere teşvik etmek, hata yaptıklarında da münasip bir lisanla ikaz etmek gerekir. Bir adam Resulullah (s.a.v.)’e gelerek: “Ya Resulallah! Beni cennete sokacak bir ibadet söyler misiniz?” dedi. Resulullah (s.a.v.) da şöyle buyurdu: “Allah’a ibadet eder ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmazsın! Namazı kılar, zekâtı verir ve sıla-i rahim yaparsın!” Bir hadislerinde Resulullah (s.a.v.) şöyle buyuruyor: “Ey insanlar! Birbirinize selâm verin, sıla-i rahim yapın, yemek yedirin. Geceleyin insanlar uyurken namaz kılın ki selâmetle cennete giresiniz.” Sıla-i rahim yapmanın neticesi cennetle sonuçlanmaktadır.