Amerika ile İran arasındaki savaşı başlamadan önce yazdığım gibi; İran halkı savaş öncesinde rejime karşı ayaklanmıştı. Bu ayaklanmanın nedeni ise eski devrik İran Şahı Rıza Pehlevi’nin kendisiyle aynı ismi taşıyan oğlu Rıza Pehlevi’nin İran’da bazı guruplara destek çıkmasıydı. Ama Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Doland Trump’ın İran’ı vurması ile bu ayaklanma durmuştu. Son günlerde Trump, İran’ı tekrar vurma ve bombalama hazırlıklarından vazgeçti. Takip ettiğim yabancı basının birçoğunda Amerika’nın bombalarının tükendiği haberleri var ama bu yanlış! Amerika Birleşik Devletleri’nin cephanesi hiçbir zaman tükenmez!
Şimdi bu olayın arkasındaki gelişmelere bakalım. İran’daki rejim, son günlerde idamları çoğalttı. İran halkı bu durum karşısında hükümete karşı bir ayaklanmayı tekrar başlatıyor. Geçtiğimiz gün İran’da, İsrail yanlısı iki kişi daha idam edildi. Yeraltı direnişinde aktif olan bağımsız bir gazeteci arkadaşım bir sonraki ayaklanma için hazırlıkların şimdiden yapıldığını ve her kesimden bu rejime karşı olanların, son ve kesin bir darbe indirmeye kararlı olduğunu söyledi. İran direnişinin, insanların yeniden sokaklara döküleceği günü bekleyerek ülke genelinde tuğla, taş, sopa, sandalye ve yolları kapatmak için kullanılan lastikler gibi ilkel silah ve aletleri sakladığını iddia etti.
İran’da küçük grupların göstericilere dağıtmak üzere gizlice silah temin ettiğini, bu silahların bazı özel evlerde saklandığını ve yurtdışından kaçak yollarla getirildiği görüşü hakim. Ancak bu silahları kimin temin edeceğine dair bir açıklama yapılmadı İranlı bir gazeteciye göre. "Ocak ayında dışarı çıktığımızda, adeta kurbanlık koyunlar gibiydik; Basij güçleri inanılmaz bir ateş gücü kullanıyordu. Sokaklar adeta mezarlık gibiydi ve her yerde cesetler vardı; sokaklar kanla kırmızıya boyanmıştı" dedi. Öfkesini ve kederini gizleyemeden rejim güçlerini uyardı: Her iki İranlı da, Ocak ayındaki protestolarda binlerce silahsız göstericinin rejim tarafından katledilmesinin yarattığı travmanın, henüz bir halk ayaklanmasının ortaya çıkmamasının başlıca nedeni olduğunu iddia etti. Gazeteciye göre, "Herkes birilerini kaybetti”; rejim güçlerini uyararak, "Bir dahaki sefere dışarı çıktığımızda, silahlı olarak çıkacağız" dedi. Her iki İranlı da, Ocak ayındaki protestolarda binlerce silahsız göstericinin rejim tarafından katledilmesinin yarattığı travmanın, henüz bir halk ayaklanmasının ortaya çıkmamasının başlıca nedeni olduğunu iddia etti.

Devrimi engellemenin bir diğer yolu da, İslam Devrim Muhafızları Birliği'nin Irak, Afganistan ve Pakistan gibi ülkelerden getirdiği yabancı paralı askerlerdir. Bağımsız gazeteci, “İnsanları araçlarından indirip hem kendilerini hem de araçlarını arıyorlar. Ülkemizde yerlilermiş gibi, biz de yabancı işgalcilermişiz gibi cirit atıyorlar. Rejim, gökyüzümüzü savunmak yerine kendi vatandaşlarıyla savaşa girmeye karar verdi” ifadelerini kullandı. Gazeteci ayrıca rejimin, mahallelerde devriye gezmeleri için bazıları 13 veya 14 yaşında olan gençleri silahlandırmaya başladığını iddia etti. İşte İran’da son durum böyle. Birçok bilgi İran’dan dışarı sızdırılmıyor ve ülke içinde olan olaylar da sansürlenmekte.

Şimdi de diğer savaş ile devam edelim. Ukrayna ve Rusya savaşı daha da şiddetlendi. Ukrayna, Rusya’nın nerdeyse tüm rafinelerini dronlarla vurdu ve Rusya’da petrol krizi başladı. Rusya da buna karşılık Ukrayna’nın başkenti Kiev’e dronlarla saldırıyor ve sivil halk ölüyor. Rusya zor durumda!