Aziz Vukolos Kilisesi’nin yerini dahi birçok İzmirli bilmez ve adını da yeni işitmiştir İzmirliler. Burada geçtiğimiz günlerde büyük bir skandal yaşandı, bana göre bunun en büyük sorumlusu İzmir Büyükşehir Belediyesi. Bu skandalın nedenlerini sizlere açıklamak istiyorum.
Kültür merkezi olarak kullanılan Aziz Vukolos Kilisesi’nde 4 Haziran’da gerçeklesen elektronik müzik sanatçılarının yer aldığı eğlence organizasyonundan görüntüler sosyal medyaya yansıdı. Bu organizasyona Rum Ortodoks Cemaati üyelerinden ilk tepki geldi ve bu tepkiler diğer Hıristiyan cemaatlerine de sıçradı.
İzmir’in Basmane semtinde bulunan bu kilise bahçesinde İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nin de Basın Müzesi bulunuyor. Burada İzmir Gazeteciler Cemiyeti de birçok tören ve etkinlik yaptı, kokteyl düzenledi ama kilisenin bahçesinde kokteyl verdi, içeride içki dahi içilmedi.
Aziz Vukolos kilisesinde yaşanan olay dünyanın hiçbir yerinde yaşanmadı, o akşam tarihi kilise diskoya çevrildi, müzik ve içeride içkinin su gibi içildiği, İsa figürlerinin karşısında dans edildiği sosyal medyada görüldü. İlk tepki İzmir Rum Ortodoks Toplumu’nun Başkanından geldi. Yorgo Teodoris “Talihsiz bir olay yaşandı” ifadesini kullanırken Yunan Dış İşleri Bakanlığı da buradaki eğlenceyi kınadı, bu olay Vatikan’a kadar uzandı.
Şimdi gelelim burayı bu etkinlik için kiraya veren İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne, kendilerini burada haklı çıkartmak istiyorlar, üzgünüz diyerek işin içinden çıkmak bence yanlış. Böyle yerler içkili eğlenceler ve müzik için kiraya verilmez, tarihi doku tahrip olursa bunun sorumlusu kim olacak? 
Önümüzdeki günlerde Rus Lider Putin’in Türkiye’ye ziyareti vardı ve bu ziyaret iptal edildi. “Acaba, dış politikada yanlış mı yapıyoruz” diye düşünmeye başladım. Nedenlerini ise söyle sıralayabilirim:
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski’nin ortak basın toplantısında “Ukrayna NATO’ya girmeyi hak ediyor” şeklindeki sözleri, “Ukrayna’nın geleceğine güvenle bakmamız için en önemli sebeplerden biri. Kırım Tatar Türklerinin ülkelerinin özgürlüğüne kavuşması için canla başla mücadele etmesidir” demesi.
Rusya’nın esir aldığı 6 Ukrayna Azov komutanının Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aracı olması sonucu savaş bitene kadar Türkiye’de kalmak koşulu ile Türkiye’ye teslim edilmesi, ancak bu 6 Azov komutanının Zelenski’ye teslim edilmesi Rusya’da büyük bir tepki çekti ve Rus basınında yer aldı.
Litvanya’nın başkentinde başlayacak NATO Zirvesinde ise Erdoğan’ın vereceği İsveç kararı çok önemli NATO için. Şimdiye kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan bu ülkenin NATO’ya girmesini istemiyordu ama ABD Devlet Başkanı Biden’la telefonda yaptığı görüşme merak konusu oldu Avrupa’da.
Emekli maaşları hükümet için bir zulüm olmaya başladı. Her şeye zam yapılırken ve vergiler artırılırken emekliler kök maaşlar dikkate alınarak yapılan bu zamla zor durumda kaldılar. Yüzde 25 dendi ama asgari ücretin ve yeni yapılan memur zamlarının çok altında kalan bu zamla emekliler nasıl geçinecek bunu sormak lazım…
Yani bu işin en büyük sorumlusu Cumhurbaşkanlığına aday olan Kılıçdaroğlu mu?
“EYT’liler dedi, emeklilerin bayram ikramiyesini 15 bin lira yapacağım maaşlarını iyi seviyeye getirmek istiyorum” diye vaadlerde bulunması sonucu erken emeklilik çıktı ve emekli vatandaşlar çoğaldı, hükümet te bu durum karşısında zam yapmaktan mı çekindi acaba. Yani Kılıçdaroğlu ne dediyse Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından gerçekleştirildi şimdi onun acısını mı çekiyor emekliler…