Türkiye ile Çin arasında siyasi ilişkiler ve ticaret uzun yıllardan beri devam ediyor. Çin malları, ucuz diye Türkiye pazarına girmiş ve satışlar rekor kırmıştı. Son yıllarda bu Çin pazarında makineler, alet edevatın yanısıra hafif araçlar ve otomobillerin satışı neredeyse rekor seviyelere gelmişti. Çin malları Türkiye’de neredeyse de yok satmakta. Ama Çin hükümeti Türkiye’yi iki kez kandırdı, nasıl derseniz.
Türkiye Çin’den birçok emtia alırken bu ülkeye fazla bir şey satamıyor. Çinliler akıllı ve çalışkan insanlar, neredeyse dünyanın birçok ülkesinde sanayileşmiş, kök salmışlar ve ticaret yapıyorlar. Amerika kıtasına bile ilk gelen kişilerden sayılırlar.
Türkiye’de Çin malı elektrikli araç satışları arttı. Çin malı BYD elektrikli araçların satışı neredeyse rekor oranda artış gösterdi. 2025 yılında bu BYD marka araçlar 25 bin 501 adet ile satış rekoru kırdı. Nedeni ise Çinli firmanın Manisa Organize Sanayi’ye fabrika kurmak için teşebbüste bulunması idi. Ama olmadı, nedeni ise ilginçti.

Evet diyelim ve bu nedeni araştırdığımızda bunun nedeninin Çin hükümetinin Türkiye’ye yapılacak yatırımlardan vazgeçmesi, yatırımları kesmesinin ve BYD araç firmasının yapacağı Manisa Organize Sanayi'ne yatırım yapmaması…
Avrupa’da 1.3 milyon satışa koşan Çin markası, Türkiye’de gümrük ve tarife duvarına takıldı. 2026 yılında bu otomobil satışı 6.809‘a düştü.
Şimdi gelelim Çin ve Türkiye arasındaki ilişkilere. Burada ilginç olaylarla karşılaşabiliriz. Mesela bunlardan en ilginçlerinden birisi Çin hükümetinin Rusya’dan aldığı Varyag adlı hurda uçak gemisinin boğazlardan geçişi sırasında gerçekleşti. Çin, bu uçak gemisini otel yapmak için aldığını, boğazlardan geçirilişine izin verildiği taktirde her yıl Türkiye’ye 1 milyon Çinli turist göndereceğini Türkiye Cumhuriyeti hükümetine vadetmişti. Ama bunların hiç birisi olmadı ama, Varyag adlı uçak gemisini Çin hükümeti otel yerine uçak gemisi yaptı. Çin hükümeti senelerden beri Türkiye’yi uyutmakta ama bu nereye kadar sürecek merak konusu olmaya başladı.

***
Gelelim Türkiye’de düzenlenen 36. NATO Zirvesi’nden ilginç konuşmalara. ABD Başkanı Trump, askeri bloğun liderleriyle bir araya gelirken NATO müttefiklerini, savunma harcamalarında "hileli hesaplamalar yapmamaları" konusunda uyardı. NATO, Başkan Trump'ın ilk döneminden bu yana savunma harcamaları konusunda toparlanma gösterdi; en azından kağıt üzerinde, 2025'te her ülke % 2 eşiğini aştı. Bu oran, ilk döneminin sonunda 32 üyeden sadece altısının bu eşiği aşmasından önemli bir artış anlamına geliyor. Ancak NATO'nun en büyük beş Avrupa üyesinden dördü olan Birleşik Krallık, Fransa, İtalya ve İspanya, askeri teçhizat ve personel için daha fazla harcama yapma sözlerini yerine getirmekte gecikiyorlar.
