Modanın üç devi, dünyanın farklı köşelerinde Cruise 2027 defilelerini müthiş organizasyonlar ve yıldız isimlerin katılımıyla geçtiğimiz hafta ard arda sundular ve aralarındaki tatlı rekabeti kızıştırdılar. Peki, nedir bu ‘cruise’ adı verilen koleksiyonlar?
Cruise ya da diğer bir adıyla Resort koleksiyonları, isimlerin İngilizce’de ifade ettikleri mavi yolculuk ve sayfiye seyahati anlamlarında olduğu gibi aslında A+ lüks müşteri kitlesinin, yılbaşı ve yeni yıl civarı gardırop ve yaşam döngülerinde ihtiyaç duydukları ‘ara sezon’ parçaları sunmak için kurgulanırlar. Kayak koleksiyonu görmeyi bekleyen sevgili okur; o seriler kapsül olarak zaten hazırlanır ve kış öncesi satışa çıkarlar. Sıcak diyarlara kışın soğuğunda yapılacak kaçışlara hitap eden Cruise tasarımları ise Kasım ve Aralık aylarında butiklere ulaşır ve aslında ana sezon koleksiyonlarından daha uzun raflarda kalır ve gelirde büyük rol oynarlar.
Bu ticari önemi gerçek bir PR ve pazarlama gücüne çeviren Karl Lagerfeld’di. Efsane kreatif direktör, 2008 Resort defilesi için Chanel’in VIP davetlilerini Miami’de bir uçak hangarında ağırlamış, mankenleri de özel bir jetten podyuma giriş yaparak yürütmüş ve Cruise konsept ve potansiyelini bir sansasyona çevirmişti. Takip eden sezonlarda her zamanki dehasıyla hem koleksiyonların hem de şovların unutulmaz olmasını sağlamıştı merhum yetenek.
Şimdi takvimler 2027 Resort sezonunu gösteriyor ve Chanel gibi Dior ve Louis Vuitton da iddialarıyla şu sıralar lüks gündemini meşgul ediyor. Günümüzün küresel ısınma gerçeği çerçevesinde ise artık bu koleksiyonlar sadece sıcak havalara yönelik olmaktan ziyade her senaryoya uygun, ‘sezonsuz’ ve çok yönlü seriler olarak karşımıza çıkıyorlar. Kısaca göz atarsak…
Louis Vuitton, restorasyonu yakın geçmişte tamamlanan New York’taki prestijli müze The Frick’i defile lokasyonu olarak seçti ve Nicolas Ghesquière kreatif direktörlüğünde, adeta çağlar ve stiller arasında bir yolculuğa çıkaran bir koleksiyon sundu. Ghesquière’in fütüristik ilhamlar ve malzeme oyunlarına olan düşkünlüğü, bu sefer vatkalı ceketlerden saten boks şortlarına uzanan taşkın siluetlerde hayat bulmuştu. Serinin yıldızı, kült sanatçı Keith Haring ve eserlerine saygı duruşunda bulunan çarpıcı parçalar olurken, bu yıl 130.yıldönümünü kutlayan markanın Monogram logosu boks eldivenlerini süslemiş, bazı çantalar ise Pop Art eserleri gibi yorumlanmıştı. MET Kostüm Enstitüsü’nün bu yıla özel modanın sanat ile ilişkisini vurgulayan ve geçtiğimiz haftalarda galası yapılan sergisine göz kırpan dışavurumlar diyebiliriz.
Ghesquière’in kimi zaman deneysel, konseptüel ve hatta sanatsal olarak algılanabilecek tarzı aksine, Amerika’nın diğer ucunda Dior 2027 Cruise koleksiyonu için Jonathan Anderson ve tasarımları sahnedeydi. Los Angeles’taki çağdaş sanat müzesi LACMA’da gerçekleşen defilede tasarımcı, sinemaya dair ilhamlar ile lokasyon seçimine açıklık getirirken tarihi modaevinin kodlarını yorumladığı çağdaş görünümler ile büyük beğeni topladı. Asimetrik kesimlerde ele aldığı ikonik ‘Bar’ ceket, aplike çiçek ve payetlerle döküm ve dramatik etki kazanan elbiseler, drape uygulamalardan jakarlı kumaşlara uzanan türlü zengin tekstil oyunları, çiçek aksesuarlar ve sanatçı Ed Ruscha’ya gönderme yapan slogan detayları… Anderson, hiç şüphesiz neden bu role tayin edildiğini her defasında kanıtlıyor ve sezon dahil ettiği erkek siluetleri de iddiasının kadın müşterilerle sınırlı olmadığının altını çiziyor.
Dior’daki görevinin üzerinde yarattığı medya baskısını açıkça paylaşan Anderson, finansal sonuçların zaman alacağını biliyor ve hayranları kadar LVMH grubunun da desteğini hissediyor. Kendisiyle aynı dönemde Chanel’in kreatif direktör koltuğuna oturan Matthieu Blazy ise 2025 yılında markanın gelirinde % 2’lik kaydettiği haberiyle marka etrafında kopan gürültünün boş yere olmadığını göstermiş oluyor.
Gabrielle ‘Coco’ Chanel’in Paris sosyetesinin sayfiyesi olarak görülen Biarritz’te 1915 yılında açtığı tarihi butiği onurlandırmak isteyen Blazy, geçtiğimiz haftalarda basın ve VIP davetlileri Atlantik Okyanusu’nun kıyısındaki bu özel şehirde ağırladı. Küçükten dev boyutlara varan çizgili ve logolu plaj çantaları, denizaltı senaryolarını tüy ve işlemelerle sahneleyen modeller ve saçaklarıyla oyuncu yorumlara kavuşan klasiklerle çanta konusu başarıyla ele alınmış, fiyatları gittikçe dudak uçuklatan bu aksesuarlar Blazy ve ekibinin ellerinde ‘koleksiyonerlik’ mertebeye varmıştı. Denizkızlarını çağrıştıran full payetli elbiseler, balık ağlarına benzeyen, deniz yıldızı ve kabuklarla oyuncu rollere bürünen detaylar ve yaratıcı motif, kesimlerle evrim geçiren, Chanel ile bütünleşmiş etek-ceket tayyör takımlar… 1910’ların düşük bel etekleri ve uzun hırkalarını da modernize etmenin yolunu bulan tasarımcı, Chanel ve temsil ettiği tüm değerlerin zamansızlığını Cruise 2027’de yansıtmayı ayrıca başarmıştı.
Şimdi sıra bu azılı rekabete ve lüks müşterisinin kalbine girmeyi hedefleyen diğer isimlerde.