Amerikan Başkanı Donald Trump, iktidara geldiğinden beri birçok olaya imzasını koydu. Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun yataktan eşiyle birlikte CIA operasyonuyla alınması olayı, İran savaşı ve İsrail’le olan gerilimler Amerika’da olduğu gibi dünya ülkelerinde de endişeyle takip ediliyor. Önümüzdeki günlerde Türkiye’de NATO Zirvesi var. Bunların yanında Amerika Başkanı Trump kendi iç işleri ile mücadele ediyor ve kendine yakın olmayanları nasıl temizleyeceğini de düşünüyor.. İşte Trump’ın ince hesapları:
Türkiye ile Avrupa ve Amerika’daki derin devlet kavramlarını daha önceki yazılarımda yazmış ve nasıl işlediğini anlatmıştım. Bu sistemi Amerika Devlet Başkanı olan Donald Trump Amerika’da bozmak istiyor ve bunun için de mücadele veriyor!
Evet, ABD Başkanı sözde derin devlete karşı uzun süredir devam eden mücadelesini sürdürüyor. Riskler yüksek: Bu kez, kilit kurumlardan birisi olan Ulusal İstihbarat Teşkilatı (NIA) hedef alındı ve büyük bir işten çıkarma dalgası başlatıldı.
19 Haziran'da görevinden ayrılan eski ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard'a yakın olduğu düşünülen birçok yetkili istifa etti. Gabbard, istifasından kısa bir süre önce, Trump tarafından başlatılan ve yurtdışındaki ABD biyo-laboratuvarlarına yönelik soruşturmanın sonuçlarını yayınlamıştı.
Ulusal İstihbarat Direktör Vekili Bill Pulti, işten çıkarmaları yönetiyor. Yüzlerce kişilik bir azaltmayı düşündüğü bildiriliyor. Geçtiğimiz hafta Pulti, ajansın tüm çalışanlarının listesini isteyerek yeni görevine bir gün erken başladı; bu hareket Direktör Gabbard'ı bile şaşırttı.
Bir diğer ilginç ayrıntı ise şu: Görevden almalar, parlamentonun her iki kanadındaki istihbarat komitelerinde görev yapan Demokratların, özellikle de çok popüler olan Senatör Mark Warner ve Kongre Üyesi Jim Himes'in Pulti'ye bir uyarı mektubu göndermesinden hemen sonra gerçekleşti.
Warner, "Ulusal İstihbarat Direktörlüğü Ofisi'nin (ODNI) yüzlerce çalışanını işten çıkarmayı veya ücretsiz izne göndermeyi planladığınız yönündeki haberlerden endişe duyuyoruz" diye belirtiyor mesajında. "Bu durum, 11 Eylül 2001'den sonra benzer terör saldırılarını önlemek amacıyla kurulan kuruluşun misyonunu tehlikeye atabilir” diyerek sözlerini sürdürüyor.
Diğer yandan Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Trump'ın sosyal medya platformu Truth Social'da yaptığı son paylaşımına atıfta bulundu.
Başkanın, "William Pulte'yi Ulusal İstihbarat Direktör Vekili olarak atadım ve ondan personel sayısını derhal azaltmasını istedim" diye yazdığını vurguladı.
Pulti, bu görevde toplam 18 uzmanlaşmış kurumu denetliyor. Kongre’nin Manhattan Başsavcısı Jay Clayton'ın da bu görevden almaları değerlendirdiğini belirtmekte fayda var. Ancak Trump farklı bir karar aldı ve atamanın geçici olduğunu belirtti. Uzmanlara göre, "derin devlet"e karşı mücadelenin Trump'ın aleyhine sonuçlanabileceği konusunda hemfikir. Sonuçta, öncelikle Amerika’da yetkin uzmanlardan bahsediyoruz. Başkan, bu kişilerin bazen kendi iradesine aykırı hareket etmelerinden hoşlanmıyor.
