Antik Mısır'da yeni keşifler
Efe Çapman
Yazılarımda bahsettiğim konular arasında birçok defa yer almış olan mitolojik figürler ve antik kültürlerin ölüm veya mezar konseptine ilişkin görenekler, insanlık tarihinde geriye doğru baktıkça anlamakta güçlük çektiğimiz soyut kavramlara biraz daha yaklaşmamıza yardımcı olur niteliktedirler. Konu eski medeniyetler ve ölüm ile ilgili geleneklere geldiğinde ise büyük bir çoğunluğun aklından geçen Antik Mısır bizlere bu tipte çok sayıda ve çarpıcı yapılar bırakmıştır.
Mimari eser, kalıntı ve kültürlerin gizemleri ve bilinmezleri ile ilgili konularda tartışmanın bir ömür sürebileceği bu diyarın üstü, sadece zamanın ve çölün kumlarınca değil ancak binlerce yıllık siyasi değişimlerin sebep olduğu ve hala süregelen politik durumlarca da örtülü.
Uzun yıllar boyunca Antik Mısır’ın başkenti olan Memphis’in nekropolü olduğu düşünülen ve Kahire’nin güneyinde bulunan Saqqara günümüzde birçok piramit, mastaba tipi mezar ve serapeuma ev sahipliği yapmakta. Mezar komplekslerinin büyük bölümünün yer altında bulunduğu bu bölge hala arkeolojik keşif potansiyelinin çok yüksek olduğu bir yer olduğunu tekrar tekrar kanıtlamakta.
Geçtiğimiz günlerde Saqqara’da yetkililerce MÖ 5.Yüzyıl’a ait olduğu saptanan 250 tahta tabut ve 150 bronz heykelcik bulundu. Mumyalanmış insan kalıntıları içeren tabutlar ve beraberinde bulunan diğer objeler, kutsal hayvanlara adanmış bir mezarlık olan Bubasteion’da yapılan kazılar esnasında toplu halde bulundu. Araştırmacılar heykelciklerin genel olarak tanrıları betimlediğini ve bu tanrılar arasında Anubis, Osiris, Isis gibi pek çok daha tanrının bulunduğunu belirtti. Çıkarılan lahitlerden birinin Ölüler Kitabı olarak adlandırılan ve bir ruhun öteki dünyaya geçişiyle ilgili büyüler içerdiği düşünülen yazılar bütününden bazı bölümler içerdiğine kanaat getirilmesinin ardından bu lahit detaylı inceleme ve restorasyon için bir müzeye transfer edildi.
Ölüm kavramına çok değer vermiş olan Antik Mısır ve bu medeniyetin dünya üzerinde bıraktığı izleri anlamaya çalışmanın geçmişimizi kavrayabilme yetimizi güçlendireceğini düşünüyorum ve ayrıca kısa bir yazıda her yönünden bahsetmenin çok zor olduğu bu kültür ile ilgilenen kişilerin kendi araştırmalarını yapmalarını tavsiye ediyorum.
Yorumlar