İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer “İzmirliler sadece siyasi partiye, hizmet performansına oy vermezler. Demokrasiye, laikliğe, özgürlüğe oy verirler. O nedenle biz kendi kendimizle yarışırız. Benden çok daha üstün bir hizmet performansı sergileyeceği kesin olan bir aday bile karşıma çıksa demokrasi, laiklik diyerek yine ben seçilirim” diyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı sözlerle mi kendisini güçlü göstermeye çalışıyor merak konusu oldu bence. Hala beni aday gösterecekler mi havasında “Ben aday adayıyım” diyor.
Şimdi gelelim Tunç Soyer’in yaptıklarına ve yapamadıklarına bir göz gezdirelim beraberce.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olduğundan beri, Aziz Kocaoğlu’nun başlattığı Narlıdere Metrosu’nu 4 senede seçime yakın bir zamanda tamamlayabildi. Bakalım 7 Şubat’ta Narlıdere Metrosu açılacak mı? Bunun yanında Çiğli Tramvayı da seçime kadar bitecek mi? Aziz Kocaoğlu’nun başlattığı Onat Tüneli, Tunç Soyer’in Belediye Başkanlığı döneminde hep bitiyor havası ile basına lanse edildi ama 4 senede tam anlamıyla fazla bir bir yol alınamadı. Şimdi ise 550 milyonluk yatırım 2 milyar 200 milyon liranın üzerine çıktı diyor. Bitirilemezse maliyetler de ona göre yükselir!
Kemeraltı’nı su basmayacaktı. Bu iş için milyonların harcandığı yazıldı çizildi, aynı yer iki kere kazıldı ama nafile. Her yağmurda Kemeraltı sular içinde. Körfez’de denize girilecek, temiz körfez denildi ama hala tam olarak temizlenmedi İzmir körfezi. Göstermelik olarak Güzelbahçe’de denize girildi ama orası zaten temiz, orada her zaman denize giriliyor. Neden Konak ya da Karşıyaka, Bayraklı’dan denize giremiyoruz, oraları temiz değil mi?
Otobüs duraklarına otobüslerin gelişini gösteren direkler dikildi, tahminim bunlar Almanya’dan görülerek yapıldı, orada bu direkler otobüslerin geleceği saati gösterecekti. İzmir’de ise bu direkler dikildiğinden beri düzgün çalışmadı. Aynı şekilde otobüs içlerine konulan panolar otobüsün geleceği durağı gösteriyor ama bazıları şu an hiç çalışmıyor. Yani İzmir’in parası sokağa mı atıldı? 
Bunlar bizim gözle görebildiğimiz şeyler, görmediklerimiz de ayrı.
İzmir için yapılan iyi şeyleri de sıraya koyalım. Konserlerle İzmir halkının eğlenmesi sağlandı, İzmir’in kurtuluşunun 100. yılı için Tarkan gibi bir star getirilerek İzmir halkına çok güzel bir konser hediye edildi ama bu konsere kaç para harcandığı bilinmiyor.
Buca Metrosu için gereken adımları atıldı, Aziz Kocaoğlu’nun cesaret edemediği yurt dışından alınacak  kredi alındı ve Buca Metrosu başlatıldı. Bu İzmir için en güzel olaylardan biri oldu.
İzmir’in yolları ve parkları çiçeklerle donatıldı, İzmir’i Avrupa’da tanıtma adına iyi şeyler yapıldı, İzmir’in ürünleri Amerika’da fuarda tanıtılarak satışı gerçekleştirildi, İzmir marka yapıldı. Yağmur sularının toplanmaya çalışılması da güzel.
Şaşal Suyu İzmirli ile tekrar buluşturuldu, bunlar bildiğimiz güzel şeyler.
Ama Tunç Soyer, İzmir’de tekrar aday olup Büyükşehir Belediyesi’ni yönetmek istiyor, bunun için araştırma yapıldı mı? İzmir halkı kendisini, tekrar belediye başkanı olarak görmek istiyor mu acaba? Bazı basın yayın organlarında CHP’nin aday olarak tekrar Tunç Soyer’i gösterecek olduğu belirtiliyor ama bu İzmir Belediye Başkanı’nın ricası ile mi yapılıyor? Bu konuda yapılan bir araştırmaya göre İzmir’de Tunç Soyer tekrar aday olursa CHP’de belli bir kesimin oy vermeyeceği iddialarını dillendirenler var.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı için İçişleri Bakanlığı bir soruşturma açmış. 9 Eylül İzmir’in Kurtuluşu’ndaki konuşmasında Osmanlı’nın son padişahı Vahdettin’e hakaret ettiği gerekçesiyle.
Bence bu yanlış bir soruşturma. Osmanlı İmparatorluğu bitmiş, aradan bir asır geçmiş, bu konuda soruşturma açmak bence yanlış. Biz şu an Türkiye Cumhuriyeti’ndeyiz.
Son günlerde İYİ Parti’yi çökertmek ve karalamakla görevli bazı kişilerin ortalarda dolaştığı görülmekte. Bazılarınca partinin paralarının yok olduğu ve bu paraları İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in zimmetine geçirdiği iddia edilmekte. Akşener’in bunu yapacak birisi olduğu kanaatinde değilim. Daha önce yazmıştım FETÖ soruşturmalarında Akşener’in sülalesinin para akışları ve konuştuğu kişiler ve seyahatteki kişilere kadar araştırma yapılmış, Akşener’in, bunları bildiği halde böyle bir hatayı yapmayacağına inanıyorum.
İYİ Parti’de tartışılan ve ihraç istemiyle disiplin kuruluna sevk edilen Ümit Dikbayır iddialara yanıt  verdi ve “Ben Genel Başkan’ın hesaplarını inceletmedim, ayrıca hakkımdaki taciz iddiaları bütünüyle asılsızdır” dedi.