Küresel ısınma dedik ama bu yıl dünya genelindeki orman yangınları rekor seviyeye ulaştı. Uzmanlar iklim değişikliğinin orman yangını sorununun daha da kötüleştiği değerlendirmesinde bulunuyorlar.
Bu seneki önemli orman yangınlarını şöyle sıralamamız mümkün.
Kanada’nın British Columbia eyaletindeki orman yangını nedeniyle bölgede OHAL ilan edildi. 36 bin nüfuslu Batı Kelowna’da önemli sayıda binanın yandığı ve 2 bin 400’den fazla hanenin tahliye edildiği bir orman yangını.
Son günlerin en büyük orman yangınlarından birisi olan Amerika’daki Hawaii orman yangını. Burada ölü sayısının çok yüksek olduğu belirtiliyor, öyle ki, koskoca bir turizm şehrinin oturulamaz hale geldiği görüldü. Bu yangın, son yüzyılın en ölümcül orman yangınlarından birisi olarak tarihe geçti. 106 can kaybı ile burada bir çok hayvan da yanarak can verdi.
ABD’de Hawaii eyaletine bağlı Maui Adası’ndaki orman yangınında da 36 kişi hayatını kaybetti, bu bölgeden 11 binden fazla kişi tahliye edildi.
Portekiz’de de büyük orman yangınları çıktı, Kanarya Adaları dahil olmak üzere Portekiz’in Odemira kasabasında 6 bin 700 hektarlık alan zarar görürken 19 köy ve 4 turistik konaklama alanı boşaltıldı. Akdeniz havzasında ise orman yangınlarının aşırı sıcak yüzünden çıktığı sanılıyor. Bu yangınlar ülkemiz dahil olmak üzere Yunanistan, Hırvatistan, Cezayir ve Tunus’u sardı. Yangınlara, kuvvetli rüzgar ve aşırı sıcak nedeniyle güçlükle müdahale edilebildi.
Çanakkale’deki yangın da son zamanların en büyük orman yangınlarının arasına girdi. Kuvvetli rüzgar bu yangının söndürülmesini zorlaştırıyor. Burada birçok hayvan korkup kaçmış, olayın teselli edici yanı ise yangınlarda can kaybının olmaması.
Geçen yıllara göre bu yangınlara hükümetin ve yetkililerin müdahalesi çok iyi, havadan ve karadan bu yangınlara müdahale ediliyor.
**
Cumhurbaşkanı Erdoğan subay ve astsubay okulları diploma töreninde “Türkiye’yi mülteci akını ile sıkıştırma senaryolarını boşa çıkarıyoruz” dedi. Cumhurbaşkanımız bu durumu iyi anladı galiba! Mülteci akınları Avrupa ülkelerini de sarmaya başladı. İngiltere başta olmak üzere birçok ülke mültecilerden yaka silkmeye başladı. Bu sorun birçok ülkenin başını ağrıtıyor, Afrikalılar Avrupa’ya neredeyse çıkartma yapıyor.
Suriye’deki savaş nedeni ile ülkelerini terk eden halk, en yakın ülke konumundaki Türkiye’ye sığındılar.
2011 yılında Suriye’de iç savaşın başlaması ile 259 kişilik ilk mülteci kafilesi 29 Nisan 2011’de Hatay Reyhanlı Cilvegözü Sınır Kapısı’ndan giriş yaptı. Tabiî ki bunun arkası devam etti, şu ana kadar ülkemize 10 milyonun üzerinde Suriyeli sığınmacı geldi. Bu mültecilerin Avrupa’ya gitmemesi için AB, Türkiye’ye para yardımı yapmaya başladı ama bu Suriyeliler, savaşın neredeyse bitmesine rağmen ülkelerine dönmek istememekteler. Sağlık hizmetleri başta olmak üzere hükümetin her türlü hizmetlerinden faydalanıyorlar.
Ukrayna Rusya savası ile birçok Ukrayna ve Rus vatandaşı da Türkiye’ye geldi, bunun yanında Ukrayna halkının bir kısmı Avrupa ülkelerine sığınmacı olarak gitti, kadın ve çocuklar.
Avrupa ülkeleri Ukraynalı sığınmacıların her türlü ihtiyaçlarını karşılamakta. Bizde ise bu sığınmacılar turist muamelesi görmekte, bu sığınmacılar oturma izni almak için bile ayrı bir ücret ödemekte.
Cumhurbaşkanı Erdoğan bu durumu görerek mülteci akınlarını nasıl durduracak? Ülkemiz Suriye, Afgan, Afrikalı mültecilerle doldu, kendi karnımızı doyurmakta güçlük çekerken bir de bunlara bakmak zorunda kalıyoruz. İşin garip tarafı da bu.
Küresel ısınma ve mülteciler
Uğur Tingür
Yorumlar