Trump, Türkiye'ye gelişmiş savaş uçağını satmayı "değerlendirdiğini" söyledi, ancak Ankara’ya gelişinin ardından bunu kesin olarak taahhüt etmedi. Euractiv'in haberine göre İsrail, ABD Başkanı Donald Trump'ın 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da yapılan NATO Zirvesi’nin ardından Türkiye'ye Lockheed Martin F-35 vereceğini söylemişti. Lightning II savaş uçaklarının teslimatını destekleyebileceğinden endişe duyuyor. Daha önce Trump, Türkiye'ye olası F-35 savaş uçağı teslimatlarıyla ilgili bir soruya yanıt olarak, NATO zirvesi ziyareti sırasında Ankara'yı memnun edebileceğini söylemişti. İsrail güvenlik kaynaklarına atıfta bulunan yayına göre, F-35 programının birçok önemli bileşeni İsrail şirketleri tarafından üretiliyor veya geliştiriliyor. Özellikle, Elbit Systems tarafından geliştirilen dış kanat elemanları ve kask üzerine monte edilmiş ekran sistemi bu bileşenler arasında yer alıyor. Euractiv kaynaklarına göre, İsrail bu teknolojilerin Türk savaş uçaklarında yer alma olasılığına son derece olumsuz bakıyor.
Sözler yetmediyse, beden dili de bunu kanıtladı. Amerikan The Post gazetesi Ankara’da iki liderin buluşmasındaki beden dilini yorumladı. Bir beden dili uzmanı, Başkan Trump'ın Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmenin, iki liderin derin bir uyum içinde olduğunu gösterdiğini, Trump'ın el hareketlerini işaret ederek The Post'a söyledi. "Yalancıların Beden Dili" kitabının yazarı Lillian Glass'ın değerlendirmesine göre, Trump'ın Erdoğan'la görüşmelerindeki bir dizi ipucu, açık avuçlar ve dostça dokunuşlardan oluşuyordu. Glass, Erdoğan'ın Trump'ın gözünde iyi bir konumda olduğunun en başından beri belli olduğunu söyledi. Air Force One'ın merdivenlerinden indikten sonra Trump, Türk lideri "sevinçle ellerini çırparak ve ardından [Erdoğan'ı] açık avucuyla elini uzatarak karşıladı; bu, çok olumlu bir karşılama şekli" dedi. "Erdoğan'ın omzuna elini koyması, yakın arkadaş olduklarını gösteren samimi bir jest. Ayrıca ona çok yakın durması da, hem gerçek anlamda hem de mecazi olarak yakınlıklarının bir başka işareti. Trump tekrar uzanıp koluna hafifçe vurdu. "Yürürlerken, "Erdoğan Trump'a sarıldı... Hatta bir ara kolları birbirine değdi. "Birbirlerine bu kadar yakın bir şekilde yaslanmaları, aralarında karşılıklı bir sevgi ve açıkça bir dostluk olduğunu gösteriyor," dedi. "Erdoğan, Trump'ın ön plana çıkmasına ve önünden yürümesine izin vererek saygı gösteriyor... Ve tüm konuşma boyunca Trump'ın sırtını tutmaya devam ediyor. "Daha sonra, soruları yanıtladıkları ikili basın toplantısında, "[Trump] Türkiye'nin ABD için harika bir müttefik olduğunu dile getirirken, güvenilirlik ve samimiyeti gösteren açık avuç içiyle geniş ve kapsamlı jestler kullandı."
Trump, İran savaşı sırasında ev sahibinin eylemlerini övdü ve bu eylemleri faydalı olarak değerlendirirken, İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya dahil olmak üzere diğer Amerikan müttefiklerini yardımı esirgedikleri için eleştirdi.
Türkiye'nin First Lady'si Emine Erdoğan, Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda düzenlenen resepsiyona gelen Emmanuel Macron'un elini öpmesine izin vermedi.
Yayınlanan görüntülerde Macron ve eşi Brigitte'in verandaya çıkan merdivenleri tırmandığı görüldü. Fransız Cumhurbaşkanı, Türk mevkidaşı Recep Tayyip Erdoğan ile el sıkıştı, iki kez kucaklaştı ve sırtını sıvazladı. Ancak Erdoğan çok daha mesafeli davrandı.
Aynı anda Emine Erdoğan, Brigitte'i selamladı. Ardından Macron, Türk liderin eşine döndü ve beceriksizce elini öpmeye çalıştı. Öne eğilip neredeyse dudaklarına değecekken, kadının onu zorla ters yöne çektiğini fark etti. Daha sonra Fransız Cumhurbaşkanı eski pozisyonuna döndü ve geniş bir gülümsemeyle durumu düzeltmeye çalıştı. Evet bunlar da bizim basında olmayan ilginç yazılar..