İnsanoğlu, içine atıldığı bu yaşam girdabında içgüdü ve sezgileri sayesinde mücadelesini sürdürebilmiştir ve gitgide artan bilgi birikiminin doğal yetileriyle harmanlanmasından teknik doğmuştur. Özellikle maddi değer olmak ile birlikte genel olarak değer kavramının avcı-toplayıcı kültürler ve günümüz toplumları arasında farklı olduğunu bahsedilen toplulukların yaşamlarını sürdürmek için gereksinim duyduğu nesne ve işlerin temelde aynı, ancak pratikte çok farklı olmasından çıkarabiliriz. Yaşamın devamlılığı için mutlaka gerekli olan ihtiyaçları karşılamaya yarayan şeylerin daha “değerli” olması dışında, bunlara dolaylı yoldan bağlı olanların da kimi işleri mümkün kılma, kolaylaştırma, verimlileştirme, hızlandırma vb. gibi katkılarından dolayı değerleri yüksekti, yani bunlara ulaşmak daha çok emek istemekteydi veya nadirlik seviyeleri daha yüksek iken talep fazlaydı. Tabii, bu bahsettiklerimiz insanların toplu yaşamında süregelen neredeyse tüm olayların temeli veya temelinin büyük bir parçası. Bu duruma kısmi bir örnek olabilecek ve yakın tarihlere kadar araştırmacıların aklını karıştırmış bir konudan bahsedeceğim. Doğanın döngüsünün belki de bir yansıması olan ve belki de en ilkel dürtüler sebebiyle doğan üstünlük mücadelesinde fiziki üstünlüğü sağlamaya ve ardından bu üstünlüğü varlığıyla sembolize etmeye yarayan silahlar bu sonsuz evrimleşme ve gelişme sürecinde insanlar ile el ele bir ilerleyişte bulunmaktalar. Milattan önce 4. yüzyıl civarında ortaya çıktığı düşünülen bakır ve bakır alaşımlarından yapılmış olan hançerlere Bronz Devri Avrupa’sında sıkça rastlanmakta. Bu tip hançerlerin genel olarak zengin erkek veya savaşçı olduğu düşünülen bireylerin mezarlarında bulunmaları nedeniyle birçok benzer objeyle aynı sınıflandırmaya konarak servet ve güç sembolü olarak nitelendirildiler. Materyallerinin değeri ve büyük çoğunlukla mezarlarda rastlanmalarından ötürü diğer fikirlere rağmen bunların işlevsel değil tamamen birer seremoni objesi olduğu düşünüldü. Ancak PSR adı verilen ve alanında çığır açan yeni bir araştırma metodu sayesinde bakır bazlı alaşımdan yapılmış 10 otantik örnek incelendi ve bu hançerlerin üzerinde kolajen, kemik ve tendon gibi hayvani izlerin mikro-kalıntılarına yüksek miktarda rastlandı. PSR kullanılana kadar uygulanan testler bakır üzerindeki kalıntıları bu denli ayrıntılı ve düzgün inceleyememekteydi ve ortaya çıkan sonuçlar daha önceki teorilerden kabul edileni yıkmak için yeterli oldu ve bu hançerlerin hayvanlar üzerinde sıkça kullanılmış olduğu bilgisi gün yüzüne çıktı. Bu kullanımın hayvan kurban etme gibi işlemlerden çok uzak olduğu ve yüksek ihtimalle kasaplık benzeri işler için kullanıldığı kabul edildi. Bu araştırma ile sonuçlara varılmasını sağlayan metod, yakın gelecekte metal yüzeylerdeki kalıntıların incelenmesi gereken alanlarda birçok gelişmenin olabileceğini gösteriyor ve aynı zamanda fonksiyonel bir objenin yüksek statüde olan bireylerin mezarlarında görülmesi durumu bizleri bu kültürlerin değer kavramlarını tekrardan gözden geçirmeye itiyor: işlevi yüksek olan ve sıkça kullanılmış bir aletin veya objenin işe yaramayan vasıflardan kurtulmuş ve sadece görevini yapmak için var olan bir ruhu sembolize ediyor olması ve bunun değerli kabul edilmiş olması mümkün.