Koku ve içgüdü
Efe Çapman
'
Herhangi bir şeyi nerede kokladığımızı fark etmeksizin büyük çoğunlukla aynı kokuyu alırız. Bilindik kokular arasından çay, kahve veya kokusuna aşina olunan başka bir içecek seçilebilir. Seçimimizi soğuk havada ya da sıcak havada, dışarıda ya da kapalı bir mekânda kokladığımızda onun ne olduğunu anlarız.
Basit gibi görünse de, kokuların dış etkenler ve başka kokular tarafından tamamen maskelenememesi durumu araştırmacıların ilgisini çeken ve onlara birçok alanda efor sarf ettiren bir fenomen. Yakın zamanlarda yapılan bir araştırmanın buluntularına göre ise bunun sebebi şaşılacak derecede basit bir nörolojik durum.
Uzun süredir çekirge türleri ve farklı kokular üzerinde araştırma yapan ve ileride bomba veya tehlikeli durumlarda fark edilmesi faydalı olacak başka şeyleri koklayabilen çekirgelere ulaşmayı planlayan bir grup bilim insanı denek çekirgelerin beyin aktiviteleri hakkında pek çok bilgi edindi. Basit bir sistemle test edilen çekirgelere bir süre aç kalmaları ardından favori yiyecekleri olan bir parça çimen verilmeden önce bir “idman” veya test kokusu diyebileceğimiz her seferinde aynı olan bir koku ortama salındı. Bir süre sonra araştırmacılar çekirgelerin ortamın durumunu, ısısını ve bütün değişkenleri gözetmeksizin, idman kokusu ortama verildiğinde ağızlarına yakın olan “palps” yani böceklerde basitçe dudak diyebileceğimiz kısımları açtıkları gözlemlendi. Bu gözlemlerin ardından araştırmacılar ellerindeki tüm farklı koşul ve bunların kombinasyonlarında çekirgelerin beyin faaliyetlerini gözlemlediler ancak çekirgenin ağzını açtığı durumlar için elde ettikleri sonuçlar aşırı derecede değişkendi. Değişken nöral tepkilerin nasıl sabit bir davranışa dönüştüğünü anlamak için ellerindeki verileri bir “machine learning” yani makine öğrenimi algoritmasına çevirdiler. Nöronlar koku varsa aktifleşen (tip1) nöronlar ve koku varken aktifleşmeyen ama koku yoksa aktifleşen (tip2) nöronlar olmak üzere iki tipe ayrıldılar. Testler sırasında araştırmacılar tip1 nöronları uyaran yani kokunun varlığına dair kanıt sunan verileri arttırarak ve tip2 nöronları aktif olmayan konuma getiren yani kokunun olmadığına dair kanıt sunan verileri azaltarak belirli bir seviyeye gelindikçe makine öğreniminin çekirgenin kokuyu almasıyla sonuçlandığını gördü. Araştırmacılar bunu, istediğimiz ve istemediğimiz özellikleri olan bir kıyafet almaya benzetiyor. Diyelim ki pamuklu, uzun kollu, tek renk bir ceket istiyorsunuz ama üstünde desen veya düğme olsun istemiyorsunuz. Pragmatik olarak istemediğiniz bir özellik mevcut olsa bile istediğiniz özellikler ağır basıyorsa bulduğunuz ceketi almanız durumu ortaya çıkıyor.
Kompleks bir araştırmanın sonucunda öğrenilenler bize birçok alanda yeni kapılar açabilecek bilgiler sunuyor ve bazı şeylerin ne kadar karmaşık olursa olsun bazen içgüdüsel bir sadelikle anlaşılabileceğini gösteriyor.
Yorumlar