Dünyanın en eski film festivallerinden biri olan Venedik film Festivali, bu yıl 80’inci kez düzenlendi.1932 yılında ‘Esposizione Internazionale d'Arte Cinematografica’ adıyla başlayan festival, o tarihten bu yana her yıl ağustos sonu ya da eylül başında Venedik’in Lido adasında gerçekleştiriliyor. Festival dünyanın en önemli festivallerinden biri olup Venedik Bianeli’nin bir parçasıdır. 
Bu yıl 80’inci kez düzenlenen Venedik Film Festivali’nde kazananlar belli oldu. 30 Ağustos - 9 Eylül tarihleri arasında Venedik’te düzenlenen festivalde Amerikalı yönetmen Damien Chazelle’in jüri başkanlığını üstlendi. Duyurulduğu tarihten bu yana çok konuşulan ‘Poor Things’ filmi “Altın Aslan” büyük ödülünün sahibi olurken, yapımın başrolü Emma Stone ise festivalde ‘İyi Kadın Oyuncu’ ödülünü aldı. Filmin yönetmeni Yorgos Lanthimos, Emma Stone’a övgüler yağdırırak, “O olmasaydı bu film olmazdı, hem kamera önünde hem de kamera arkasında yapılanlar onun eseridir” ifadelerini kullandı.
En iyi yönetmen ödülü olan “Gümüş Aslan” ödülü ise “Io Capitano” filminin yönetmeni Matteo Garrone layık görüldü. Gecede, en iyi erkek oyuncu ödülüne (Coppa Volpi) “Memory” isimli filmde gösterdiği performansla Peter Sarsgaard alırken, En İyi Kadın Oyuncu Ödülü'nü de (Coppa Volpi) “Priscilla” filmindeki rolüyle ABD’li aktris Cailee Spaeny aldı. 
Festivalde, jüri büyük ödülü Ryusuke Hamaguchi’nin yönettiği “Evil Does Not Exist” filmine, jüri özel ödülü “Green Border” filminin yönetmeni Agnieszka Holland’a verildi. En iyi senaryo ödülünü de “El Conde” filminin senaristleri Pablo Larrain ve Guillermo Calderon kazandı.
Festivale Türk yönetmenler de damga vurdu. “Ufuklar” kategorisinde 2 Türk yönetmenin filmi dünya prömiyerini yaptı. Yönetmen Selman Nacar’ın “Tereddüt Çizgisi” filmi ile, Nehir Tuna’nın “Yurt” filmi Venedik’te özel bir gösterimle sinemaseverlerle buluştu.
Bu gibi büyük film festivallerinde boy göstermeye başlayan Türk yapımları gururumuzu okşarken, film festivallerinde artık yalnızca Nuri Bilge Ceylan ve yapımlarını görmüyor olmak da sevindirici bir haber oluyor. Nuri Bilge Ceylan her ne kadar çok iyi bir yönetmen olsa da, dünyada adını duyurabilecek çok iyi senarist ve yönetmenlerimiz var. Aynı zamanda oyuncularımız da dünya sinemalarında boy gösterebilecek kabiliyette oyunculuklar sergiliyorlar. Bu yetenekli insanları sadece TV dizilerinde veya artık fiyatlarından dolayı sık sık gidemediğimiz sinemalarda görmek yerine çok daha büyük mecralarda görmek istiyoruz. Bu konuda teşviklerin yapılması gerektiği ve özellikle “Sinema TV” bölümlerinde çok daha kalifiye öğrenciler yetiştirilmesi gerektiği aşikar. Yetenekli insanları ufak tefek rollerde harcamamak gerekiyor. Potansiyellerini keşfederek gelişimlerini sağlamak çok önemli.