Papara Park’ta oynanan o maç, aslında bir sezonun özeti gibiydi. Göztepe’nin umutla, inatla ve zaman zaman da kırılgan bir şekilde yürüttüğü Avrupa yolculuğunun küçük bir yansıması… Trabzonspor deplasmanında gelen 1-1’lik sonuç, tabelada bir puan olarak yazıldı ama hissettirdiği çok daha fazlasıydı.
Maçın başından itibaren sahada ne yaptığını bilen bir Göztepe vardı. Öne geçmeyi başaran, oyunu kontrol etmeye çalışan, zaman zaman geri çekilse de direncini kaybetmeyen bir takım. Juan’ın golüyle gelen avantaj, deplasmanda alınabilecek en değerli senaryolardan birini oluşturmuştu. Ancak futbol, çoğu zaman sadece planla değil, sabırla da oynanan bir oyun. Ve o sabır, bazen son saniyelerde sınanıyor.
90+3. dakikada gelen gol, sadece skoru değil, o anki duyguyu da değiştirdi. Tribünlerdeki coşku bir anda suskunluğa dönerken, Göztepe cephesinde ise kaçan bir galibiyetin ağırlığı hissedildi. Ama burada durup daha geniş bir çerçeveden bakmak gerekiyor. Çünkü bu takım, hâlâ hedefin içinde.
Ligde 52 puana ulaşan Göztepe, yarıştan kopmuş değil. Aksine, Avrupa ihtimali hâlâ masada ve üstelik oldukça gerçekçi bir ihtimal. Üstelik bu hafta RAMS Başakşehir’in puan kaybetmesiyle birlikte gelen fırsat tam anlamıyla değerlendirilemese de tamamen kaçmış da değil. Artık gözler kalan iki haftaya çevrilmiş durumda.
Gaziantep FK ve Samsunspor maçları, sadece birer karşılaşma değil; bir sezonun kaderini belirleyecek eşikler. Göztepe bu iki maçtan galibiyetle ayrıldığı takdirde, sadece kendi işini yapmış olmayacak, aynı zamanda başkalarının sonucuna bakmadan da yolunu çizebilecek. Bu da bir takım için en sağlıklı senaryodur.
Bir diğer önemli başlık ise Türkiye Kupası. Beşiktaş ya da Trabzonspor’un kupayı kazanması halinde, lig beşincisinin Avrupa biletini alacak olması Göztepe için ayrı bir motivasyon kaynağı. Yani sarı-kırmızılı ekip, hem sahada mücadele ediyor hem de ihtimallerin şekillendirdiği bir denklemin içinde ilerliyor.
Ama bu hikâyede asıl dikkat çeken şey, Göztepe’nin geldiği nokta. Sezon başında Avrupa hedefi belki iddialı bir cümleydi ama bugün bakıldığında, bu hedefin gerçek bir karşılığı var. Bu da sahadaki emeğin, sabrın ve istikrarın sonucu.
Trabzonspor maçında son dakika golüyle kaybedilen iki puan elbette can yakıcı. Ancak bu tür anlar, aynı zamanda bir takımın karakterini de ortaya çıkarır. Göztepe şimdi o karakter sınavının içinde. Kalan iki haftada göstereceği performans, sadece puan tablosunu değil, bu sezonun nasıl hatırlanacağını da belirleyecek.
Bazen bir puan, kayıp gibi görünür. Ama bazen de o puan, sizi yarışın içinde tutar. Göztepe için bu beraberlik biraz ikisinin arasında bir yerde duruyor. Şimdi mesele, bu ince çizginin hangi tarafında kalacağını belirlemek.