İnsanoğlu açıklayamadığı olayları tarih boyunca doğaüstü varlık veya güçlere bağlamıştır ve bunu yaparak modern dünyadaki bazı inanışların temelleri atılmıştır. Bazen günümüze gelen masal ve mitler direkt olarak anlaşıldığı kadar olağanüstü olay ve durumlar değil ancak çağlar boyu anlamların üstünü örten sembolizm ve folklor ögeleriyle bezenmiş hikayelerdir. Bu konuyla ilgili gayet sade ama ilgi çekici örneklerden biri ise çok uzun zamandır görenleri bazı şeyleri sorgulamaya iten ve şaşırtan “Kummakivi” yani kelime anlamıyla “tuhaf taş”. Bu taş Finlandiya’nın güney doğusundaki Ruokolahti bölgesinde bulunan ve altındaki taş ile arasında çok küçük bir temas yüzeyi olan, ilk görüşte soru işaretleri uyandıran bir açıyla duran bir doğa fenomeni. Uzunluğu 7 metre, yüksekliği ise 5 metre civarı olan ve binlerce yıldır deneyen herkesi bu inanılmaz dengeyi bozmaktan alıkoyacak kadar ağır olan bu taşın şu an gözlemlenen konumuna nasıl geldiği işin “tuhaf” kısmı. Popüler açıklamalardan bir tanesi ortalama 12 bin yıldır burada durduğu düşünülen bu taşın son buz devri sonrası eriyen buzulların birçok taş ve kaya parçasını farklı konumlara taşıması ile dünyada çok sayıda olmasa da benzer diyebileceğimiz diğer örneklerdeki gibi şans eseri bu konuma yerleşmiş ve orada kalmış olması üzerine. Bir diğer açıklama ise yerel halk efsaneleri ve Finlandiya mitlerindeki troll ve devler. Bu efsanelerde bahsedilen bu varlıklar insanlardan daha güçlü olarak betimleniyorlar ve çevredeki taş ve kayaların konum ve durumlarıyla ilişkilendiriliyorlar çünkü inanışa göre devlerin kayaları etrafa savurmak, onları parçalamak, taşlık bölgelerde çukurlar ve benzeri yer şekillerine sebep olmak gibi huyları var. İlk paragrafta bahsettiğimiz konseptin bu mitolojik bakış açısına nasıl uyarlanabileceği ve ne tür yorumlar çıkarılabileceğini düşünmek bizlere böyle durumları anlamaya çalışma becerimizi geliştirmek için güzel bir imkân sunuyor. Dünya genelinde az sayıda olsa da karşılaşılan dengede duran taşların tek vasıfları efsaneler konu olmak veya gözlere bir şölen sunmak değil. Belirli araştırma dalları için hazine değerinde bilgileri barındırıyor olabilirler. Örneğin bazı araştırmacılar bu tip taşları doğal sismoskop cihazları olarak görüyor: taşın tipine, ağırlığına ve birçok farklı faktöre bakarak bu taşların devrilmeyişlerini bölgenin ne zamandır bunları devirebilecek şiddette depremlere maruz kalmadığını anlamak için kullanıyorlar.