Kemeraltı, İzmir’in kalbinin attığı yer. Hak ettiği ilgiyi görmese ve de pek çok eksiği noksanı olsa da Kemeraltı, hepimiz için gezme arzusunu hep yaşadığımız bir alan.

Burada sayısız esnaf faaliyet gösteriyor. Giyimden şekerlemeye, baharattan hediyeliğe; burada ne ararsanız bulursunuz.

Kemeraltı, Cumhuriyet’ten önce de vardı ve daha çok Hisar Camii etrafında kümeleniyordu. Burada çok sayıda tarihi bedesten, iki cami, çarşının tarihine tanıklık eder.

Kemeraltı ile ilgili yerel yönetimlerin iyileştirme çabaları oldu. Yollar yenilendi, ihtiyaçlar giderildi ama yetmedi. Çünkü bu alanın turistik bir niteliğe kavuşturulmasıyla ilgili yapılanlar yeterli değildi. Yabancı dil bilen esnaf, yabancının ihtiyaçlarına cevap verecek yiyecek içecek ve diğerleri oluşturulamadı.

Cemil Tugay, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak bu soruna bir kere daha parmak bastı ve buranın rehabilitasyonu için Dr. Buket Yılmaz’ı görevlendirdi. Dr. Yılmaz, geçenlerde Ege-Koop’ta Danışma Kurulu’nun konuğu idi. ‘Kemeraltı’nın Dünü, Bugünü ve Yarını’ konulu bir sunum yaptı. Bu sunumda ayrıca öğrendik ki, çarşının en eski esnafı 1884’ten beri Ali Galip Irmak, sonra 1905’ten beri Az Optik. Sırasıyla Çorbacı İsmet (1912), Abdurrahman Aydoğan (1921) ve Borg Kuyumculuk (1922) ile Manisalı Gıda (1922) geliyor.

Dr. Buket Yılmaz, çarşı ile ilgili belediyece yapılacak atılımları anlattı ve bunların gerçekleşmesinde esnafın beklentisi ve kazancı gibi hususların gözleneceğini vurguladı. Bu arada Kemeraltı, gece de hizmet verebilecek bir hale getirilecek.

Ama otopark sorunu büyük. Çankaya Katlı Otopark’ın hizmet dışı kalması, çarşı esnafı için büyük darbe oldu. Esnaf, buna bir an önce çözüm getirilmesini istiyor ki, Kemeraltı beklenen canlılığa kavuşabilsin.

Çok şükür, akla gelebildi

Yıllardır uyuşturucu ile mücadelede yetkili birimlerin ‘yeterli performansı’ göstermedikleri konusunda yırtınıp durduk.

Bu yüzden bağımlılık öylesine yol aldı ki, artık ‘Farkındalık yaratmak’ gibi bir ihtiyacımız yok.

Herkes farkında. Herkes, bu belanın dünyayı olduğu gibi ülkemiz insanını da avucunun içine aldığını biliyor ve bir çıkış yolu istiyor.

İzmir Valisi Sayın Dr. Süleyman Elban, gazetecilerle kahvaltı ederken bu konuya değinmiş ve ‘ Talep çok, uyuşturucu ucuz’ demişti. Duyuyoruz; bağımlılık on yaşına kadar düşmüş. Çünkü çocuklar, buna kolay erişiyor. 5-10 liraya ‘madde’ bulabiliyor.

Son günlerde ülke çapında peş peşe operasyonlar yapılıyor. Satıcılar, torbacılar yakalanıyor. Ama müptela olanların tedavilerini sürdürecek ve sonlandıracak sağlık merkezleri yeterli değil. Uyuşturucu kullanmanın ya da bundurmanın cezası da caydırıcı olmaktan uzak. Yine de bu hareketlenmeyi olumlu karşılıyoruz. Sanat ve spor camiasından ünlülerin bu tuzağa düşmeleri ve sonra da deşifre olmaları ayrı bir sorun. Herkesin rol model aldığı isimler uyuşturucu kullanıyor ve kötü örnek oluyor.

Bir nesil ciddi tehdit altında. Mücadele bir ‘Milli’ hale dönüştürülmezse sonumuz harap.

AK Partili belediyelerde operasyon

AK Parti İzmir İl Yönetimi, dört ilçedeki yönetimleri görevden aldı. Bu arada başkanlar da bundan nasiplendi. Buca hariç.

Bu operasyonun birden ve toplu halde yapılması zihinlerde merak oluşturdu. Yönetim kurullarının düzenli toplanmaması, başkan ve yönetimdekilerin yeterli irade sergileyememeleri falan.

AK Parti, boş duran bir siyasi güç değil. Para bol. Durmadan anket yapıyor. Kimsenin ruhu duymadan nabız yoklanıyor.

Belli ki bu dört ilçede bu anlamda bir zafiyet var.

Bunun, Reis’in ‘İzmir’i ele geçirme’ projesinin bir parçası olduğuna eminim.

Gerisi farklı senaryolarla gelecek, göreceğiz.