Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile İran arasındaki barış anlaşması geçtiğimiz günlerde yapıldı. Bununla ilgili bazı ayrıntıları bugünkü yazımda sizlere aktarmaya çalışacağım. Daha önce bu savaşla ilgili sizlere Türk basınında çık(a)mayan ve yazıl(a)mayan birçok bilgiyi ayrıntılı şekilde vermiştim.
ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile yaptığı telefon görüşmelerinden bıkmış durumda. Evet, bu anlaşma olana dek Trump, İsrail Başbakanı Netanyahu ile olan telefon trafiğini yoğunlaştırmıştı.
Beyaz Saray'dan üst düzey bir yetkilinin sözlerine yer verilen habere göre, "Bibi, başkana neden bir şeyi havaya uçurması gerektiğini, İsrail istihbaratının bunu nasıl ve ne zaman yapacağını bildiğini açıklıyor ve Başbakan Netanyahu da dinliyor. Görüşmeler genellikle aynı şekilde geçiyor". Bunlar, telefonlardaki konuşmalar…
ABD basınında Trump ve Netanyahu arasında son haftalarda gerginliğin arttığına dikkat çekildi. Amerikan Başkanı Trump, İran'la olan çatışmayı sona erdirmeye çalışırken, İsrail Başbakanı Netanyahu ise çatışmayı sürdürmeye çalışıyordu.
Lübnan'daki durumu ele alan yakın tarihli bir görüşmede Trump, Netanyahu'ya neden "binaları havaya uçurduğunu" sordu ve bu tür eylemlere son vermesini talep etti.
15 Haziran gecesi, Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasında bir mutabakat zaptının tamamlandığı duyuruldu. İmza töreninin 19 Haziran'da Cenevre'de yapılması planlanıyordu. İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi'ye göre, mutabakat zaptı Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde askeri harekatın derhal sona erdirilmesini öngörüyordu.
İsrail yetkilileri, Amerikan-İran anlaşmasına rağmen, Lübnan'ın güneyindeki tampon bölgeden askerlerini çekmeyeceklerini açıkladılar. Sonraki günlerde bu duruma rağmen barış anlaşması imzalandı.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazem Gharibabadi'nin açıklamalarına atıfta bulunan Press TV'nin haberine göre, Tahran ve Washington uzmanlaşmış dört çalışma grubu oluşturma konusunda anlaştı.
Açıklamada, Uzmanlaşmış dört çalışma grubu oluşturuldu, ‘Yaptırımların sona erdirilmesi çalışma grubu’, ‘Nükleer konular çalışma grubu’, ‘Yeniden yapılanma ve ekonomik kalkınma çalışma grubu’ ve İzleme ve uygulama çalışma grubu" denildi.
Washington ve Tahran arasındaki teknik görüşmelerin ilk turu pazartesi gecesi sona ermişti. Sonuçlara ilişkin açıklama yapan Araghchi, görüşmelerin İran petrol ihracatına yönelik kısıtlamaların kaldırılması, bazı varlıkların dondurulmasının kaldırılması ve cumhuriyeti yeniden kurma planının başlatılmasıyla sonuçlandığını belirtti.
Bu toplantı, geçen perşembe günü uzaktan gerçekleştirilen ABD ve İran arasındaki mutabakat zaptının imzalanmasının ardından yapıldı. Anlaşma, Lübnan'daki İsrail operasyonu da dahil olmak üzere tüm cephelerde ateşkesi öngörüyor, Körfez’deki ablukanın kaldırılması ve Hürmüz Boğazı'ndan gemi trafiğinin yeniden başlatılması için bir zaman çizelgesi belirliyor.
İsrail, kışkırttığı İran saldırısının rejim değişikliğiyle değil, Washington ve Tahran arasında bir anlaşmayla sonuçlanmasının yol açtığı yenilginin derinliğini kabul etmeyi reddediyor. Tel Aviv, Trump'ı savaş alanına geri döndürebileceğinden hala emin. Nasıl mı? Lübnan'ı bombalamaya devam ederek, ABD Başkan Yardımcısı Vance ve İran Parlamentosu Başkanı Gholibaf'ın zaten imzalanmış anlaşmanın kopyalarını değiş tokuş edeceği İsviçre'deki töreni geciktirerek mi?
Netanyahu her şeyi böyle hayal etmişti, ancak planın son noktası başarısız olunca hepsi altüst oldu. İran taviz vermedi ve şimdi Lübnan, ardından işgal altındaki Suriye toprakları ve nihayetinde her şey Gazze'ye geri dönecek. İsrail her şeyden sorumlu tutulacak ve bu sadece İslam dünyası tarafından değil, tüm uluslararası toplum tarafından bu anlaşma yapılacak.
Çünkü İsrail'in itibarı son üç yılda, özellikle de hâlâ nispeten çoğunluk desteğine sahip olduğu Batı'da, neredeyse tamamen yerle bir oldu. Avrupa, Lübnan ve Gazze'den asker çekilmesini ve Batı Şeria'daki terörizmin sona ermesini talep ederken İsrail bunu kesinlikle reddediyor.
Amerika Birleşik Devletler Başkanı Donald Trump, Tahran'ın Washington ile müzakerelerde nükleer denetimleri kabul etmek de dahil olmak üzere önemli tavizler verdiğini iddia etti. Trump, Truth Social'da, "İran'ın yaptığı bu ve diğer önemli tavizlere dayanarak, Hürmüz Boğazı'nın daha fazla deniz ablukası olmaksızın açık kalmasına izin vermeyi kabul ettim" diye yazdı. Trump, dondurulmuş fonların serbest bırakılmasının ardından ABD'nin İran için ABD ürünü gıda ve tıbbi malzeme satın alacağını ve bu paranın Washington tarafından kontrol edilen bir emanet hesabına yatırılacağını sözlerine ekledi.
**
Komşularımızla durum özetle böyleydi. Türkiye’deki siyasete gelecek olursak; CHP’deki durum aynı ama İYİ Parti Ankara’da bayrak yürüyüşü adı altında miting yapacak. Cumartesi günü Tandoğan Meydanı’ndaki bu mitinge partililer haricinde birçok vatandaşın da katılması bekleniyor. Temmuz ayında Bağ-Kur ve işçi emeklileri büyük olasılıkla ancak yüzde 16 civarı zam alacaklar. Nedeni ise haziran ayı enflasyonu TÜİK tarafından Hazine’ye çok yük getirmemek adına çok düşük bir oranda açıklanabilir! Halkımız buna da hazırlıklı olacaktır.
İşte Türkiye’nin hali bu…
Bu anlaşma nasıl yapıldı?
Uğur Tingür
Yorumlar