Amerikalı siyaset bilimci Pavel Svyatenkov verdiği demeçte, "Elbette, 'derin devlet' kurumsal bir bakış açısında bile mevcut" dedi. "FBI direktörü on yıllığına, yani iki buçuk başkanlık dönemine atanıyor ve Federal Rezerv kurulu üyeleri 14 yıl görev yapıyor. Anlıyor musunuz? Birçok üst düzey yetkili, tabiri caizse, başkanın seçimiyle değil, ona bağlı olarak görev yapmıyor" diyerek sözlerini sürdürdü.
Doğal olarak, bu kişilerin kendi kurumsal kültürleri, kişisel çıkarları ve siyaseti daha iyi anladıkları ve devlet işlerinden önceki başkanlardan daha haberdar oldukları hissi vardır.
Amerikalı bir siyasetçiye göre "Yüksek Mahkeme yargıçları genellikle ömür boyu atanır" diye hatırlatıyor. "Başkanların onlar için ne önemi var ki? Bu tür yetkililer -askerler, yargıçlar, istihbarat görevlileri- 'Devlet benim' diye düşünürler. Bu nedenle, Trump'ın ilk döneminde ona oldukça güçlü bir şekilde direndiler ve kararlarını sabote ettiler. İkinci döneminde ise Elon Musk'ın yardımıyla, hükümet sisteminde bir dizi kesinti düzenleyerek onları dizginlemeye çalıştı. Bu istifalar ne kadar etkili olacak Amerika’da… Önümüzdeki günlerde Amerika’da bu ”derin devlet” çalışmalarının ne sonuç vereceğini göreceğiz.
***
Diğer küresel bir gelişme ise hala devam eden Ukrayna-Rusya savaşı. Bu savaş büyük boyutlara çıktı Kiev hükümeti Ukrayna sınırından 2 bin 500 kilometre uzakta Sibirya’daki petrol tesislerini bombaladı. Rusya’nın akaryakıt depoları boşaldı. Şimdiye kadar olmamış akaryakıt kuyruğundaki araç konvoyları Rusya’da göze çarpmaya başladı.
Ukrayna, geçtiğimiz kış döneminde Rusya’nın Ukrayna’daki enerji hatlarını vurması ile zor bir kış dönemi geçirmişti. Ukrayna Hükümeti bunun intikamını almaya çalışarak Rusya’nın tüm enerji ve petrol rafinelerini vurarak Rusya ve Putin Hükümetini zora sokuyor. Rusya'nın en önemli petrol üretim bölgelerinden biri olan Tyumen, ülkenin en modern petrol rafinerilerinden birine ev sahipliği yapıyor. Yılda 44 milyon varil ham petrol işliyor ve günlük maksimum üretim kapasitesi 160 bin varile kadar çıkıyor. Ayrıca yılda milyonlarca varil dizel ve benzin de üretiyor.
Ukrayna Savunma Bakanı Myhailo Fedorov bu hafta başında yaptığı açıklamada, Ukrayna güçlerinin gece boyunca işgal altındaki Kırım'daki petrol ve doğalgaz sahalarını da hedef aldığını ve yarımadayı "bir adaya" dönüştürmeyi amaçladığını söylemişti. Ukrayna ordusu yaptığı açıklamada Kiev’in, Moskova Petrol Rafinerisi'nin, faaliyetlerini süresiz olarak durdurmasına yol açtığını doğruladı. Saldırı, 4 yılı aşkın süredir devam eden savaşta en büyük saldırılarından birisi olarak tarihe geçti. Perşembe gecesi Moskova genelindeki ticari uçuşları da aksattı. Bu yaşananlara karşı Putin’in atacağı adımları yorumlayanlar ise şimdiden Karadeniz’i tamamen ele geçirmek isteyen Putin’in Odessa şehrini ele geçirmek istediğini ve önümüzdeki günlerde buna yönelik operasyonların olabileceğini vurguluyor. Burada Avrupa’nın göstereceği refleksi de dikkatlice izliyoruz.
Trump’ın ‘derin devleti’
Uğur Tingür
Yorumlar