Eski kültürlerin izlerini bulmak
Efe Çapman
Yazılarımda sıkça antik kentler, arkeolojik alanlar ve geçmişte yaşamış insanların kültürlerinden bahsediyorum: bu bölgelerin özelliklerine ve onlarla ilgili hikayelere modern bir bakış açısı getirmeye çalışırken aynı zamanda içerdikleri sembollerin anlamlarını kavramayı deniyorum. Ancak günümüzde erişimimizde olan bu büyük bilgi girdabında bazı bilgiler neredeyse gümüş bir tepside bizlere sunulurcasına karşımıza çıkabiliyor ve insanlar git gide edindikleri bilgi ve bu bilginin kaynağı arasındaki bağlantıyı görme arzularından uzaklaşıyor. Arkeolojik keşifler ele alındığında kitlenin büyük kısmı keşfin ne olduğunu öğrendikten sonra nasıl keşfedildiği ile başlayan detaylara girmekten kaçınıyor ve belki de bu ihtiyacı bile duymuyor, çünkü bir anlık tatmin olma hissine olan bağımlılığımız git gide büyüyor ve bizi bir sonraki tatmin edici bilgiye ya da unsura çekiyor.
Bugün, bana kalırsa, yeterince bahsedilmediğini düşündüğüm arkeolojik alanların yeniden keşfedilme süreci konusunda büyük bir ilerlemeye sebep olabilecek bir araştırmaya değineceğim. Medeniyet ve insanlığın yakın tarihinin şu an kabul edilen şekline baktığımızda insanların yerleşik hayata geçişleri ve tarım faaliyetlerinin başlangıcının birçok farklı sebepten dolayı bu tip kültürlerin yaşamış olduğu alanların yeniden keşfini kolaylaştırdığını söyleyebiliriz. Bir şehrin kalıntılarını bulmak, kullanan yapı malzemeleri, çevrenin yapısı, yol kalıntıları gibi şeyler sayesinde mevsimden mevsime hatta belki de daha sık aralıklarla yer değiştiren bir kabilenin veya toplumun izlerini bulmaya kıyasla daha somut deliler sunan bir süreç.
Bahsedeceğimiz yeni gelişme yerleşik hayat öncesi hareket halinde olan avcı-toplayıcı kültürlerin yaşamış olduğu alanları bulmak için geliştirilen bir bilgisayar programını baz alıyor. LAMAP adını verdikleri bu sistem ile araştırmacılar belli bir bölgedeki bilinen alanları kullanarak programı eğitiyorlar ve ardından program aynı bölgedeki potansiyel diğer alanları buluyor. Bir cümleyle özetlenebilecek gibi görünse de yüksek derecede işlem gücü ve veri analizi gerektiren bir sistem olan LAMAP, test edildiği arazilerden biri olan Tanana Vadisi’nde (Alaska) kendini kanıtladı. Son buzul devrinden itibaren birçok avcı-toplayıcı kültürün yaşam alanlarına ev sahipliği yapmış bu vadideki bilinen yaşam alanlarından 90 tanesi rastgele seçilerek programca analiz edildi ve program çalışmayı bitirdiğinde yüksek olasılıkla bir avcı-toplayıcı yaşam alanı olarak belirlediği konumların Tanana Vadisi’ndeki bilinen arazilerin geri kalanını içerdiği ortaya çıktı. Bu çalışma sayesinde programın tasarlandığı amaca uygun sonuç verdiği kanıtlanmış oldu. Aynı zamanda bu program ve metot Türkiye de dahil olmak üzere birçok başka yerde de kullanılmış ve test edilmiş bulunmakta.
Bir bölgenin arkeolojik potansiyelini ölçebilecek bu sistemin kullanımı ile yeni bilgilere ulaşacağımız kuşkusuz.
Yorumlar